Prof. Dr. Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (16): Dokunulmazlıkların kaldırılması, HDP ve yeni anayasa

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gündemin hararetli maddesi dokunulmazlıkların kaldırılması ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması. Biraz geride kalmış gibi olsa da yeni anayasa talebi bu gündemi de kuşatıyor. Siyasi süreç açısından, dokunulmazlıkların kaldırılması ve HDP’nin kapatılması, muhalefetin yeniden tanzim edilmesi ile ilişkili olabilir. Geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) zorlandığı gibi bugün de İYİ Parti zorlanmak isteniyor olabilir. HDP’nin kapatılmasıyla etkisizleştirilerek iktidara oy desteği sağlamak bir diğer amaç olabilir. Nihayet, sıra CHP’ye gelir ve 2023’te “yerli ve milli bir anamuhalefet” için kapı aralanmaya çalışılıyor olabilir -tabii bunun 2023 sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) anamuhalefeti kastedilmiyorsa! Her halükârda, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda işletilecek olan hukuki süreçler karmaşık ve uzun, hemen netice alınması, hukuku atlamadan mümkün değil. 2016’daki gibi toptan bir anayasa değişikliği ile yapılamıyor bu defa (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu değişikliği hukuk kuralı dahi saymadığını burada hatırlayalım). Parti kapatma konusunda da, Türkiye’nin sicili, Refah Partisi hariç, hayli karanlık. HDP ile paralellik kurulmak istenen Herri Batasuna ve Batasuna örneğinin bizim için en önemli yanı, terörle ilişki meselesinden çok İspanya Anayasa düzeninde “ayrılıkçı partiler”e dahi izin verilmiş olmasında. Türkiye, eğer İspanya gibi bir demokratik anayasa düzenini inşa etmeye muvaffak olursa, o zaman HDP’yi -veya herhangi bir başka partiyi- kapatma iddiası da -tabii gündeme gelebilirse- demokratik olarak ciddiye alınabilir. (Parantez içinde hatırlatayım: İspanya Anayasası, İspanya ulusunu meydana getiren “İspanya halkları”nın varlığını kabul etmektedir.)

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus