Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (21): Anayasa Mahkemesi’ne yönelik saldırgan tavır aslında neyin işareti?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hukuk ve Demokrasi programının 21. bölümünde Prof. Dr. Levent Köker, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kapatılmasını istemesini yorumluyor…

“AYM’nin Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması talebini içeren iddianameyi iade etmesi, iktidar ortağı MHP liderinin şiddetli tepkisine neden oldu. AYM’nin daha önce de böyle tepkilere maruz kaldığını hatırlıyoruz. Toplantı ve gösteri hakkıyla ilgili kararında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, barış bildirisi ve sonra da Enis Berberoğlu kararlarında ise Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) çevreleri, AYM’ni yaylım ateşine tutmuşlardı. HDP iddianamesinin iadesi kararının ‘usul eksiklerini giderme’ gerekçesine dayandığı yolundaki yaygın kanaat de bu bağlama oturuyor. Anadolu Ajansı (AA) ve TRT haberlerine göre iade kararı, usule değil, içeriğe, esasa ilişkin önemli bir boyut taşıyor: HDP üyelerinin eylemleri ile partinin kapatılması için zorunlu olan ‘odak olma’ arasında, AYM Genel Kurulu’nun oybirliği ile verdiği karara göre bir ilişki kurulmamış. Bu usul eksikliğinin ötesinde bir iade gerekçesi. Medyanın yaygın olarak iade gerekçesini usule dayandırmak istemesi, ‘HDP kapatılacak zaten ama usul eksikleri varmış’ izlenimi vermeye yönelik olmalı. Bu yaklaşım da AYM’ne yönelik tepkileri destekler nitelikte.

Aslında daha genel bir bakışla, AYM’ne yönelik tepkilerin, uygulanmayan AİHM kararları, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile birlikte düşünülmesi mümkün. Hatta bunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) içtüzük kurallarını aşmaya yönelik son hadiseyle de birlikte ve son zamanlarda sıkça tekrarlanan ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine destek olacak yeni bir anayasa’ talebi bağlamında değerlendirebiliriz. Böyle bakıldığında, iktidar şöyle bir mesaj iletmek istiyor: Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yeni anayasasında temel yaklaşım, ‘kurallar olmasın, mutlaka kural olacaksa, iktidarı bağlayıp bağlamayacağına iktidar karar versin!’ Böyle bir yaklaşımın demokratik hukuk devleti ile uyumlu bir yaklaşım olmadığı çok açık, öyle değil mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus