Haber Hafta Sonu (18 Nisan 2021): Bülent Ertuğrul ile salgında aşılama hızı, Gülsüm Kav ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından geçen bir ay

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Editör: Gamze Elvan

Haber Hafta Sonu’nda bu akşam Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ile koronavirüs salgınında alınan tedbirleri ve salgında aşılama hızını, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Temsilcisi Gülsüm Kav ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının üzerinden geçen bir ayı konuştuk.

Prof. Bülent Ertuğrul: “Hastalık, aşılama hızından daha çok yayılıyor”

Bültenimizin ilk konuğu Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, aşılama hızının yavaş olduğunu ve bu şekilde gittiği takdirde toplumsal bağışıklığın kazanılamayacağını söyledi:

“Böyle giderse toplumsal bağışıklığı kazanma olanağımızı yitiririz. Çünkü aşılama istediğimiz hızda gitmiyor. 19 milyon aşılama yapıldı ama toplumsal bağışıklık için düşük bir oran. Bağışık hale geçirebildiğimiz nüfusun yüzde 10’u. İşin kötü yanı hastalık, aşılamadan daha fazla yayılıyor. Sayı 60 bin belki ama bunu asemptomatikler ile birlikte günlük hasta sayısının 100 bini geçtiğini tahmin edebiliriz. Korkarım bu gidişte hasta olarak toplumsal bağışıklığı kazanacağız.”

Gülsüm Kav: “Kadınlar nefeslerini savunmaya devam edecek”

Türkiye, 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Karara tepki gösteren kadınlar, ülkenin pek çok şehrinde eylem yapmaya devam ediyor. “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganını anlatan Gülsüm Kav da meydanlarda olacaklarını söyledi ve “Kadınlar nefeslerini savunmaya devam edecek” dedi:

“Bu sloganın iki anlamı var: Birincisi, kadınların şiddet karşısında öldürülmemesi, hayatta kalması anlamına geliyor. İkincisi ise toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmayı hedeflediği için kadınların ve LGBTİ+’ların gerçekten istedikleri gibi yaşamaları anlamına geliyor. Umutsuz değiliz. Sonuçları ne olursa olsun kadınlar nefeslerini savunmaya devam edecek.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus