Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (39): Nasıl düşünüyoruz, neyi amaçlıyoruz? – İdeoloji ve paradigma

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bilim, gözlemlenebilir olayları açıklamayı amaçlıyor. Açıklama ise olaylar arasında neden-sonuç (nedensellik) ilişkisi kurmak anlamına geliyor. Pozitivist anlayış, doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasında bu açıdan bir ayrım yapmıyor. Oysa sosyal bilimler farklı. Sosyal olayların kurucu unsuru insan eylemi ve insan eylemi de insan bilincini ve iradesini içeriyor. Dolayısıyla sosyal bilimler, aslında insan eyleminin anlamını ortaya çıkarmak zorunda, bunun için de eylemin hem objektif hem de sübjektif anlamını belirlemeye yönelik bir kavramsal-metodolojik çerçeve oluşturmak durumunda. Bu çerçeve, kaçınılmaz bir biçimde insan eyleminin hem bir “kültürel harita” hem bir “dünya görüşü” hem de bir “politik program” olarak ideolojilerle yüklü olmasını içermekte. Dolayısıyla, pozitivist espri içinde dahi sorgulanabilir olan “objektif gözlem” konusu sosyal bilimler için birkaç kat daha problemli. “Neyi gözlemleyeceğiz?” sorusu, aslında “Problem nedir?” sorusuna, bu da “Problemi nasıl anlarız ve çözebiliriz?” sorularına ve bunlara ilişkin kavramsal ve metodolojik araçların belirlenmesine dek uzanmakta. Bu gibi soruların tümüne verilen cevaplar, “paradigma” kavramı altında toplanmakta ve bu anlamıyla paradigma en geniş biçimde bir bilimsel araştırma programını ifade etmekte. Bu tanımıyla paradigma kavramının ideoloji ile bağlantılı olduğu görülebilir. Gelecek hafta ele alacağım bir diğer anlamda paradigma ise, bugün yaşadığımız sorunlarla ilişkili olarak bize yeni perspektifler sunabilme potansiyeli taşıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus