Begüm Başdaş ile Yollarda (26): Duaa Muhammed ile Suriyeli gençlere yönelik ayrımcılık

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yollarda’nın 26. bölümünde Begüm Başdaş, konuğu Duaa Muhammed ile Türkiye’de yaşayan Suriyeli gençlerin gündelik hayatta karşılaştıkları ayrımcılığı konuştu.

“Çocuklara ayrımcılığı ve ırkçılığı öğretmeyin”

Geçici Koruma Yönetmeliğine göre Suriyeli çocukların eğitim hakları olmasına rağmen Dua Muhammed, birçok çocuğun okula gidememesinin en önemli nedenlerinin çocuk işçiliği, dil engeli ve okulda yaşadıkları ayrımcılık olduğunu söyledi. Muhammed, “Hepimiz insanız. Ailelerden tek ricam çocuklara ayrımcılığı ve ırkçılığı öğretmeyin. Çocuklarınıza insanlığı öğretin. Mültecilerle ilgili önyargılı olmadan önce gidin araştırın ve ona göre karar verin” dedi.

Türkiye’de üniversiteye gitmek için hangi engellerle karşılaştığını aktaran Dua Muhammed, yaygın olarak devletin Suriyeli öğrencilere burs verdiği bilgisinin yanlış olduğunu, böyle bir burs olmadığını ve var olan imkânlara da ulaşmanın çok zor olduğunu söyledi. Muhammed, “Okuyabilmek için çok çalışıyoruz” diye konuştu.

“Ev sahipleri ve emlakçılar ‘Suriyelilere ev vermiyoruz’ diyor”

Türkiye’de yaşayan Suriyeliler’in ev kiralamakta yaşadıkları sorunları geçen haftalarda gündeme getiren Muhammed, birçok emlakçı ya da ev sahibinin arayan kişinin Suriyeli olduğunu öğrendiği zaman “Suriyeliler’e ev vermiyoruz” dediklerini hatta hiç konuşmadan telefonu kapattıklarını söyledi.

Siyasetçiler ve yerel yetkililerin mülteci ve göçmenlere yönelik söylemlerini de değerlendiren Muhammed, “Çok zor, bu insan haklarına aykırı bir şey. İnsanların ne yiyeceğine karışamazsınız, kim olursa olsun. İnsanlar özgür bir şekilde yaşayabilir. İster Suriyeli, Afgan, Türk olsun, kim olursa olsun kimse karışamaz” diye konuştu. Devletin bu konuda bir şey yapması gerektiğini belirterek, “Bizi tehlikeye atıyorlar” dedi.

“Siyasiler bizim hakkımızda yanlış bilgiler verirken bizi hedef gösteriyorlar”

Siyasi liderlerin söylemlerinin mülteci ve göçmenlerin gündelik hayatını çok etkilediğini vurgulayan Muhammed, şöyle devam etti: “Suriyeler için harcanan fonların ve projelerin kaynaklarının Avrupa’dan geldiği söylenmeli. Birçok aile de bunlardan faydalanamıyor. Bunu herkes bilmiyor. Siyasiler bizim hakkımızda yanlış bilgiler verirken, bizim hayatımızı sokakta tehlikeye atıyorlar, bizi hedef gösteriyorlar.”

Erkek kardeşinin ve arkadaşlarının, geçen sene üniversiteye girmek için gittikleri kurstan dönerken saldırıya uğradığını, hatta arkadaşlarının hastaneye kaldırılması gerektiğini anlatan Muhammed, gençlere Arapça konuştukları için saldırıldığını ve saldırganların, “Siz ülkenize dönene dek sizi döveceğiz” dediklerini aktardı. Ayrımcılığın sadece sosyal medyada konuşulan bir şey olmadığının altını çizen Muhammed, insanların can güvenliğini tehdit ettiğini anlattı.

Son olarak, Suriyeli genç kadınların savaşın zor şartlarından gelerek, Türkiye’deki zorluklara da rağmen, çok şeyi başardıklarını anlatan Muhammed, “Mülteci kadınları genelde yardıma ihtiyacı olan kadınlar gibi gösteriyorlar. Ama biz haklarımızı savunuyoruz ve Türkiye’deki feminist kadınlar gibi yaşam mücadelesi veriyoruz. Hem erkeklerle hem de yerel insanlarla, inşallah bir gün erkek, kadın, mülteci, Suriyeli, Türk, Kürt ayrımcılığı olmadan insani bir şekilde, eşit bir şekilde yaşayacağız” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus