Begüm Başdaş ile Yollarda (27): 60 yıldır Almanya Acı Vatan – Nesrin Tanç ile söyleşi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yollarda’da bu hafta Begüm Başdaş, konuğu araştırmacı, yazar ve editör Dr. Nesrin Tanç ile Türkiye’den Almanya’ya 60 yıldır devam eden göç hikayesini konuştu.

Almanya’ya son yıllarda gelen “yeni dalga” göçmenlerle daha önce gelenler arasında neden bir kopukluk olduğunu soran Başdaş’a yanıt olarak Tanç, “Beklentimiz var çünkü Almancıdan. Almancıdan beklenti hiçbir zaman bitmedi. Almancı hiçbir zaman Alman olamadı çünkü o da bir anlatı. Almanya’da yabancı, Türk. Türkiye’de Almancı. Dördüncü nesil evlatlar doğru düzgün Türkçe konuşamıyorlar ama hâlâ bu duyguyu taşıyorlar. Zaten bu hissiyatla büyüdüler. Türkiye’de bana Almancı gözü ile bakanlar şimdi ‘Buraya geldi’ diyorlar. Dolayısıyla bir çifte dışlanma hissine kapılıyor, özellikle Almanya’daki ikinci ve üçüncü nesil. Zaten Almanlardan dışlanıyorduk. Bir de bize hâlâ işçi, eğitimsiz, Almancı, görgüsüz diyen insanlar ‘Türkiye’den geliyor’ diyorlar. Bu da tabii iletişimde zorluklar oluşturuyordur” dedi.

Asıl sorunun iki ülkenin egemen kültürleri içinde Türkiye’den Almanya’ya göç etmiş milyonlarca insanın hiçbir yerinin bulunmaması olduğuna dikkat çeken Tanç, “Türkiye kültüründe, göç etmiş nesillerle ilgili kültürel çalışmaları ya da müzede sergileri ben bilmiyorum. Böyle bir şey yok. Onlar o kültür tarihine eklenmiyor. Genelde kimlik politikası ile veya seçmen olarak onlara sesleniliyor. Almanya da yakın zamana kadar böyleydi” diye konuştu. Tanç tam da bu nedenle beklentilerimizi sorgulamamız gerektiğinin altını çizdi ve “Devletin ve çoğunluğun yaşadığı kültürel tarihte şarkılarıyla ve eserleriyle yer almayan bir toplumdan nasıl birleştirici bir şey olmasını bekleyebiliriz?” diye sordu.

Görsel: İrem Kurt

Kendisi de Almanya’ya işçi olarak giden birinci nesil bir ailenin çocuğu olan Tanç, ilk nesil göçmenleri tanımlarken “konuk işçi” kavramını kullanmak yerine “o dönem konuk işçi olarak adlandırdığımız insanlar” kavramını tercih ettiğini söyledi. “Konuk işçi” kavramının birçok insana acı verdiğini, şiddet dolu ve artık aslında biten bir dönem olduğunu aktaran Tanç, “Konuk işçilerin çocukları dendiği zaman hâlâ o durumda devam eden, hâlâ 80 yaşında işçilermiş gibi konuşuyoruz. Durum değişiyor ve dolayısıyla isimlerin, dilin de değişmesi gerekiyor” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus