Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (52): “Helalleşme mi, yüzleşme ve hesaplaşma mı?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Prof. Dr. Levent Köker, “Hukuk ve Demokrasi”nin 52. bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme çağrısı”nı ele aldı.

Prof. Köker yayında anlattıklarının ana çerçevesini şöyle özetledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir süredir gündem oluşturan çıkışlar yapıyor. Bunlardan ilki bürokrasiye yönelik ‘kanunsuz emirleri yerine getirmeyin’ uyarısıydı, 18 Ekim’i bu açıdan milat ilan etmişti. Daha sonra, Merkez Bankası ve TOBB başkanlarını ziyaret ederek ‘Ben bu işlere de vaziyet etmeye hazırım’ mesajı vermekteydi. Nihayet toplumun CHP de dahil, çeşitli siyasal iktidar dönemlerinde mağdur olmuş kesimleriyle ‘helalleşme yolculuğu’na çıktığını ve özellikle genç kuşakların kendisini ‘Türkiye’yi birleştiren adam’ olarak anmasını arzu ettiğini vurguladı. Bu çağrı, dudak bükülecek veya bir kenara atılabilecek bir çağrı değil. ‘Helalleşme’nin içeriği iyi bir biçimde doldurulabilir, özellikle buradan Türkiye için ‘geçmişle yüzleşme/geçmişle hesaplaşma’ imkanı yaratılabilirse bu, cumhuriyetin demokratik yeniden inşası için çok değerli bir fırsat haline dönüşür. Gerçekten de Türkiye’nin son yüz yıllık tarihine baktığımızda, toplumsal ve siyasal olarak büyük travmaların yaşandığı dönemlerin, bu dönemlere damgasını vuran olağanüstü yönetim usullerinin ve burada icra edilen şiddetin çok ağır etkilerini görebiliriz. Takrir-i Sükun kanunundan Varlık Vergisi’ne, 6-7 Eylül 1955’ten DP otoriterizmine, 1960 darbesinden 1970’lerin sıkıyönetim uygulamalarına, sokak cinayetlerine, 1980’lerin sistematik işkencelerinden birbiri ardına tekrarlanan faili meçhullere, bir türlü bitmek bilmeyen ‘terörle mücadele’ altında devlet adına işlenen suçların cezasız bırakılmasına ve nihayet 2016 sonrası kalıcı OHAL uygulamalarına. Bunların tümüyle yüzleşip hesaplaşmadan, bu anlamda bir ‘geçiş adaleti’ süreci yaşamadan, Türkiye’nin demokratik bir cumhuriyet olarak yeniden inşası mümkün değil. Taner Akçam’ın deyimiyle, Türkiye’ye ‘yeni bir kurucu hikaye’ gerekmektedir. Umarım, Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ çıkışı, küçümseyenlerin ileri sürdüğü üzere, seçimlere yönelik bir taktik söylemden ibaret değildir ve geçmişle yüzleşmeyi/hesaplaşmayı da içeren bu yeni kurucu hikayenin başlatıcısı olur.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus