Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (54): 2023 senaryoları ve ihtimaller

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Levent Köker, “Hukuk ve Demokrasi”de bu hafta, 2023’te yapılması planlanan seçimleri ve ihtimalleri değerlendirdi:

“Döviz kurundaki oynaklığın ekonomiyi öne çıkarmış olması, yaklaşan seçimlerin Türkiye’nin geleceği üzerinde nasıl bir etki yapacağı sorusunu önemsizleştirmiş değil. Aksine, Haziran 2023’te veya daha önce yapılacak olan seçimlerin nasıl bir tablo ortaya çıkaracağı, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olmaya devam eden bir konu. Seçimlerin ortaya çıkaracağı ilk ihtimal, Cumhur İttifakı’nın bugünkü iktidar konumunu aynen devam ettirmesi. Bu ihtimal, Mesut Yeğen’in belirttiği üzere, ittifakı meydana getiren AKP-MHP arasındaki tutumun yüksekliği ve iktidarın baskı ve ödüllendirme aygıtlarını muhalefet aleyhine seferber edebileceği gibi sebeplerden ötürü pekâlâ gerçekleşebilecek olan bir ihtimal. İkinci ihtimal, Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanlığını alıp, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çoğunluğunu kaybetmesidir. Bu durumda Türkiye, bir yandan cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yönetilen bir ülke haline gelir ve hatta 7 Haziran 2015 sonrasındaki şiddet sarmalına yeniden girebilir. Üçüncü ihtimal Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı ve TBMM çoğunluğunu alması ama anayasa değişikliği yapacak çoğunluğu elde edememesidir. Bu durumda Millet İttifakı, Türkiye’yi fiili parlamenter sistemle yönetebileceği gibi fiili bir yarı başkanlık denemesi de ortaya çıkabilir. Tabii, göz ardı edilmeyecek bir diğer husus da, Millet İttifakı’nın aynen bugünkü Erdoğan-Cumhur İttifakı tarzındaki gibi bir yönetim sergilemesidir. Kanımca bu, CHP-İYİ Parti ittifakının niteliklerinden ötürü gerçekleşmesi en uzak ihtimaldir. Dördüncü ihtimal, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanlığını alması ama TBMM’de çoğunluğunu elde edememesidir. Bu durumda derin bir siyasi kriz ortaya çıkacaktır diyebiliriz. Beşinci ihtimalde ise Millet İttifakı, cumhurbaşkanlığını ve TBMM çoğunluğunu almakta ve anayasayı da değiştirebilmektedir. Bu durumda anayasa, parlamenter sisteme uygun olarak değiştirilecek veya yepyeni bir anayasa yapılacak yahut süreç yeni bir anayasa için aşamalı bir biçimde yeniden planlandırılacaktır. İhtimaller arasında, üçüncü ve beşinci ihtimaller Türkiye’nin siyasi geleceğini demokratik bir perspektife oturtabilmek bakımından olumlu ihtimaller olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle, bu ihtimallerin gerçek olabilmesinin koşulları üzerinde kafa yormak gerekmektedir. Burada ilk akla gelen koşul, Millet İttifakı’nın ve bu ittifakın çeperinde yer almakta olan diğer partilerin kamu önünde parlamenter demokrasi vizyonlarını bir program olarak ortaya koymalarıdır. İkinci koşul ise HDP’nin, daha doğrusu HDP’nin temsil ettiği siyasi kaygı ve taleplerin dikkatli bir biçimde ciddiye alınmasıdır. Bu ikinci koşul, HDP’nin siyasi katkısı ve desteği olmaksızın herhangi bir anayasa değişikliğinin yapılamayacağı gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Senaryoların ve ihtimallerin Türkiye’de demokratikleşmenin önünü açabilecek biçimde mütalaa edilmesinde, bu son noktanın önemi yadsınamaz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus