Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (61) | Türkiye’nin yeni başarısı: Anayasa Mahkemesi artık erkeklerden oluşuyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçtiğimiz günlerde TBMM’nde yapılan oylama ile Anayasa Mahkemesi’ne yeni bir üye seçildi. Barolar tarafından belirlenen üç adaydan biri olan kadın aday seçimi kaybetti. Böylece, artık AYM’de kadın yargıç kalmadı.

Bunu nasıl değerlendirebiliriz? Birincisi, bir yüksek mahkemenin, hele de insan hak ve özgürlüklerinin cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini gözetecek biçimde uygulanmasına en üst seviyede alacağı bağlayıcı kararlarla vaziyet etme yetkisi olan bir mahkemenin, erkeklerin yanı sıra kadınlardan da oluşması gerektiği açıktır. Nitekim, Avrupa’nın
demokratik ülkelerindeki AYM’lere baktığımızda da bu durum ortadadır. Şu söylenebilir: Yargıçların cinsiyeti veya cinsel yönelimleri ile kararlarının hukukî değeri arasında birebir bir ilişki kurulamaz. Doğrudur. Ancak, hak ve özgürlüklerin eşitlik temelinde uygulanabilirliğinin teminatı açısından, tümüyle erkeklerden oluşan bir AYM’nin en hafif tâbirle iyi bir görüntü vermediğini teslim etmek gerekir.

Bu noktada üzerinde durulması gereken ikinci husus AYM kararlarının niteliğidir. Kanunların ve TBMM İçtüzük hükümlerinin Anayasa’ya uygunluğundan insan hak ve özgürlüklerinin korunmasına kadar uzanan geniş bir alanda görevli ve yetkili en üst ulusal yargı mercii olan AYM’nin kararları, kurulduğu 1962’den bu yana çok tartışılmıştır. AKP iktidarına denk gelen son yirmi yıl içinde ise, ünlü 367 kararının yanı sıra, AİHM tarafından da eleştiri konusu yapılan kararların mevcudiyeti, AYM kararlarının “siyasî” olarak hassas olduğu düşünülen konularda hukukî niteliklerinin hayli düşük olduğu izlenimini vermektedir. Bu, Türkiye’deki yargı bağımsızlığının bir türlü tesis edilememiş olmasının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Son üye seçimi, TBMM çoğunluğunun yargı bağımsızlığı ile ilgili olarak herhangi bir endişe taşımadığı, sadece kadın yargıç adayının seçilmemesinden değil aynı zamanda seçilen üyenin siyasî olarak iktidar partisi içinde siyaset yapmış bir kişi olmasından da anlaşılmaktadır. TBMM, doğru bir seçim yapmamıştır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus