Sağlık Bakanlığı sağlıkta şiddeti X-Ray cihazı ile çözmeye çalışıyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlıkta şiddeti engellemek amacıyla hastane kapılarına X-Ray cihazı koyacaklarını duyurdu. Pilot illerde başlatılan Kapı Güvenlik Sistemleri uygulamasına dair Medyascope’a konuşan sağlık meslek örgütleri temsilcileri, şiddetin kaynağının sağlık politikaları olduğunu, sağlık sistemine ilişkin sorunlar çözülmeden şiddetin önlenemeyeceğini vurguladı.

Saldırganların, hekimleri ve sağlık çalışanlarını şiddete maruz bırakması, sağlık meslek örgütlerinin uzun süredir dikkat çektiği bir konuydu fakat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hekimlerin konuyla ilgili görüşme taleplerini reddetmişti. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının işlerini yaparken şiddete maruz bırakılması ve koruyacak önlemlerin alınmaması, Dr. Ekrem Karakaya cinayeti ile yeniden gündeme gelmişti. Sağlık Bakanlığı, sağlıkta şiddeti önlemek amacıyla hastane kapılarına X-Ray cihazı koyulacağını duyurmuştu. Gelişmeyi Medyascope’a değerlendiren hekimler ve sağlık çalışanları ise sağlıkta şiddetin sağlık politikaları düzeltilmeden son bulmayacağını söyledi.

“Hastane kapılarında yığılmaya yol açacak”

Uygulamanın 24 pilot hastanede başlayacağını belirten Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, X-Ray cihazının sağlıkta şiddeti önleme konusunda bir çözüm olmadığını söyledi ve “Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlık değil, bir hastalık ve sağlık hizmetlerinde bozukluk yaratan bir uygulama” dedi. Türkiye’deki hastanelerin mimari yapısı düşünüldüğünde uygulamanın hastane kapılarında yığılma yaratacağına dikkat çeken Bulut, “Sedye, tekerlekli sandalye, baston ve protezlerle gelen vatandaşlarımız var. X-Ray cihazı bu vatandaşlarımız için problem yaratacak. Şiddetin en çok olduğu bölge olan yoğun bakım ünitelerinde işe yarayabilir” diye konuştu.

“Büyük bir kamu kaynağı israfı”

Şiddet olaylarının kaynağının sağlık sistemi uygulamaları olduğuna dikkat çeken Bulut, uygulamanın sorunu çözmediği gibi bir de büyük bir kaynak israfı doğuracağını şöyle anlattı:

“Cerrahpaşa ve Hacettepe gibi modüler hastanelerde ya da çok fazla ek binası olan, girişleri çok sayıda olan hastanelerde daha fazla X-Ray cihazı gerekecek. Hastanelerin hepsine X-Ray cihazı koyulmaya çalışıldığında ortalama bin 500 hastane var ve her birine hastanenin fiziki yapısına göre ortalama 20 cihaz alınsa, X-Ray cihazlarının da 250 bin lira ile 1 milyon arasında değişen fiyatı olduğu düşünüldüğünde büyük bir kamu kaynağı israfı olduğu görülüyor. Tüm bu nedenlerden ötürü X-Ray cihazının optimum bir çözüm sağlamayacağını düşünüyoruz.”

“Makinalarla çözüm aramak insanı göz ardı etmektir”

Popülist uygulamalara dikkat çeken Bulut, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki (MHRS) yığılmaların, birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin çalıştırılmaması sebebiyle hastaların ikinci üçüncü basamaklara daha çok başvurmasının, performans sistemi sebebiyle hastalara ayrılan sürenin kısa tutulması sorunlarının şiddete yol açtığını vurguladı:

“Sağlık sistemine ilişkin sorunlara dair makinalarla çözüm aramak, insanı göz ardı etmektir. Sağlık sistemine ilişkin sorunların çözülmesine dair atılan adımlar bir meslektaşımız öldürüldüğü zaman gündeme getiriliyor, halbuki Sağlık Bakanlığı’nın görevi olabilecek sorunları tespit edip öngörmek, engellemek. Olay olduktan sonra çözüm sunmaya çalışmak değildir. Bunun için de TTB ile görüşmeleri gerekiyor. Biz onlara çok daha nitelikli çözüm önerileri sunabiliriz.”

“Bakanlık’tan tekrar randevu istedik”

TTB Genel Sekreteri Bulut, şöyle devam etti:

“Önereceğimiz çözüm önerilerinin de birçok bileşeni var. Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi kurumlara sunacağımız çözüm önerileri var. Bu önerilerimizi masaya yatırıp sorunları birlikte çözebiliriz. Fakat biliyorsunuz ki biz randevu taleplerimize bile karşılık alamadık. Bugün, sorunların çözümüne ilişkin görüşmek üzere Sağlık Bakanlığı’na tekrar randevu talebinde bulunduk. TTB’nin seçilmiş yeni merkez konseyi olarak süreçle ilgili yeniden sayaç başlatıyoruz ve TTB’nin sayfasında bu sayacı çalıştırmaya başlayacağız.”

“Önemli fakat etkisiz”

Hekim Birliği Sendikası Basın ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dt. Özgür Öz, X-Ray cihazı uygulamasının önemli fakat etkisiz bir uygulama olduğuna dikkat çekerek, güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Ruhsatlı da olsa ateşli silahların hastaneye girişinin engellenmesi gerektiği vurgulayan Öz, X-Ray uygulamasının havalimanlarındaki gibi yapılması durumunda etkili olabileceğini söyledi. Öz, uygulamanın ilk sonuçlarına ve yapılması gerekenlere dair şöyle konuştu:

“Gereksiz kalabalık önlenmeli”

“X-Ray uygulamasıyla ilgili bize yansıyan ilk olaylardan biri, bir vatandaş X-Ray’den geçiyor ve ötüyor fakat çantası aranamıyor çünkü görevlinin çanta arama yetkisi yok. Bu şekliyle etkisiz bir uygulama. Hekim Birliği olarak zaruri durumlar dışında hastaneye kalabalık şekilde girilmesinin engellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. En erken randevuya bir saat kala hastaneye girilebilmesi gerekiyor. Sağlık kurumuna başvuran vatandaşın aşırı hasta, çocuk ya da yaşlı olması durumunda hastaneye bir refakatçi ile girmesi gerektiği konusunda hemfikiriz. Onun dışında gereksiz kalabalığın önlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Kırmızı kart” uygulaması

Dt. Özgür Öz, Hekim Birliği olarak önerdikleri “kırmızı kart” uygulamasını şöyle anlattı:

“Sağlık alanında da bir polis şubenin kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim kırmızı kart ismini verdiğimiz bir uygulama önerimiz var: Bir meslektaşımızı şiddete maruz bırakan kişilerin mümkünse naklinin başka bir hastaneye yapılması, değilse muayenesinin kolluk güçleri nezaretinde yapılması gerektiğini öneriyoruz. Yurtdışında da bu şekilde uygulamaların olduğunu biliyoruz.”

“Sus işareti yapan hemşire fotoğrafı şiddeti önlemeye yetiyordu”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sağlıktaki şiddeti engelleyeceğini vurguladığı X-Ray cihazlarının müjdesini Twitter’dan duyurduğuna dikkat çekti. Bir dönem hastane, sağlık ocağı, ağız ve diş sağlığı merkezlerinin duvarlarında yaygın olarak kullanılan “sus işareti yapan hemşire” fotoğrafını hatırlatan Yalçınkaya, şunları söyledi:

“20 yıl önce sağlıkta şiddeti engelleyen tek materyal bu fotoğraftı, hastanede bu fotoğrafı gören herkes hastanenin kurallarına göre sadece davranışlarını değil, ses tonunu da ayarlardı. Duvarlardan bu fotoğraf indirilip yerine her hastaneye yüzlerce güvenlik görevlendirdik, yine de sağlıktaki şiddeti engelleyemedik. Şimdi de X-Ray cihazının engelleyeceğini düşünüyoruz. Sağlıktaki şiddet asayiş önlemleri ile engellenemez, sağlıktaki şiddet sağlık sisteminden kaynaklanıyor.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus