İSTANBUL (Medyascope) – Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına, dokuzuncu günde tutukluluğa karşı tahliye beyanlarıyla devam ediliyor. Mahkemenin perşembe günü aylık tutukluluk incelemesi yapması ve tahliye beyanlarına ilişkin ara karar vermesi bekleniyor.

Duruşmaya, Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyasını yürüten Necati Özkan’ın, tahliye talepli beyanıyla devam edildi. Özkan, “532 gündür tutukluyum 532 gündür. Artık tutukluluk olmayı çoktan geçti ve tam bir cezalandırmaya, ağır bir zulme dönüştü maalesef” dedi. Özkan, Eylem 13’te suç unsuru olmadığının, duruşmalardaki anlatımlarla ortaya çıktığını belirtti. Özkan, “Benim kanun ve ahlak dışı hiçbir faaliyetimin olmadığı heyetinizce görüldü” ifadelerini kullandı.
Necati Özkan, davada örgüt yöneticiliği ile suçlanmadığını ancak “özel vasfa haiz üye” sıfatıyla yargılandığını hatırlattı. Özkan, Eylem 13’le ilgili ne İstanbul Senin ne de İBB Hanem uygulamalarında herhangi bir dahli olmadığını söyledi. Özkan, kendisini suçlayan itirafçı sanıklardan Adem Kameroğlu’nun sorularına yanıt vermediğini, laf kalabalığı yaptığını ifade etti. Özkan, “Ortada çıkar amaçlı bir örgüt olsaydı, ben de özel vasıflı üyesi olsaydım iştiraklerinden bir menfaatim, huzur hakkı almam gerekmez miydi, eşime dostuma akrabama iş talep etmem gerekmez miydi” dedi.

“Günahtır, ayıptır”
Özkan beyanının sonunda “Günahtır, gerçekten günahtır; ayıptır. 42 yıllık şirketimi tasfiye ettirdim. Bütün personelimin çıkışlarını verdim, tazminatlarını ödedim. Sadece bir elin parmakları kadar bir arkadaşım, benim ihtiyaçlarım nedeniyle var olmaya devam ediyor. Benim açımdan maksat hâsıl oldu! Yeter artık. Gerçekten yeter. Adalet talep ediyorum” diye konuştu.
Necati Özkan’ın ardından kürsüye, tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt geldi. Kurt, suç tarihinin 2021 olduğunu, kendisine para verdiği ileri sürülen Murat Erenler ile baz kaydının dahi olmadığını söyledi. Kurt, “Tüm taşeronlar çağrıldı. Bir kişi bile Ali Kurt benden para istedi demedi. Murat Erenler de Adem Soytekin’in söylediğini belirtiyor” dedi.
Kurt, “Magazinel bir şey söylemeden tahliye olamayacağını bildikleri için bu listeyi hazırladılar. Benimle aynı eylemden sorumlu kişiler dışarıdayken ben tutukluyum, bende nasıl bir tehlike var, söyleyin ona göre savunma yapayım. Tahliye edin, bir hafta sonra çocuklarımı okula ben götüreyim” diye belirtti.
Ali Kurt’tan sonra tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün beyanına geçildi. Akyüz, Akyüz, kendisiyle ilgili ifade veren itirafçı Beyazlar İnşaat’ın sahiplerine sorguda mevzuatı sorduğunu ve “Bilmiyorum” yanıtını aldığını hatırlattı. Akyüz, “Seyfi Beyaz ilk beyanını şahsıma isnad edebileceğim ilgili bir oto parkın birlikte işletilmesi belediye yetkilileriyle, iki daha sonraki bir kısım ifadesinde yer alan para talebi ve imaratın avukatlar arasında yapılan görüşmeler üzerinden anlatmaktadır. 3, daha sonraki beyanlarında Seyfi Beyaz bizzat benim kendisinden 5 milyon istediğimi ileri sürmüştür. Hepsi çelişkili ve kurgu ifadelerdir” dedi.
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, tahliye talepli beyanda bulunmak için kürsüye geldi. Karaoğlu, hakkında “rüşvet” iddiası olmadığını hatırlattı. Karaoğlu, itirafçı sanık Ertan Yıldız’ın savunmasından sonra yapılan sorgusunda “Benim bir usulsüzlüğümü, hukuksuzluğumu gördün mü, rüşvet veya menfaatle ilişkim var mı” diye sorduğunu belirten Karaoğlu, Yıldız’ın “Hayır” yanıtını verdiğini söyledi. Karaoğlu, Ertan Yıldız’ın beyanlarının duyumdan ibaret olduğuna ve delile dayanmadığına dikkat çekti. “Ben bir örgüte üye değilim. 26 yıl boyunca alnıma kara çalacak bir şey yapmadım” diyen Karoağlu, “Yeri geldi kızımla, ailemle tehdit edildim ama görevimi yaptım” ifadelerini kullandı.






