İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ile yayınında fon ve borsa soruşturmasını değerlendiren ekonomist Kerim Rota, “Kırmızı Pazartesi” benzetmesi yaptı. Rota, düzenleyici kurumların aylar önce uyarılmasına rağmen gerekli adımların atılmadığını savunarak, “Büyük bir denetim zafiyeti var” dedi.
Ruşen Çakır, ekonomist Kerim Rota ile “Olup bitenleri anlamayanlar için fon krizi” başlıklı yayında fon ve borsa soruşturmasını konuştu. Rota, son günlerde yaşananların klasik anlamda bir “Ponzi” sistemi olmadığını, borsa, yatırım fonları, yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve düzenleyici kurumların birbirleriyle ilişkili olduğu daha karmaşık bir yapı bulunduğunu söyledi.
Rota, Ponzi sistemlerinde yatırımcılara ödenen yüksek getirilerin yeni yatırımcılardan alınan paralarla karşılandığını belirterek mevcut olayın bundan farklı olduğunu söyledi. Rota’ya göre söz konusu işlemlerde şirketlerin ve hisselerin piyasa verileri açık biçimde görülebiliyordu ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bu şirketlerin halka arzlarına izin verdi.
“Her şey herkesin gözü önünde oldu”

Yaşananları Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanına benzeten Rota, olayda “her şeyin herkesin gözü önünde” gerçekleştiğini söyledi. Rota, 11 Kasım 2025’te yaptığı bir yayında fonlarda manipülasyon konusunda uyarıda bulunduğunu, buna rağmen yaklaşık 10 ay boyunca yeterli önlem alınmadığını belirtti.
Rota, özellikle bazı hisse senedi yoğun fonlarda yüksek değerlemelere ulaşan şirket hisselerinin kullanıldığını, bu hisselere alıcı bulunamayınca fonların da likidite sorunu yaşadığını anlattı. Bir şirketin 250-300 milyon dolarlık değerlemeden 17,5 milyar dolara çıktığına dikkat çeken Rota, bu tür değerlemelerin sürdürülemez olduğunu vurguladı.
Rota’nın verdiği bilgiye göre yaklaşık 131 fonda 800 milyar lira civarında büyüklük bulunuyor. Rota, şüpheli olduğunu düşündüğü 5-10 fonun toplam büyüklüğünü ise yaklaşık 400-450 milyar lira olarak dile getirdi.
“17 milyon lira aslında hiç olmamış olabilir”
Fonlardaki değer kaybının yatırımcılar açısından sonuçlarını anlatan Rota, 3 milyon lira yatırıp hesabında 17 milyon lira gören bir yatırımcının, bu tutarı çekmediği sürece söz konusu kazancı gerçekte elde etmiş sayılmayacağını söyledi. Rota’ya göre fon fiyatının düşmesi ve likidite sorunu nedeniyle yatırımcıların önemli kayıplarla karşılaşması mümkün.
Rota ayrıca mevcut tasfiye sisteminin daha önce çıkış emri veren yatırımcıları öncelediğini, çıkış emri vermeyenlerin ise en son sırada kaldığını belirterek bunun adaletsiz sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
“Büyük bir denetim zafiyeti var”
Rota, yaşananlarda yalnızca fon yöneticilerinin değil, denetleyici ve düzenleyici kurumların da sorumluluğunun araştırılması gerektiğini söyledi. SPK ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (BDDK) denetim zafiyeti bulunduğunu belirten Rota, bazı şirketlerin sahipleri hakkında gözaltı veya tutuklama işlemleri yapılmasına rağmen bu kişilerin bazı bankaların yönetim kurullarındaki görevlerinin sürdüğünü söyledi.
Rota, fonların hızla büyümesinde sosyal medyanın da etkili olduğunu belirterek, yüksek getirilerin yatırımcılar arasında hızla yayıldığını aktardı. Fon yönetim ücretlerinin de ciddi büyüklüklere ulaşabildiğini anlatan Rota, 600 milyar liralık bir fonun yüzde 2 yönetim komisyonunun yıllık 12 milyar liraya karşılık gelebileceğini belirtti.







