Ekrem İmamoğlu “makam aracı” davasında hâkim karşısında

İSTANBUL (Medyascope) – Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait aracı makam aracı olarak kullandığı gerekçesiyle hâkim karşısına çıktı.

İmamoğlu'ndan yeni mesaj

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracını, başkanlık makam aracı olarak kullanıp masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla açılan davada hâkim karşısına çıktı. Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 4 No’lu duruşma salonunda görüldü.

Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kullandığı makam aracının, İmamoğlu İnşaat’tan belediyeye bedelsiz tahsis edilmesi nedeniyle “görevi kötüye kullanmak” ile suçlanan İmamoğlu, İBB davasından çıkıp duruşmaya katıldı.

“Feryadım hem vatanım hem devletim için”

Ekrem İmamoğlu savunmasına, “Türk milletine sesleneceğim yine” diyerek başladı. Bugün toplam 100. duruşmaya katıldığını söyleyen İmamoğlu, bütün davalarda yapılan hukuksuzlukları anlatmaya çalıştığını belirtti. Yargı saldırısı sonrası açılmış bir siyasi davada olduklarını ifade eden İmamoğlu, “Feryadım sadece şahsım için değil. Bu feryat aynı zamanda hem ülkem hem vatanım hem devletim hem de gelecek için” dedi.

Adalete güvenin yerlerde olduğunu söyleyen İmamoğlu, bu durumun gelecek ve ülke için büyük bir tehlike olduğunu ifade etti. “Ben bu ülkenin bu halkın bu devletin evladıyım. Bu milletin teveccühünü kazanmış, 15 buçuk milyon insanın cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istediği kişiyim” diyen İmamoğlu, sözlerinin öfkeden değil sorumluluktan olduğunu söyledi.

Yurttaşlara seslendiğini ve ülkenin dört bir yanından da duyulduğunu anlatan İmamoğlu, “Sorgulanmayan devlet adaletini yitirir. Gücün sınanmadığı yerde hukuk zayıflar. Zalimlere fırsat doğar. Bu güzel vatanda zalimlerin mini minnacık azınlık olduğunu düşünüyorum” dedi.

İnsanların korkmadan yaşayabileceği bir düzen kurmak zorunda olduklarını söyleyen İmamoğlu, “Benim dünyamda hâkim, savcı, gazeteci, siyasetçi, pazarcı, kadını erkeği vatandaş korkmayacak kısaca” dedi.

“Burada mesele ‘makam aracı’ olarak gözükebilir ancak mesele siyasidir” diyen İmamoğlu, “Benim için mesele milletine hizmet etmektir. Makamın büyüttüğü bir insan olmadım Allah da nasip etmesin. Makamı millete ait olarak görerek hizmet etme gayesi içinde oldum. Bunu da kanuna, örf ve adetlere uyarak yaptım” diye konuştu.

Makam aracı suçlamasına tepki gösteren İmamoğlu, şunları söyledi:

“O dönemde kiralanmış, kirası, kira işlemi yapılmış bir ihalede önüme getirdikleri aracın bedelini öğrendiğimde, ‘Ya bu aracın daha iyisi bende var, ben kullanıyorum’ diyerek bir daha bedeli o aracı kamuya tahsis etmekle ilgili bir süreçten dolayı buradayım. O dönem KDV dahil, yanlış hatırlamıyorsam 7 bin 200 lira, ihale 2024 rakamlarıyla — ki ben 2025’te arabayı tahsis ettim — o günün rakamlarıyla 3 bin dolara tekabül eden, aylık kirası 3 bin doları aşan bir aracın kira artması yerine, ‘Ya bu arabadan bende de var. Ben bu arabamı kullanmaya devam edeyim. Buna gerek yok. Geri iade edin bu arabayı belediyeye, bedava tahsis edelim, şirketimin arabasıdır’ diyerek yapılan işlerden ‘Ekrem’e suç çıkarma’ girişimidir.”

Belediye başkanlığı dönemindeki icraatları anlattı

“Olanı kullandım, aşırılıkları azalttım, kamu giderlerini azaltmayı, tasarrufu öncelemeyi hayatımın felsefesi haline koydum” diyen Ekrem İmamoğlu, AKP döneminde İBB’nin AKP’lilere tahsis ettiği malları anlattı:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda bize başkanlık konutu olarak ‘Bir yerimiz var’ dediler ve yere gittim, gördüm. Florya’da 50-55 bin metrekarelik bir alan içerisinde kapalı yüzme ve yarı olimpik yüzme havuzu olan artı 12 tane de başkanlar için yapıldığı söylenen villalar. Her biri de birbirinden farklı. Herkes kendi zevkine göre, Florya yağda, ormanın yanında 55 bin metrekarenin içinde kendi özel zevkine göre villa yapmış. Dedim, ‘Hayırdır bu nedir? Birisi 3 kat birisi 2 kat biri, 2,5 kat.’ Dediler ki, ‘Belediye başkanları kendilerine göre imar ettiler’ falan. ‘Peki Bakırköy’de burası Bakırköy Belediye Başkanlığı aitse’ dedim. Dedi ‘Bakırköy yok.’ ‘Niye?’ dedim, ‘E sadece AK Partililer var’ dediler.

Kim var? Ümraniye Belediye Başkanı o dönem. Yani kim? 19 öncesi. Esenler Belediye Başkanı, Üsküdar Belediye Başkanı, vesaire vesaire. ‘Ya arkadaş Ümraniye’nin ne işi var Bakırköy’de’ dedim ve baktım ki bu iş çizgiyi aşmış. Bu 55 bin metrekareyi, oradaki o kaçak binaları ve sadece güvenlik görevlisi 60’ın üzerinde insanın çalıştığı o alanı kamuya açarak İstanbul Planlama Ajansı ile beraber İstanbul Halkı için veri ve hizmet üreten bir merkeze dönüştürerek gençlik kütüphanesi üreterek sadece 12 aile için 2019 rakamlarıyla aylık 5 milyon lira gideri olan bir yeri kamuya ait bir alana dönüştürdük. Çünkü bizim işimiz makam değildi.”

Ekrem İmamoğlu, İBB’ye AKP’nin yönetimde olduğu 2015 ve 2017 yılında satın alınan lüks makam araçlarından bahsetti. İmamoğlu, “İkisi lüks birer araç, bir tanesi de cip. Baktık bu araçları 2015 ve 2017 yılında almış. Bakın, 2015 ve 2017 yılında. Bunu biz yapsak var ya, bununla ilgili bugün yaşadıklarıma bakıyorum, idamla yargılanırız, idamla” dedi.

İmamoğlu, şunları anlattı:

“2015 yılında alınan aynı arabadan 2017’de bir tane daha almış. Ve bu arabaların İBB bir tanesini KİPTAŞ diye olan iştirakine aldırıyor. Bir tanesini de İGDAŞ diye bir şirketine aldırıyor. Bu aracın bugünkü günlük piyasa rakamı ne biliyor musunuz? İki buçuk milyon euro. Bakın, 200 bin euro demiyorum size. Tanesi iki buçuk milyon euro. Bu araç S600 diye olan bir marka. Burası mahkeme, adı Mercedes. BR10 diye dünyada özel insanlara tahsis edilen, hazırlanan zırhlı araçlar. Ve bu araçla 300 kilometrede bir aracın deposunu doldurmak zorundasınız. Bu kadar da güçlü bir motoru var. Bu araç vardı, çok az kullandım araçları. En son dedim ya, yazık günah. Bunları satın. O araçlar satılamadı, biliyor musunuz Sayın hâkim? Satılamıyor. Alıcısı yok.”

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmaya değindi

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin açılan soruşturmaya ve fon krizine dikkat çeken Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamında yaşadıklarını hatırlattı:

“Şu anda Türkiye’de bu fon işinin içinde olan insanların da acaba babalarının tarlalarını kazacaklar mı diye merak ediyorum mesela. Veya bu fon işi içinde olan insanların şoförlerini de tutuklayıp, acaba onları konuşturacaklar mı diye merak ediyorum. Ya da fon içinde olan, 120 milyar dolara yakın, 500.000’in üzerinde insanın dolandırıldığının konuşulduğu böyle bir olayla ilgili, acaba merak ediyorum, sağına soluna polisi koyup, ortasına da o insanları koyup, drone’la, 3-4 kamerayla çekim yapıp, o insanları millete afişe edecekler mi diye merak ediyorum. Hatta daha ileri gidiyorum, bir kısmı gözaltına alındı, tutuklandı; acaba o insanların evlerine gidip—asla bunlar yapılsın da istemiyorum ama—evlerinden görüntüler alıp, kasalarının arandığı, kasalarında ne bulunduğunun görüntüleriyle beraber acaba servis edilecek mi diye bekliyorum. Bunların hepsini yaşadık. Yüzlerce, binlerce arkadaşım bunları yaşadı.”

Ekrem İmamoğlu, 2019’da belediyede fazla olan araçların elden çıkarıldığını hatırlatan Ekrem İmamoğlu, “Tam 730 tane aracı, sadece bir bölümde yapılan çalışmayla 730 tane aracı kiralama dosyasına karşılık geri iade ettiğimiz işlemi 2019’u daha dün gibi hafızalarda. Hatırlayanlar Yenikapı’daki o fotoğrafı tazeleyeceklerdir diye düşünüyorum” dedi.

İBB Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada yaptığı icraatları anlatan Ekrem İmamoğlu, “E şimdi ekonomik sıkıntı var, çocukların giyim ihtiyacı var; oraya destek olunmalıydı. İşte daha yeni başkanvekilimiz İBB’de hazırladı ve işleme koydu dedi ki bu zor dönemde en azından bir aylığına bütün çocuklar 1 liraya İstanbul’da seyahat etsin dedi ve ellerine o kartı sundu” diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ve kayyum belediyelerinde yaşananları işaret eden Ekrem İmamoğlu, devamında Selçuk Mızraklı’ya geçmiş olsun dileklerini gönderdi:

“Yani bu ülkede bir yargı mensubunun lojmanına 100 milyona yakın para harcanmasından mı bahsedelim, İstanbul’da lüks banyolarla, jakuzilerle donatılmış belediye başkanı makam odalarını mı konuşalım, yoksa yine devletin seçilmiş bir insanın yerine gönderdiği kayyım tarafından gider gitmez Diyarbakır’da, Sur’da makam odaları yaparak şatafatlı bir ortam kazandırmanın gayretinden mi bahsedelim? Nasıl bir zihniyet? Ne zaman yerleşti bu topraklara? Bu topraklarda böyle bir zihniyet ne zaman oluştu? Ama Diyarbakır’da orada milletin seçtiği bir belediye başkanı tutuklanıp hapse atılıyor, 7 sene hapis yatıyor ama onun yerine atanan kayyım, kayyım ise orada o şatafatlı makamı yapabiliyor. Bu vesileyle Selçuk Mızraklı’ya da tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkındaki “İmamoğlu siyasi tutsak değil” sözüne atıf yapan Ekrem İmamoğlu, “Siyasi tutsaklar serbest kalsın ve yargılanacak insanlar tutuksuz yargılansın bu cennet vatanda. Bütün bu yaşadığımız her şeyin altyapısı siyasidir. Siyasi davalardır. Gerçi bazıları beni siyasi tutsak olarak görmüyormuş ama bununla övünen zihniyet, ancak ve ancak özgürlüğü Saray’a yakınlıkla ölçen zihniyettir. Hatta daha da ileri gideyim, kendini oraya tabi ve oraya tebaa olarak gören zihniyetin tezahürüdür. Bu bakımdan ben hem Allah’a şükürler olsun çok özgürüm, irademi kimseye teslim etmedim ve etmem” dedi.

İddianameden

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kullandığı makam aracına dair suçlamalar yer almıştı. İddianamede Ekrem İmamoğlu ile birlikte Bülent Arslaner, Fatih Keleş, Fatma Hoşgöz Açıkgöz, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Ercan Doğan sanık olarak gösterilmişti.

İddianamede, İmamoğlu İnşaat’ın 4 Şubat 2015’te Beylikdüzü Belediyesi’ne bir dilekçe verdiği, dilekçede şirketin mülkiyetindeki Mercedes Vito aracın bakım, yakıt ve diğer tüm masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere, dönemin belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz olarak Belediye Başkanlığı hizmetinde kullanılmasının teklif edildiği aktarılmıştı.

Söz konusu dilekçenin, 9 Şubat 2015’te Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oluruyla Belediye Encümeni’ne sevk edildiği ifade edilmişti.

İmamoğlu, yıllardır belediyenin makam aracını kullanmadığını, söz konusu aracın yakıt ve bakım giderlerini kendisinin karşıladığını söylemişti. Beylikdüzü Belediyesi’nin önceki dönemden borçlu ve yüksek maliyetli bir makam aracı bulunuyordu.

İmamoğlu döneminde söz konusu aracın iade edildiği, bunun yerine İmamoğlu İnşaat’a ait Mercedes Vito’nun belediyeye ücretsiz olarak tahsis edildiği belirtilmişti.

İddianameye göre, özel mülkiyete ait aracın belediye başkanının makam aracı olarak kullanılmasına ilişkin talep, 9 Şubat 2015’te İmamoğlu’nun onayıyla Belediye Encümeni’ne gönderilmişti. Encümen de aracın herhangi bir bedel ödenmeden makam aracı olarak kullanılmasına, bakım ve yakıt giderlerinin ise belediye tarafından karşılanmasına karar vermişti.

Savcılık, Belediye Kanunu kapsamında encümenin böyle bir aracı belediye başkanına makam aracı olarak tahsis etme ve aracın tüm giderlerini belediye bütçesinden karşılama yetkisinin bulunmadığını belirtmişti. İddianamede ayrıca bu kararın Taşıt Kanunu’nun 17. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğu öne sürülmüştü.

İddianamede, İmamoğlu’nun söz konusu talebi encümene göndererek yetki alanı dışında bir karar alınmasına zemin hazırladığı ve bu süreç nedeniyle kamu zararının oluştuğu iddia edilmişti. Encümen üyeleri ile belediyenin ilgili birimlerinde görev yapan bazı personelin de aracın bakım, onarım, lastik ve akaryakıt giderlerine ilişkin işlemlerden sorumlu tutulduğu aktarılmıştı.

İddianameye göre, İmamoğlu’nun 31 Mart 2019’da Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevinin sona ermesinin ardından da aynı araç için harcama yapılmıştı. İddianamede, 15 Mayıs 2019’da aracın tamir, bakım ve onarımı için KDV dahil 36 bin 650 lira 80 kuruş ödeme gerçekleştirildiği belirtilmişti.

İddianamede, İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirkete ait aracın makam aracı olarak kullanılması ve yakıt ile bakım giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması nedeniyle toplam 122 bin 305 lira 70 kuruş kamu zararı oluştuğu ileri sürülmüştü.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş