İSTANBUL (Medyascope) – Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde silahlı saldırı düzenlendi. İkisi ağır 11 kişi yaralandı. Yaralılardan üçü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, üç kişinin yoğun bakımda olduğunu söyledi. Silahla ateş açan kişi, saldırganın annesi, babası ve dedesi gözaltına alındı. Olayın yaşandığı okulda eğitime ara verildi.

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde saat 08:00 sıralarında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu ikisi ağır 11 kişi yaralandı.
Yaralılardan I.O. (16), B.S.n (16) ve N.M.’nin (16) hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Üç öğrenci, Turgutlu’daki ilk müdahalelerinin ardından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin aktardığına göre üç öğrencinin ameliyatı devam ediyor, üç öğrenci de yoğun bakımda.
“11 yavrumuz yaralandı. Bunlardan 3’ünün durumu diğerlerine göre daha da kritik. Şu anda ameliyattan çıkmış durumdalar, yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. Diğer 8 çocuğumuzdan 1’i taburcu oldu. 3 tane çocuğumuzun durumu gayet iyi. 3 tane çocuğumuzun ameliyatları devam ediyor.”
İHA’da yer alan habere göre 15 yaşındaki şüpheli H.O., okul önünde henüz bilinmeyen bir nedenle uzun namlulu silahla etrafa rastgele ateş açtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Manisa Valiliği’nin konuya ilişkin ilk açıklamasına göre yaralananlar en yakın sağlık kuruluşuna sevk edildi.
Güvenlik görevlisinin öğrencilerden önce kaçtığı iddiası
Olayın ardından okulun güvenliğine ilişkin de iddialar gündeme geldi. Bazı veliler, okulun girişinde görev yapan özel güvenlik görevlisinin saldırı sırasında görev yerini terk ederek kaçtığını öne sürdü.
Konuya ilişkin açıklama yapan Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, velilerin güvenlik görevlisi hakkındaki iddialarının ve olaydaki ihmallerin titizlikle incelendiğini vurgulayarak, “Gereği yapılacak” dedi.
Şüpheli gözaltına alındı
Şüpheli H.O. olayın ardından gözaltına alındı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini bildirdi.
Sosyal medya hesabından açıklama paylaşan Gürlek, şüphelinin annesinin, babasının ve dedesinin gözaltına alındığını bildirdi:
“Anne, baba ve saldırıda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dede de gözaltına alınmıştır. Saldırıda kullanılan silahın çocuğun eline nasıl geçtiği, silahın muhafaza koşulları, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülükleri ile olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddialar çok yönlü ve titizlikle araştırılmaktadır. Çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden bu olayın üzerine hukuk içinde ve kararlılıkla gidilecek; sorumluluğu bulunanlar titizlikle tespit edilecek, hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecektir. İlgili bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde hem adli süreci hem de yaralı öğrencilerimizin durumunu hassasiyetle takip ediyoruz.”
Saldırı anının görüntüleri ortaya çıktı
Saldırının olduğu anlar güvenlik kamerasına takıldı. Görüntülere göre şüpheli, av tüfeği ile yaya olarak olay yerine geliyor. Saldırıyı düzenledikten sonra silahla koşan şüpheli, olay yerinden uzaklaşıyor.

Saldırıyla ilgili soruşturmada, saldırganın olay öncesinde tüfekle atış talimi yaptığı, telefonunu sıfırladığı ve odasında farklı ideolojik sembol ve notlar bulunduğu öne sürüldü.
İşte Manisa’daki okul saldırganı hakkında bilenenler:
Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığı habere göre, saldırı sırasında üç fişek kullanan zanlı, okula yaklaşık 80, 90 ve 110 metre mesafedeki noktalardan öğrencilere doğru ateş açtı.
Saldırıda kullanılan tüfeğin zanlının anneannesine ait olduğu belirtilirken, saldırganın yaklaşık bir ay önce atış talimi yaptığı, fişekleri ise anneannesinden aldığı 600 lirayla bir av bayisinden temin ettiği saptandı.
Olay öncesinde cep telefonunu sıfırladığı belirlenen zanlının dijital materyallerindeki verilerin kurtarılması için başlatılan teknik inceleme sürüyor.
Zanlının ayrıca saldırıdan önce bir yakınına böyle bir eylem gerçekleştireceğini söylediği ancak sözlerinin ciddiye alınmadığı öğrenildi.
Geçen yıl açık lisede 9. sınıfa devam eden ancak tamamlayamayan şüphelinin, bunun üzerine bu yıl örgün eğitime kaydolduğu ancak okula düzenli devam etmediği ve yalnızca birkaç kez gittiği belirlendi.
Evinde yapılan aramada zanlının odasında gamalı haç figürleri ile farklı siyasi ve ideolojik akımlara ilişkin notlar bulundu.
Zanlının bir defterinde siyaset, ekonomi ve toplumsal konulara ilişkin görüşlerini içeren manifesto benzeri metinler yer aldığı tespit edildi.
Bakanlıklardan açıklama
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, iki mülkiye başmüfettişi ile iki polis başmüfettişinin görevlendirildiği bildirildi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da yaralıların tedavilerinin sürdüğünü aktardı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaşanan saldırıya ilişkin, “Bakanlık olarak 25 kişilik psikososyal destek ekibimizle ilk andan itibaren sahada, öğrencilerimizin ve ailelerinin yanındayız” dedi.
Öte yandan sosyal medya ağlarında provokasyon yapan hesaplar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Olayın yaşandığı okulda eğitime bir gün ara
Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, olayın ardından yaptığı açıklamada, “Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarımız olay yerine intikal ediyor, her türlü adli ve idari soruşturma başlatıldı. İki ağır yaralımız var” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise olayın yaşandığı okulda eğitime bir gün ara verildiği belirtilerek, “Manisa’daki olaya ilişkin Manisa il müfettişlerimizin tahkikat süreçlerine ilave olarak üç bakanlık müfettişi de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilmiş ve derhal Manisa iline yönlendirilmiştir” denildi.
Yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Manisa’da okul saldırısı için yayın yasağı getirildiğini bildirdi:
“Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla yayın yasağı getirilmiştir. Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır.
Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi, soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir.”
Bu ilk saldırı değil
Okul saldırıları 2026’da ilk kez olmadı.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi’nde, 14 Nisan 2026’da 19 yaşında bir kişi av tüfeğiyle liseye girerek ateş açtı. Ö.K. isimli kişinin, okulun eski öğrencisi olduğu aktarıldı. Saldırıda 16 kişi yaralandı. Ö.K., polis müdahalesi sırasında intihar ederek hayatını kaybetti.
Ertesi gün, 15 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta da benzer bir saldırı yaşandı. Okulun öğrencisi İsa A.M., okuduğu Ayser Çalık Ortaokulu’na silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda ilk anda biri öğretmen sekizi öğrenci dokuz kişi hayatını kaybetti.
İsa A.M. ise bir velinin müdahalesi sonucu bacağında oluşan kesik nedeniyle öldü. Mersinli’nin babası Uğur Mersinli de olayın ardından tutuklandı.
Artan saldırıların ardından “Okullarda güvenlik önlemleri artmalı mı”, “Sorun eğitim sisteminde mi”, “Aileler ne yapabilir” gibi sorular ön plana çıktı.
Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki güvenliği artırmak için birtakım önlemler alacaklarını duyurdu.
Daha yeni protokol imzalandı
21 Eylül Pazartesi günü İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Okul Güvenliği Protokolü” imzaladı. Çiftçi, gerekli tedbirleri aldıklarını ifade etti, “İnşallah huzurlu bir şekilde bu eğitim öğretim yılının da sona ermesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum” dedi.
Yusuf Tekin de ilgili bakanlıklarla birlikte devletin bütün birimleri el ele bu eğitim öğretim yılının sağlıklı şekilde devam etmesi için tüm tedbirleri aldıklarını belirtti.
Kamu kurumlarıyla bakanlıklarla birlikte tedbirleri hep birlikte aldıklarının altını çizen Tekin, “Bakanlık olarak biz bu konuyu salt güvenlik tedbirleriyle ele alınacak bir konu olarak değerlendirmiyoruz. O yüzden çalışmalarımızı ‘güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi’ başlığıyla sıraladık. Yani güvenlikçi bir perspektiften ziyade, okul ikliminin sağlıklı hale getirilmesi anlamında tedbirlerimizi kategorik olarak oluşturduk” dedi.
Muhalefetten saldırılara tepki
Tüm bu yaşananlar nedeniyle muhalefet ve sivil toplum kuruluşları Yusuf Tekin’e tepki gösterdi.
Eğitim-İş Genel Sekreteri Seher Ergin, “Yaşanan onca olaya rağmen okullarda güvenliği sağlayacak kalıcı ve etkili tedbirlerin alınmaması kabul edilemez. MEB, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet ve güvenlik sorunlarına karşı artık seyirci kalmamalı, sorumluluğunu yerine getirmelidir” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Çocuklarımızın okula korkmadan güvenle gidebildiği bir Türkiye için hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz” diye yazdı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, “Çocuklarımızın eğitim gördüğü okulların çevresinde silahların konuştuğu, öğrencilerin can güvenliğinin tehdit altında olduğu bir tablo kabul edilemez. Okul kapısına kadar ulaşan bu şiddetin sıradanlaştırılmasına göz yumulamaz” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Çocuklarımızın eğitim yuvalarında dahi can güvenliğinden endişe duyduğu bir tabloyu kabul edemeyiz. Evlatlarımızı okula gönderirken aklımızda ‘Acaba bugün başına bir şey gelir mi?’ endişesi olmamalıdır. Yaralılarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve okullarımızda güvenliğin en üst seviyeye çıkarılmasını temenni ediyorum” diye yazdı.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin açıklaması şöyle:
“Bu tablo tesadüf değildir; yıllardır adım adım niteliksizleştirilen, bilimsellikten uzaklaştırılan ve piyasacı anlayışa teslim edilen eğitim politikalarından bağımsız değildir. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşananların ardından bugün Manisa’da gerçekleşen saldırı bir kez daha göstermektedir ki çocukların ve gençlerin güvenli, nitelikli bir eğitim ortamında bulunmasını sağlamak kamusal bir sorumluluktur.”
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından yapılan açıklamada, “Çocukların kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerde silahlı şiddetle karşı karşıya kalması, yaşam ve eğitim haklarına doğrudan yönelmiş bir tehdittir. Hiçbir çocuk okul yolunda can kaygısı taşımamalıdır” denildi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’ndan (KESK) yapılan açıklamada, “Okullarımızda öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin can güvenliğini sağlayacak önlemler derhal alınmalı, benzer acıların bir kez daha yaşanmaması için kamusal ve bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir” denildi.
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı da Mustafa Çiftçi’ye sorular sordu:
“Türkiye’de çocukların silaha erişimini engellemek için bugüne kadar hangi somut tedbirleri aldınız? Ruhsatsız silahlanmayla mücadelede hangi sonucu elde ettiniz? Ve daha önemlisi: Bir çocuk evinden silahlarla çıkıp okuluna kadar gelebiliyorsa devlet nerede?”
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, “Şiddetin giderek normalleştiği, bireysel silahlanmanın yaygınlaştığı ve çocukların silahlara kolayca erişebildiği bu tablo kabul edilemez. Olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması için bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli; siyasi ve idari sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir” dedi.








