Fas seçimlerinde Dünya Kupası tartışması: Stadyum mu, hastane mi?

İSTANBUL (Medyascope) – Fas bugün parlamento seçimleri için sandık başında ve seçim kampanyasının en önemli başlıklarından biri, ülkenin İspanya ve Portekiz’le birlikte ev sahipliği yapacağı 2030 Dünya Kupası. Peki futbol neden sandığın merkezinde?

Fas’ta seçmenler bugün yeni parlamentoyu belirlemek için sandık başına gitti. Seçimden sonra kurulacak hükümetin görev süresinin büyük bölümü, ülkenin İspanya ve Portekiz’le birlikte düzenleyeceği 2030 Dünya Kupası hazırlıklarıyla geçecek.

Turnuva öncesinde stadyumlardan hızlı trenlere, havalimanlarından otellere kadar yaklaşık 20 milyar dolarlık altyapı yatırımı planlanıyor. Bu nedenle Dünya Kupası, Fas’ta bir spor organizasyonunun ötesine geçerek ekonomik ve siyasi bir tartışmaya dönüşmüş durumda.

Grand Stade Hassan II Stadyumu.

Fas seçimlerinin Dünya Kupası’yla ne ilgisi var?

Yeni hükümet, 2030’a kadar yapılacak dev altyapı yatırımlarının önemli bölümünün hayata geçirileceği dönemde görev yapacak.

Fas, yeni stadyumların yanı sıra mevcut beş stadyumu yeniliyor; demiryollarını, yolları ve havalimanlarını genişletiyor. Kazablanka yakınlarındaki Benslimane’de yapımı süren 115 bin kişilik Hassan II Stadyumu da projelerin en dikkat çekeni.

Hükümet partileri Dünya Kupası yatırımlarını ekonomik büyüme, turizm ve yeni iş imkanları yaratacak bir araç olarak sunuyor. Ancak seçim kampanyasında asıl tartışma, bu yatırımlardan elde edilecek ekonomik kazancın toplumun farklı kesimlerine ne ölçüde ulaşacağı.

Fouzi Lekjaa’nın siyasete girişi neden önemli?

Dünya Kupası ile seçim arasındaki en görünür bağlantının adı Fouzi Lekjaa.

56 yaşındaki Lekjaa hem Fas’ın bütçeden sorumlu bakanı hem de 2014’ten bu yana Fas Kraliyet Futbol Federasyonu’nun başkanı. Fas futbolunun son yıllardaki yükselişiyle adı yakından özdeşleşti.

Lekjaa temmuz ayında, mevcut iktidar koalisyonunun ortaklarından ve Saray’a yakınlığıyla bilinen Özgünlük ve Modernlik Partisi’ne katıldı. Bu karar, futbol yönetimindeki görünürlüğünü doğrudan parti siyasetine taşıdı ve başbakanlık ihtimaline ilişkin tartışmaları artırdı.

Lekjaa aynı zamanda Dünya Kupası hazırlıklarını koordine etmek üzere oluşturulan Morocco 2030 Foundation’ın da başında bulunuyor.

“Stadyum mu, hastane mi?” tartışması

Dünya Kupası yatırımlarına yönelik eleştirilerin merkezinde, Fas ekonomisindeki eşitsizlikler ve kamu hizmetlerindeki sorunlar var.

Genç işsizliği yüksek seviyelerde seyrederken, özellikle sağlık ve eğitim alanlarındaki yetersizlikler toplumda rahatsızlık yaratıyor. Geçen yıl gençlerin öncülüğünde düzenlenen protestolarda “Önce sağlık, Dünya Kupası istemiyoruz” sloganı atılmıştı.

Fas’taki protestolarda çekilen bir fotoğraf.

Eleştirenler, milyarlarca dolarlık stadyum, ulaşım ve turizm yatırımları yapılırken sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetlerine yeterince kaynak ayrılmadığını söylüyor.

Dünya Kupası ekonomiye ne kazandıracak?

Hükümet ve Lekjaa ise yatırımların yalnızca birkaç haftalık futbol organizasyonuna hizmet etmeyeceğini savunuyor. Yetkililere göre Dünya Kupası, turizmi ve altyapı yatırımlarını hızlandıracak, gençler için yeni iş imkanları yaratacak ve ekonomik büyümeye katkı sağlayacak.

Hükümet, turnuvanın yıllık büyümeye 1,7 puana kadar katkı sağlayabileceğini ve her yıl yaklaşık 100 bin yeni iş yaratabileceğini öngörüyor. Lekjaa da Dünya Kupası hazırlıklarının yüz binlerce gence eğitim, uzmanlaşma ve iş geliştirme fırsatı sağlayacağını savunuyor.


Fas’ın siyasi sisteminde Kral 6. Muhammed dış politika, savunma ve ülkenin genel yönelimi üzerinde geniş yetkilere sahip. Bu nedenle seçim sonucu hükümetin yapısını ve yatırımların uygulanmasını etkileyebilir ancak ülkenin temel stratejik yönelimlerini tek başına belirlemeyecek.

Seçimin bir başka dikkat çekici boyutu ise siyasete duyulan güvensizlik. Genç seçmenlerin önemli bir kısmı siyasi partilerin hayatlarında somut bir değişiklik yaratmadığını düşünüyor.

Bu nedenle 2030 Dünya Kupası, Fas’ta yalnızca büyük bir spor organizasyonu değil, ülkenin nasıl kalkınacağı, kamu kaynaklarının nereye harcanacağı ve bu kalkınmadan kimin yararlanacağı tartışmasının da sembolü.

Kaynak: Financial Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş