İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – İBB davasının 2. duruşmasının 22. gününde tutuksuz sanık eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu’nun yönelttiği “suç örgütü”, “firma ödeme listeleri” ve “50 milyar liralık dış kredi” iddialarına yanıt veren Önbilgin, görev süresi boyunca herhangi bir usulsüz talimata ya da sisteme rastlamadığını belirtti. Duruşma, UYAP sisteminde yaşanan teknik aksaklık nedeniyle erken sona erdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 62’si tutuklu 436 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşması, 22. gününde devam etti. Mehmet Karataş, Erdinç Karataş, İsmail Oygur, Ömer Gürdoy ve Kamil Timur Delibaş’ın ardından eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin savunma yaptı.
Önbilgin: “Böyle bir yapıya rastlamadım”
Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin, iddianamede kendisiyle ilişkilendirilen işlemlerin, uzman birimler ve komisyonlar tarafından hazırlanan ihale süreçlerinde verdiği üst yönetici onaylarından ibaret olduğunu söyledi.
Hakkında herhangi bir menfaat, hukuka aykırı talimat veya gizli bilgi aktarımı tespiti bulunmadığını savunan Önbilgin, “İddiaların önemli bir bölümü görev tarihlerimin dışındadır. Hakkımda ise tek bir menfaat tespiti, hukuka aykırı talimat, gizli bilgi aktarımı veya bir kişinin engellendiğine dair delil bulunmamaktadır” dedi.
Temmuz 2019-Mayıs 2021 arasında görevde bulunduğunu belirten Önbilgin, “Fatih Keleş’in üzerimde talimat yetkisi yoktur” diyerek örgüt üyeliği suçlamasını da reddetti.
İmamoğlu, iddianamede yer alan “suç örgütü” ve “sistem” iddialarına ilişkin görev döneminde böyle bir yapıya tanık olup olmadığını sorduğunda Önbilgin şöyle yanıt verdi:
“Başkanım, öyle bir şey söz konusu olmaz. Yani biz de böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Öyle bir sistem olduğunu zannetmiyorum, benim dönemimde rastlamadım. Zaten öyle bir sistem olsa ben bir yıl sekiz ay değil, daha önce ayrılırdım.”
Önbilgin, belediye iştiraklerinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu belirterek, görevinden önce iştirak yöneticilerini tanımadığını, görev döneminde de ihale şartnameleri, katılımcılar veya ihale kararları konusunda bu kişilere talimat vermediğini savundu.
Örgüt üyeliği suçlamasına yanıt: “Fatih Keleş’in üzerimde talimat yetkisi yoktur”
Önbilgin, “örgüt üyeliği” suçlamasını da reddederek, iddianamede Fatih Keleş’in kendisinin “hiyerarşik üstü” gibi gösterildiğini savundu. Keleş’in, İBB’nin resmi teşkilat yapısında kendisi üzerinde imza veya talimat yetkisinin bulunmadığını belirten Önbilgin, “Bu kişiden herhangi bir danışmandan veya herhangi bir İBB personelinden İBB ihale sonucunu, şartnameyi, muhammen bedeli veya katılımcıyı belirlemeye yönelik hiçbir talimat almadım; ben de hiçbir kimseye böyle bir talimat vermedim” diye konuştu.
Önbilgin, MASAK kayıtlarında kendisi yönünden şüpheli para transferi, olağan dışı malvarlığı artışı veya suçlamaya konu şirketlerle para ilişkisi bulunmadığını da savunarak, hakkındaki tüm suçlamalardan ayrı ayrı beraatini istedi.
Savunmasını tamamlayan Önbilgin’e Ekrem İmamoğlu soru yöneltti. Önbilgin’in TÜPRAŞ’taki yöneticilik geçmişini ve 2019 yılında İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirilme sürecini hatırlatan İmamoğlu, göreve gelmeden önce aralarında herhangi bir tanışıklık bulunup bulunmadığını sordu.
Önbilgin, “Ben sizi daha öncesinde hiç tanımıyordum” diyerek göreve başlamadan önce İnsan Kaynakları sürecinden geçtiğini ve İmamoğlu ile ilk kez görevlendirme öncesindeki toplantıda görüştüğünü söyledi. Önbilgin, “Sizinle zaten bir yıl sekiz ay içerisinde belki üç dört defa görüşmüşüzdür. Sonuçta beş yıldır da görüşmüyoruz” dedi.
İmamoğlu’ndan “50 milyar lira” sorusu
İmamoğlu, iddianamede yaklaşık 50 milyar liraya karşılık geldiğini söylediği dış kredi kullanımı suçlamasını gündeme getirerek şunu sordu:
“Biz krediyi alacağız yurtdışından, dünyanın en önemli finans kuruluşlarından, yüksek denetime tabi olacağız, 50 milyarı da alacağız firmalara boca edeceğiz ve orada harcatacağız. Allah aşkına Tuncay Bey, bu kadar yüksek denetim, mali uzman, böyle bir şey mümkün müdür?”
Önbilgin, “İBB’nin bir kuruş bile dışarıya ödeme yapması söz konusu değil” diyerek yanıt verdi ve kredilerin metro projelerinde kullanıldığını belirtti:
“O 50 milyar denen şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama biz kredileri bu metrolar için aldığımızda… 3,1 milyar avro kredi alınmış, bunun kullanımı da 3,1 milyar avro. Bu metrolara harcandı.”
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme kâtibi, UYAP’ta yaşanan sorun nedeniyle oturuma o gün için devam edilemeyeceğini bildirdi.
İmamoğlu: “Hangi firmayı önce ödeyeceksiniz diye bir toplantımız oldu mu?”
İmamoğlu, Önbilgin’e görev yaptığı dönemde şirketlere yapılacak ödemelerin sırasına ilişkin kendisinden herhangi bir talimat alıp almadığını da sordu.
İmamoğlu’nun “‘Tuncay, al şu ödeme listesini bir getir bakalım’ ya da ‘Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı birlikte bir gelin bakalım, şuradaki yüzlerce, binlerce firmanın hangisini önce ödeyeceksiniz, hangisini sonra ödeyeceksiniz bir bakalım’ diye bir toplantımız oldu mu?” sorusuna Önbilgin, ödemelerin oluşturulan mekanizma kapsamında gerçekleştirildiğini belirterek, “Yok Başkanım, öyle bir sistem yok. Yani bizim kendi kurduğumuz sistemde, gelen para belirli bir mekanizma çerçevesinde önce vergi borcu veya SGK ödenir, diğer şeyler ödenir. Öyle bir şey, talebinizi almadım, öyle bir usul de kullanmadınız” yanıtını verdi.








