Neşe Tamer yazdı | Aile ne zaman güvendedir?: Bir LGBTİ+ annesinin gözünden “Ailem Güvende” operasyonları

Bugün, bir dernek yöneticisi kimliğimden sıyrılıp sadece bir anne olarak yazıyorum size.

Bilirsiniz, bir çocuk doğurduğunuzda çocuğunuz için kurduğunuz hayal de doğar aslında. Ancak çocuğunuz sizin hayallerinizden farklı bir hayat kurduğunda anlarsınız o hayallerin sadece size ait olduğunu. Hayat önce sorar: Çocuğunun yanında mı kalacaksın, yoksa kendi hayaline mi tutunacaksın? Siz o kararı verirsiniz, hayat size devamını öğretmeye başlar.

Ben çocuğumun yanında kalmayı seçtim.

Son günlerde “Ailem Güvende” adıyla yürütülen operasyonları izlerken aklımda hep aynı soru var:

Aile ne zaman güvendedir?

Aile ne zaman güvendedir
Neşe Tamer yazdı | Aile ne zaman güvendedir?: Bir LGBTİ+ annesinin gözünden “Ailem Güvende” operasyonları

Bir anne olarak benim için güvenli aile, insanların kendileri olabildiği ailedir.

Birbirine korkmadan konuşabildiği, birbirini dinleyebildiği, farklılıkları nedeniyle birbirinden vazgeçmediği ailedir.

Güvenli aile, herkesin aynı düşündüğü ya da aynı hayatı yaşadığı aile değildir. İnsanların birbirinden farklı olabildiği ama yine de birbirinin yanında kalabildiği ailedir.

Güvenli aile, farklılıkların aile bağını ortadan kaldırmadığı ailedir.

Çünkü aile dediğimiz şey yalnızca aynı evde yaşayan insanlardan oluşmaz.

Aile, birbirinin hayatına dokunan, birbirinden sorumlu olan ve zor zamanlarda birbirinin yanında kalabilen insanların oluşturduğu bağdır.

Benim için annelik de tam olarak burada başlıyor.

Çocuğumun hayatının benim hayal ettiğim gibi olmasını beklemek değil, onun kendi yolunu bulurken yanında olabilmek.

LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG) olarak yıllardır yaptığımız şey de aslında bundan ibaret.

Bizler çocuklarımızın kimliklerini, yönelimlerini ya da hayatlarını değiştirmek için değil, onları oldukları haliyle sevebilmek ve onların yanında durabilmek için bir araya gelen anneler, babalar ve yakınlarız.

Ancak bugün LİSTAG olarak yalnızca bir operasyonun yarattığı kaygıyla değil, hakkımızda ortaya atılan suçlamalarla da karşı karşıyayız.

Derneğimiz, Dernekler Kanunu’na muhalefet ve müstehcenlik suçlamalarıyla ilişkilendiriliyor.

Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiasının arka planında ise LİSTAG’ın çocukları LGBTİ+ olan ailelerin bir araya gelmesini, çocuklarını saklamak ya da onlardan uzaklaşmak zorunda kalmadan aile bağlarını korumasını destekleyen bir dernek olduğu yönündeki yaklaşım bulunuyor. Burada durup düşünmek gerekiyor.

Biz gerçekten ne yapıyoruz?

Biz kimseye nasıl yaşayacağını öğretmiyoruz.

Biz kimseyi LGBTİ+ olmaya çağırmıyoruz.

Bizim yaptığımız çok daha basit bir şey. Ailelerle bir araya geliyor, çocuklarının hayatıyla ilgili öğrendikleri karşısında onları dinlemelerini, anlamaya çalışmalarını ve çocuklarıyla bağlarını korumalarını destekliyoruz.

Çünkü bizim aile anlayışımızda aile, tek bir kalıba sığmak zorunda değildir.

Bir ailenin var olabilmesi için bütün çocukların aynı olması gerekmez.

Bir annenin çocuğunu sevebilmesi için çocuğunun hayatının kendi hayal ettiği gibi olması gerekmez.

Aile, çocuğumuzun bizim istediğimiz kişi olmasını beklemek değil, kendi hayatını kurarken onun yanında kalabilmektir.

Neşe Tamer yazdı | Aile ne zaman güvendedir?: Bir LGBTİ+ annesinin gözünden “Ailem Güvende” operasyonları

Biz LİSTAG olarak aileyi parçalamıyoruz.

Tam tersine, ailelerin çocuklarıyla bağlarını koparmaması için çalışıyoruz.

Bir anne çocuğunun LGBTİ+ olduğunu öğrendiğinde onu evden göndermesin diye çalışıyoruz.

Bir baba çocuğuyla konuşabilsin diye çalışıyoruz.

Bir aile, çocuğunun hayatı ile kendi değerleri arasında bir yol bulabilsin diye yan yana geliyoruz.

Bu nedenle bizim aile anlayışımız, “geleneksel aileye karşı” değildir.

Biz ailenin içinde zaten var olan sevgiyi, bağı ve sorumluluğu korumaya çalışıyoruz.

Çünkü LGBTİ+ çocuklar ailelerin dışında yaşamıyor.

Onlar bizim çocuklarımız.

Bizim evlerimizde büyüyorlar.

Bizim sofralarımızda oturuyorlar.

Bizim için endişeleniyorlar.

Biz onlar için endişeleniyoruz.

Ve biz anneler çocuklarımızın hayatında LGBTİ+ kelimesinden çok daha önce onların gülüşünü, korkusunu, sevgisini, başarısını ve kırgınlığını görüyoruz.

“Aileyi korumak” dediğimizde kimi koruduğumuzu düşünmemiz gerekiyor.

Çünkü aile yalnızca korunması gereken bir kurum değildir.

Aile aynı zamanda korunmaya, anlaşılmaya ve birbirine güvenmeye ihtiyaç duyan insanların evidir.

Bir ailenin güvenliği, başka insanların güvensizliği üzerine kurulamaz.

Bir çocuğu korumanın yolu, onun kimliğini suç şüphesiyle yan yana getirmekle olamaz.

Bir toplumu korumanın yolu, o toplumun bir parçası olan insanları görünmez hale getirmek olamaz.

Ve aileyi korumanın yolu, ailelerin çocuklarıyla birlikte yaşadığı gerçekleri yok saymak olamaz.

Biz anneler bunu çok iyi biliriz.

Çünkü bir anne çocuğunun kapıdan çıkarken arkasından baktığında, onun eve sağ salim dönmesini ister.

Kim olduğundan bağımsız olarak.

Kimi sevdiğinden bağımsız olarak.

Nasıl yaşadığından bağımsız olarak.

Çünkü annelik, çocuğunun hayatını kendi doğrularına göre düzenlemek değil, onun hayatında güvenli bir yer olabilmektir.

Bugün bütün annelere seslenmek istiyorum:

Bir an için kendi çocuğunuzu düşünün.

Size gelip hayatıyla ilgili, sizin alışık olmadığınız bir gerçeği anlattığını düşünün.

O anda ondan vazgeçer misiniz?

Yoksa önce onu dinler misiniz?

İşte bizim yıllardır yaptığımız şey bu.

Dinlemek.

Anlamaya çalışmak.

Korksak bile çocuğumuzun elini bırakmamak.

Bizim mücadelemiz yalnızca LGBTİ+ çocukların mücadelesi değildir.

Bu aynı zamanda ailelerin çocuklarıyla birlikte yaşayabilme hakkının mücadelesidir.

Bu operasyon çerçevesinde iki kurucu üyemiz gözaltına alındı ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

85 yaşındaki bir başka kurucu üyemiz ise uyuşturucu testine tabi tutuldu ve ifadeye çağrıldı.

Bunlar bizim için yalnızca hukuki işlemlerden ibaret değil.

Bunlar yıllardır çocuklarının yanında duran insanların hayatlarına dokunan olaylar.

Ve bütün bunların “aileyi korumak” adına yapılması, bizi bir kez daha şu soruya getiriyor:

Aileyi gerçekten nasıl güvende tutacağız?

Bizim cevabımız açık.

Korkutarak değil.

Dışlayarak değil.

İnsanları kimlikleri nedeniyle şüpheli hale getirerek değil.

Aileleri birbirinden uzaklaştırarak değil.

Dinleyerek.

Anlayarak.

Çocuklarımızın elini bırakmayarak.

Ve herkesin kendi hayatıyla, kendi ailesiyle, kendi kimliğiyle onurlu ve güvenli bir şekilde yaşayabileceği bir toplum kurarak.

Biz LİSTAG olarak suç işlemedik.

Ailelerin çocuklarıyla bağlarını koruyabilmeleri için çalıştık.

Çocuklarımızı sevdik.

Onları anlamaya çalıştık.

Ve bundan sonra da aynı şeyi yapmaya devam edeceğiz.

Çünkü biz ailelerin korkuyla değil, sevgiyle ve birbirine güvenerek bir arada kalmasını istiyoruz.

Çünkü bizim için güvenli aile, birbirinden vazgeçmeyen ailedir.

Ben bir anne olarak bunu istiyorum.

LİSTAG olarak da bunun için burada olmaya devam edeceğiz.



Neşe Tamer hakkında

Neşe Tamer bir LGBTİ+ annesi ve LİSTAG Genel Koordinatörüdür. Sekiz yıldır LİSTAG’da ailelerle birlikte çalışmakta, ailelerin birbirlerinden güç almaları ve dayanışma içinde olmaları için çalışmalar yürütmektedir.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş