İSTANBUL (Medyascope) – İspanya’da hızla yükselen kiralar ve ev fiyatları, yetersiz konut arzı, turistik kiralamalar ve sınırlı sosyal konut stoku giderek daha fazla haneyi zorluyor. 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın 70 yıldır yaşadığı evden çıkarılması ise uzun süredir büyüyen krizin sembolü oldu. Peki İspanya’daki konut krizi neden bu kadar derinleşti?
İspanya’da konut krizi uzun süredir yalnızca ev satın almak isteyenlerin değil, kiracıların, gençlerin ve düşük gelirli hanelerin de en büyük sorunlarından biri.
Ev fiyatları çift haneli oranlarda yükselirken kiralar da artmaya devam ediyor. Buna karşılık yeni konut üretimi, özellikle Madrid, Barcelona, Akdeniz kıyıları ve adalar gibi talebin yoğun olduğu bölgelerde ihtiyacı karşılamıyor.
Krizin sembolü ise Madrid’de yaşayan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal oldu.

Yaklaşık 70 yıldır aynı evde yaşayan Abascal, mülkün el değiştirmesinin ardından kirasının aylık yaklaşık 500 eurodan 2 bin 650 euroya çıkarılmak istenmesi üzerine evini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Daha sonra kira 1.650 euroya indirilse de Abascal’ın aylık 1.350 euroluk emekli maaşı bu miktarı karşılamaya yetmedi.
23 Eylül’de evinden sedyeyle çıkarılan ve daha sonra hastaneye kaldırılan Abascal’ın görüntüleri ülke genelinde büyük tepki yarattı. Madrid’de on binlerce kişi sokaklara çıkarken başkentte Puerta del Sol meydanında yüzlerce çadırın kurulduğu bir protesto kampı oluşturuldu.
Tepkilerin ardından Abascal’ın yeniden evine dönmesini sağlayacak bir anlaşmaya varıldığı açıklandı. Avukatı Beatriz Duro, yeni sözleşmeyle Abascal’ın önceki seviyeye yakın bir kira ödeyeceğini ve büyük bir artışın önüne geçileceğini söyledi.
İspanya’da ev fiyatları ne kadar arttı?
İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre konut fiyatları 2026’nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,2 yükseldi.
İkinci el konutlarda yıllık artış yüzde 12,9’a ulaşırken yeni konut fiyatları yüzde 7,4 arttı. Bir önceki çeyreğe kıyasla genel fiyat artışı ise yüzde 3,4 oldu.
Kiralar da benzer şekilde yükseliyor. Ağustos 2026’da ilanlardaki ortalama kira metrekare başına 15,1 euroya ulaştı. Bu rakam bir yıl öncesine göre yüzde 5,8’lik artış anlamına geliyor.

Daha uzun vadeli tablo ise sorunun boyutunu daha net ortaya koyuyor. Son on yılda İspanya’da kiraların yüzde 80, konut fiyatlarının ise yüzde 63 arttığı belirtiliyor. Konut maliyetlerinin hane gelirleri üzerindeki baskısı da Avrupa ortalamasının üzerinde.
2024’te piyasa fiyatından kirada yaşayanların yüzde 28,1’i, kullanılabilir gelirlerinin yüzde 40’ından fazlasını konuta harcadı. Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 19,2’ydi.
İspanya’da neden yeterince konut yok?
Krizin temelinde arz ile talep arasındaki dengesizlik var.
İspanya’nın nüfusu ve hane sayısı artarken özellikle büyük kentlerde yeni konut üretimi talebi karşılayacak hızda ilerlemiyor. İspanya Merkez Bankası da konut açığını piyasadaki fiyat artışının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriyor.
Sorun ülkenin her yerinde aynı değil. Nüfusu azalan ve boş konutların bulunduğu bölgeler mevcut ancak bu evler iş, eğitim ve turizm nedeniyle talebin yoğunlaştığı Madrid, Barcelona, Málaga veya Palma gibi kentlerdeki açığı gidermiyor.
İspanya Merkez Bankası, ülkede talep ile yeni konut üretimi arasındaki fark nedeniyle yaklaşık 700 bin konutluk açık bulunduğunu tahmin ediyor.
Bugünkü tablo, 2008’de patlayan emlak balonunun etkilerini de taşıyor. Finansal kriz öncesinde ucuz krediyle büyük bir inşaat patlaması yaşayan İspanya’da balonun patlaması çok sayıda inşaat şirketinin kapanmasına, bankacılık sisteminde sorunlara ve konut üretiminin keskin biçimde düşmesine yol açtı.
İnşaat sektörü daha sonra toparlansa da kriz öncesindeki seviyelere dönemedi. Yeni projelerin hayata geçirilmesi için arazi planlaması, ruhsat, finansman ve inşaat süreçlerinin yıllar alması da arzın hızla artırılmasını zorlaştırıyor.
Büyük ev sahiplerinin payı ne?
Konut krizindeki tartışmalardan biri de kiralık konutların kimlerin elinde olduğu.
İspanya Tüketici İşleri Bakanlığı ile CSIC tarafından hazırlanan bir rapora göre normal kiralık konutların yalnızca yüzde 39’u kiraya verdiği tek bir evi bulunan bireysel ev sahiplerine ait.
Geri kalan yüzde 61 ise iki veya daha fazla konutu kiraya veren bireysel mülk sahipleri, şirketler, fonlar ve kamu kurumlarının elinde bulunuyor.
Büyük kentlerde bu yoğunlaşma daha da belirgin.
Bireysel ev sahiplerinin kiraya verdiği konutlar içinde birden fazla mülke sahip kişilerin payı Barcelona’da yüzde 60,8, Madrid’de yüzde 56,4, Valencia’da ise yüzde 55.
2016-2023 arasında birden fazla kiralık konuta sahip kişilerin elindeki konut sayısı yüzde 39,9 arttı. Tek konut kiraya verenlerdeki artış ise yüzde 30,4 oldu.
Nüfus artışı krizi büyütüyor mu?
İspanya’nın nüfusu güçlü göçün etkisiyle 50 milyona yaklaşırken yeni hanelerin sayısı da artıyor ancak konut piyasasında yalnızca nüfus artışı değil, hane sayısı da belirleyici.
Ayrılan çiftlerin iki ayrı eve ihtiyaç duyması, gençlerin aile evinden ayrılması veya çalışanların başka şehirlere taşınması, toplam nüfus aynı kalsa bile konut talebini artırabiliyor.
Özellikle Madrid gibi büyük istihdam merkezlerinde yeni gelenler, öğrenciler, çalışanlar, aileler ve evden ayrılmaya çalışan gençler aynı sınırlı konut stoku için rekabet ediyor.
Turistik kiralama ve yabancı alıcıların etkisi ne?
Turistik kiralamalar ve yabancı alıcılar da konut piyasası üzerindeki baskının bir başka parçası.
Turistik konutlar özellikle ziyaretçi talebinin yüksek olduğu büyük şehirlerde, adalarda ve kıyı bölgelerinde uzun süreli kiralamaya sunulan konut sayısını azaltabiliyor.
Yabancı alıcıların satış piyasasındaki payı ise 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 15,98 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı.
Bu oran Balear Adaları’nda yüzde 32,27’ye, Valencia bölgesinde ise yüzde 31,03’e ulaştı ancak yabancı talebinin etkisi ülkenin her bölgesinde aynı değil ve konut krizini tek başına açıklamıyor.
Sosyal konut neden kritik?
İspanya’yı diğer birçok Avrupa ülkesinden ayıran önemli unsurlardan biri sosyal konut stokunun küçüklüğü.
Avrupa Komisyonu verilerine göre sosyal amaçlı ayrılmış konutların toplam stok içindeki payı İspanya’da yaklaşık yüzde 1,5-1,7 arasında.
Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 6-7 seviyesinde.
Bu nedenle düşük ve orta gelirli hanelerin büyük bölümü doğrudan özel kiralık konut piyasasına bağımlı. Özel kiraların hızla yükseldiği dönemlerde, piyasadan çıkmak zorunda kalan haneleri barındırabilecek kamu konutu sayısı sınırlı kalıyor.
Gençler aile evinden çıkamıyor
Krizin en belirgin sonuçlarından biri de gençlerin bağımsız yaşam kurmakta giderek daha fazla zorlanması.
2025’te 26-34 yaş arasındaki İspanyolların yüzde 44,3’ü hâlâ anne ve babasıyla birlikte yaşıyordu.
Bu kişilerin yüzde 47,3’ü bunun temel nedeninin ev satın almaya veya kiralamaya güçlerinin yetmemesi olduğunu söyledi.
Yeni bir eve taşınmayı düşünüp vazgeçenler arasında ise yaklaşık her 10 kişiden yedisi fiyatların çok yüksek olmasını temel engel olarak gösterdi.
Bu nedenle konut krizi yalnızca düşük gelirli kiracıları değil, gençleri, aileleri ve yıllardır aynı evde yaşayan yaşlıları da etkiliyor.
Maricarmen Abascal neden krizin sembolüne dönüştü?
Maricarmen Abascal’ın yaşadıkları, konut krizinin pek çok boyutunu tek bir olayda görünür hale getirdi. Abascal ilk kez ev arayan genç bir kiracı değil, yaklaşık 70 yıl boyunca aynı dairede yaşamış 87 yaşında bir kadın.

Babası evi ilk kez 1956’da kiraladı. Ailesinin ölümünden sonra da aynı evde kiracı olarak yaşamayı sürdüren Abascal’ın karşı karşıya kaldığı tahliye süreci, konut güvencesizliğinin yalnızca yeni kiracıları değil, onlarca yıldır aynı evde yaşayan insanları da etkileyebileceğini gösterdi.
Evden çıkarılmasının ardından başlayan protestolar kısa sürede Maricarmen’in bireysel hikâyesinin ötesine geçti.
Madrid’de on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi, Puerta del Sol’da yüzlerce çadır kuruldu. Barcelona’da göstericiler yolları kapatırken konut hareketleri tahliyelerin durdurulması, kısa süreli ve oda kiralamalarının düzenlenmesi gibi taleplerle hükümete baskıyı artırdı.
Başbakan Pedro Sánchez, hükümetin konut konusunda yeni önlemler üzerinde çalıştığını ve bir kararname hazırladığını açıkladı ancak parlamentoda çoğunluğu bulunmayan Sánchez hükümetinin kapsamlı düzenlemeleri hayata geçirip geçiremeyeceği belirsiz.
Maricarmen’in evine dönmesini sağlayan anlaşma protestocular tarafından bir kazanım olarak görülse de konut hareketleri bunun daha geniş bir sorunu çözmediğini ve eylemlerin süreceğini söylüyor.








