TBMM’de yeni yasama yılı başladı: Özgür Özel, Erdoğan konuşurken salonu terk etti, Bahçeli’den gül hediyesi

İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na bugün düzenlenen törenle başladı. Meclis’in yeni yasama döneminde ekonomi ve fon soruşturması başta olmak üzere yargı, yeni anayasa tartışmaları, demokratikleşme ve Meclis’in gündemindeki yasa teklifleri öne çıkacak. Ankara muhabirimiz Özgecan Özgenç ve Medyascope editörleri gün boyunca gelişmeleri size aktarıyor.

TBMM'de yeni yasama yılı
TBMM’de yeni yasama yılı başlıyor
33 dakika önce 16:00

TBMM'de yeni yasama yılı başladı: İşte yaşananlar

  • Tutuklu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama dönemine başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevine başladı. TİP yeni yasama yılı açılışını boykot etme kararı aldı.
  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, İzleme Komisyonu'nun "1 hafta 10 gün içinde kurulmasını umduğunu" söyledi.
  • YENİ Parti, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmaya başlarken Genel Kurul salonunu terk etti.
  • Meclis'te konuşan Erdoğan "Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hâkim kılacağız" dedi.
  • Erdoğan, Meclis'teki konuşmasının ardından DEM Parti heyetiyle tokalaştı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Erdoğan'a gül verdi. 
  • YENİ Parti heyeti MHP ve DEM Parti sıralarıyla selamlaştı. Özgür Özel daha sonra AKP sıralarıyla da tokalaştı.

 

EngelliWeb'in sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi

İfade Özgürlüğü Derneği'nin (İFÖD) erişim engellemelerini izleyen ve belgeleyen EngelliWeb projesinin X hesabı erişime engellendi, hesap henüz Türkiye'den görünmez kılınmadı. 

 

Kılıçdaroğlu locada

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yasama yılının açılışını TBMM'de locadan takip etti.

Meclis açılış konuşmasını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yaptı.

YENİ Parti heyeti MHP ve DEM Parti sıralarıyla selamlaştı

Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti heyeti MHP ve DEM Parti sıralarıyla selamlaştı. Özgür Özel daha sonra AKP sıralarıyla da tokalaştı.

Meclis açılışında DEM Parti heyeti MHP ve AKP sıralarıyla tokalaştı

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Meclis açılışında MHP ve AKP sıralarıyla tokalaştı. 

DEM Parti grubundan bazı kişilerin YENİ Parti sıralarıyla tokalaştığı da görüldü.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis'te konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında Genel Kurul'a seslendi. Erdoğan konuşmasında kutuplaşmaya, fon krizine ve "Terörsüz Türkiye" sürecine değindi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında TBMM Genel Kurulu'nda kürsüye çıktı.

Erdoğan, Meclis'in tarihine ilişkin şunları söyledi:

"Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu Neclis mazlum milletlere örnek oldu."

Erdoğan yeni yasama yılında özgür ve saygılı bir tartışma ortamı istedi

Erdoğan, Meclis'in itibarı ve siyasetçilerin sorumluluğu üzerine şu değerlendirmede bulundu:

"Milli iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkı veçhile hizmet etmektir."

Erdoğan fon piyasasındaki sorunun çözümüne ilişkin konuştu

Erdoğan, ekonomiye ilişkin "Bölgemizdeki savaş ve krizlere rağmen Türkiye'yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık" dedi. Erdoğan, ardından fon piyasasındaki gelişmelere geçti:

"Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz."

Erdoğan, çözüm sürecindeki yaklaşımlarını şu sözlerle anlattı:

"Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz."

Erdoğan, konunun "iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna" dönüşmesine fırsat vermeyeceklerini söyledi.

Erdoğan kutuplaşmayı siyasetin öncelikli meselesi olarak tanımladı

Erdoğan, konuşmasında siyasetteki kutuplaşmaya geniş yer ayırdı ve şunları söyledi:

"Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında toplumda 'iç kanamaya' sebep olan yapay kutuplaşma yer alıyor."

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz, sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur."

Erdoğan, muhalefete yönelik olarak da "Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur" dedi.

Erdoğan siyasetin önündeki iki seçeneği sıraladı

Erdoğan, küresel ve bölgesel gelişmelerin siyasete yeni bir yol çizdiğini savunarak şunları söyledi:

"Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hâkim kılacağız."

Numan Kurtulmuş: "Tarihi bir kapı sonuna kadar açıldı"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atatürk Anıtı'na çelenk bırakarak yeni yasama yılının "hayırlara vesile olmasını dilediğini" söyledi. 

PKK'nın feshi ve silah bırakmasının yetkili kurumların teyidine tabi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, sürecin Meclis'te siyasi partilerin katılımıyla kurulacak bir "İzleme Komisyonu" ile takip edileceğini dile getirdi. Kurtulmuş TBMM'nin üç temel sorumluluğu olduğunu söyledi:

"İlkin kanunun tatbikini kuracağımız İzleme Komisyonu marifetiyle izlemektir.

İkincisi terör örgütün fesih ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitleri, yürütmenin dosya bazında kararlarını hukuk ölçüsü içinde izlemektir.

Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir."

Yeni çözüm süreci döneminin söz ve davranışların birbirini tamamlayacağı bir süreç olması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, ayrıştırıcı söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu. Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağduyunun korunması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, "Milletimizin ümidini hedef alan aceleci hükümlerden ısrarla ve dikkatle kaçınacağız. Silahın bütünüyle devreden çıktığı ve siyasetin meseleleri serbestçe konuşabileceği zemine emin adımlarla ilerleyeceğiz" diye konuştu.

Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni anayasa çağrımızı bir kez daha tekrarlıyorum; Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. Tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşların yaşadığı kaygıları dikkatle takip ediyoruz. Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeyi TBMM olarak asla vazgeçmeyeceğiz, asla bırakmayacağız. Kıbrıs Türk halkının uluslararası statüsünü savunmayı sürdüreceğiz.Bu yıl TBMM olarak çok sayıda toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünyanın en yoğun çalışan parlamentoları arasında yer alıyoruz. Fikirlerimizi kararlılıkla savunalım ama karşı fikri de dinleyelim. Kavga görüntülerinin sözümüzün ağırlığını zedelemesine asla izin vermeyelim."

Özgür Özel, butlan CHP'sini ikiyüzlülükle suçladı

YENİ Parti lideri Özgür Özel, belediye başkanlarına yönelik operasyonlarla ilgili ikiyüzlü tavır almakla suçladığı butlan CHP'sine yüklendi:

"Belediye başkanlarının nasıl yargılanacağı, sorgulanacağı bellidir. Savcı eliyle sabahın 6'sında belediye başkanı alma işi siyasidir, hepimiz biliyoruz.

Bu kişi YENİ Partili olsa da siyasidir ve CHP’li olsa da siyasidir, DEM Partili olsa da siyasidir, İYİ Partili olsa da siyasidir.

Biz siyasi operasyonlara karşı ayrımsız, net dururuz. Bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız, çok net bir şekilde. Bizim arkadaşlarımız, bize yakın siyasiler, bizim yol arkadaşlarımız operasyona uğradığında ‘Arınma, arınma’ diyenlerin; bize yakın arkadaşlar olunca‘Bu davalar siyasi değil ki, bu davalar adli süreçler. O yüzden gitsinler, arınsınlar, hesap versinler’diyenlerin kendilerine bir gıdım, yani ‘Ben partide kalacağım’diye söyleyen bir belediye başkanına aynı şey yapıldığında heyet görevlendirmeleri ve buna tepki gösteren yaklaşımları ikiyüzlülüğün dik alasıdır.

AK Parti’nin operasyon yaptığı; senden ise sahiplen, senden değilse AK Parti ile aynı sözleri sahiplen. ‘Arınma’ de. ‘Arınacaklar, gelecekler’ de. Ondan sonra sana bir miktar meyilli kendince gördüğün kişiler olduğunda bu sefer savunma diline geç. Bu ikiyüzlülüğü milletimizin önünde teşhir ediyorum ve bunu tarih önünde kınıyorum.”

Özgür Özel: "Erdoğan ve arkadaşlarının utanması kalmamış"

YENİ Parti Genel Başkaı Özgür Özel, Mersin Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'in gözaltına alınmasıyla ilgili konuştu:  

 

"Vahap Seçer geçen seçimin rahmetli Ferdi Zeyrek ve Mansur Yavaş'la birlikte Türkiye şampiyonudur. Millet yüzde 60 oyla karar vermiştir. Vahap Seçer ayrıca Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı'dır. TBB'de başkanlığı kaybetmiş olmanın verdiği hırçınlıkla bu işleri yapıyorlar. Ayrıca Mersin operasyonunun fon krizinin üstünü öreteceğini umuyorlar.   İstanbul Adalar'da operasyon yaptılar. Belediye Başkanı ve arkadaşlarımızı hapse koydular. CHP'den seçilen başkanvekilini istifa ettirdiler ve Adalar'a çöktüler. Üsküdar'da yaşananları hep birlikte izledik. Üsküdar'da suçüstü yakalandılar. Şimdi Ataşehir'e bakın. Altı kişiyi birden çeşitli yöntemlerle taraf değiştirtiyorlar. Durum şu anda 18-18'e geliyor ve bizim Ataşehir Belediye Başkanvekilimize... Bakın, şimdiden ihbar ediyorum. Daha bir ay önce seçilmiş, ne olabilir? 'Gizli tanık var; Ya istifa edersin ya seni içeri atarız' tehditleri üzerinden orada seçim yeniletmeye çalışıyorlar.  

 

Maksat ne? Buradaki her bir belediye başkanvekili İBB'de görev yapar. Şu andaki partisinden değil de AK Parti'den bir başkanvekili seçildiğinde bir oradan sil, bir buraya yaz. Şimdi İstanbul'u almaya çalışıyorlar.  

 

Artık Erdoğan ve arkadaşlarının utanması kalmamış. Siyaseten ar damarları çatlamış.  

 

Milletvekillerine teker teker rozet takmanın, belediye başkanlarına daha yolda herkesin gözü önünde canlı yayında 'Geleceksen bize gel, müsaitiz' demeyle övünüyor. Ar damarları çatlamış, utanmaları kalmamış. Kendisi söylüyordu, 'Bir partiden seçildiysen, o partiden istifa ediyorsan görevinden de istifa et' diye. Şu anda içindeki duruma bakın.”    

 

Özgür Özel , Erdoğan konuşurken Meclis'i terk etti

Meclis açılıyor

YENİ Parti, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmaya başlarken Genel Kurul salonunu terk etti:

"Ana muhalefet partisi olarak Meclis'in açılışına katıldık, Meclis Başkanı'nın konuşmasını dinledik, İstiklal Marşımızı okuduk   Bu vakitten sonra partimize yargı darbesi yapıp, partinin genel başkanını, yönetimini değiştirip yerine işine gelen bir atama yapan birisini, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan birisini, daha bu sabah Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerini kazanabilmek için suçsuz günahsız Mersin Belediye Başkanı'na operasyon yapan birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesini değerlendirdi:  

"Bu konularda herhangi bir değerlendirme yapmayı lüzumsuz bir alana lüzumsuz önem atfetmek olarak değerlendiriyorum"

Özgür Özel: "T24'e yapılanı kabul etmiyorum"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Medyascope muhabiri Özgecan Özgenç'in T24'ün kapatılmasına ilişkin sorusuna cevap verdi:

"Türkiye siyasi tarihi, hukuk tarihi ve basın tarihi açısından utanç verici bir iştir. T24, gazetecilik ahlakına sahip, mesleklerini yapmak isteyen, pek çoğu diğer alanlarda da mesleklerini yaparken doğruları yaptı, mesleğini iyi yaptı diye işsiz kalmış ama onuruyla, kendi emekleriyle, çabalarıyla gazetecilik yapan kişilerdir.

T24’ün objektif haberciliğinden kimsenin bir şüphesi yoktur. T24 ne bir siyasi tutum ne bir pozisyon değil, siyasette ne oluyorsa onu yansıtmaya çalışan bir haber kanalıdır.

Buraya sadece kendilerine özel bir gündem yaratmak, bir şeytan bulmak, o şeytana karşı kendi arkalarına bir grup toplama peşinde olanların T24’ün objektif haberciliğini cezalandırmaları ve T24’ün basın tutumunu, basındaki doğru pozisyonundaki duruşlarını cezalandırmalarını kabul etmiyoruz.

İlk fırsatta dayanışma ziyaretinde bulunacağım. Hukuken yapılması gereken neyse takip ediyoruz."

Meclis açılıyor

Medyascope muhabiri Özgecan Özgenç'in aktardığına göre Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile Meclis Başkanvekilleri ve partilerin grup başkanvekilleri Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı.

Törene İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de katıldı.

TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışını saat 14:00'te AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul konuşmasıyla yapacak.

 

Kılıçdaroğlu : "Mesele yalnızca Vahap Seçer meselesi değil, bu Türkiye’nin beka sorunudur"

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de arasında bulunduğu 59 kişi hakkında verilen gözaltı kararına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

“Vahap Seçer… Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı. Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim. Bu sabah ne yaptılar? Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına aldılar. Soruyorum: Vahap Seçer kaçacak mıydı? Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi? Nedir bu şafak baskınları? CHP’liysen ifadeye çağrılmak yok. Sabahın karanlığında kapına polis dayanacak, gözaltına alınacaksın. Ama iktidarın çevresindeysen başka bir hukuk var.

Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz. Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. Milyarlarca liralık işlemler ortaya çıktı. AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor. 

Fon skandalının en kritik koltuklarında kimlerin oğullarının, kimlerin damatlarının oturduğu ortaya çıkıyor. İki soru soran var mı? Yok. Savcı çağırıyor mu? Yok. Gece yarısı savcılık kararlarıyla, AK Partili bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor. Bunları haber yapan gazetecilere ne yapılıyor? Erişim engeli. Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et. Yetmedi mi? Gündemi değiştir. Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder. Şafak baskını yap. Gözaltına al. Türkiye fon skandalını konuşmasın. Yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın. İktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın. Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap. Bu nedir Allah aşkına? Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde?

Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı. Bunun adı hukuk devleti değildir. Bunun adı adalet değildir. Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir. Bu mesele yalnızca Vahap Seçer’in meselesi değildir. Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur. Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Bir ülke böyle yönetilemez. Türkiye böyle yönetilemez.”

Mahmut Arıkan: "Önümüzdeki hafta fon krizinin konuşulmaması sağlanacak"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Meclis'teki yasama yılı açılış töreni öncesi gazetecilere fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:  

“Artık iktidar en yorgun dönemi içine girdi. Ülkemiz için yapabileceği hiçbir şey kalmadı. Özellikle cumhurbaşkanlığı sisteminden sonra çözebildiği kriz yok. Her krizin pansuman tedbirlerle gündemden düşürüldüğünü görüyoruz. Korkuyorum ki, fon krizinde de böyle bir son bekliyor. Her sabah yeni operasyonlarla olayın soğutulması ve gündemden uzaklaştırılması gayretindeler. Önümüzdeki hafta fon krizinin Türkiye'de konuşulmaması sağlanacak.”

 

Feti Yıldız: "Komisyonun 1 hafta 10 gün içinde kurulmasını umuyorum"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız Meclis’in yeni yasama yılı başlangıcı öncesi gazetecilere çözüm süreci ve fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:  

“Çerçeve yasanın sahada uygulanmasıyla ilgili mecliste partilerin oy ya da temsil oranına göre komisyon kurulacak. Bu komisyonun görevleri çerçeve yasannın 7. maddesinde belli. İzleme yapacak, herhangi bir yaptırım yok, kanun teklifi verebilir, tavsiyelerde bulunabilir. Komisyonun 1 hafta 10 gün içinde kurulacağını umuyorum. Herhalde bugün ya da yarın partilere üye bildirimi için yazı gönderilir diye düşünüyorum.  

Fon soruşturmasında devletimiz her türlü tedbiri alıyor, takibi yapıyor. Devletimize güvenelim. Yetimin fakirin hakkını kimseye yedirmez. Yasal süreç devam ediyor. Ben suçsuzluk karinesine inanırım. Bunun a ya da b şahsı olması benim için fark etmez. Meclis'te araştırma komisyonu kurulmasını gerekli görmüyorum, tamamen adli bir mesele.”

TİP, Anayasa Mahkemesi önünde: "Her şey normalmiş gibi, o Meclis'e gitmek, Tayyip Erdoğan'ı dinlemek içimize sinmiyor"

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, milletvekilleri Sera Kadıgil ve Ahmet Şık, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama yılı dolayısıyla toplanacak TBMM Genel Kurulu'na katılmayarak, geçen hafta emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun, "Para için değil, onurumuz için" diyerek yaşamına son verdiği Anayasa Mahkemesi önünde bir araya geldi.

Burada açıklama yapan TİP Lideri Erkan Baş, "Sanki Türkiye'de bir Meclis bırakılmış gibi, sanki o Meclis'te gerçekten halkın iradesi temsil ediliyormuş gibi, sanki o Meclis gerçekten halkın sorunlarıyla ilgileniyormuş gibi, sanki bu ülkede anayasaya uyuluyormuş gibi her şeyi normal kabul ediyormuşuz gibi o Meclis'e gitmek, o sıralara oturmak, Tayyip Erdoğan'ı dinlemek içimize sinmiyor" diye konuştu. 

"Emekli polisin hayatına son vermesinin, sıradan bir olaymış gibi algılanmasını doğru bulmuyoruz"

Erkan Baş, Anayasa Mahkemesi önünde bulunmalarının bir diğer nedeninin emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun hayatına son vermesi olduğunu belirterek, "Emekli bir yurttaşımız, emekli bir polis memuru, 'Para için değil, onurum için' diyerek burada yüzlerce emekli arkadaşıyla beraber katıldığı bir eylem sırasında hayatına son verdi. Bunun sanki hiç yaşanmamış gibi, bunun sanki sıradan bir olaymış gibi, bunun sanki hemen unutulacakmış gibi algılanmasını doğru bulmuyoruz. Buna izin vermeyeceğimizi haykırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi yerine Anayasa Mahkemesi'nin önüne geldik" ifadelerini kullandı.

"Türkiye tarihinin en büyük hırsızlıklarından biri"

Emekli Şekeroğlu'nun hayatına son verdiği sırada "Türkiye tarihinin en büyük hırsızlıklarından, en büyük yolsuzluklarından bir tanesinin yaşandığını" söyleyen Erkan Baş, şöyle devam etti: 

"Günlerdir adına fon skandalı denilen, fon yolsuzluğu denilen ama özü itibarıyla iktidar sahiplerinin ve onların etrafında kümelenmiş para babalarının servetlerini büyüttükleri çok büyük bir yolsuzluğun, çok büyük bir hırsızlığın içindeyiz. Şimdi bunlar yaşanırken, sanki memlekette adil bir yargı sistemi varmış gibi, sanki bu iktidar bunlarla, bu hırsızlarla suç ortağı değilmiş de onlara karşı mücadele ediyormuş gibi bir görüntü vermeye, bunun üzerini kapatmaya çalışıyorlar. Şu ana kadar ulaşabildiğimiz bütün bilgileri tüm yurttaşlarımızla paylaşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ancak ve ancak yurttaşlarımız bu meseleye sahip çıkarsa, ancak ve ancak bu ülkenin onurlu insanları bu hırsızların yakasına yapışırsa bunlardan hesap sorulabilir ve bunların bir daha yaşanmasını engelleyebiliriz. Bunun dışında bugün Meclis'te yapılacak konuşma, yarın belki toplumsal baskıyı hafifletmek için iktidar eliyle Meclis'te kurulacak komisyon, bizim gerçekleri öğrenmemizi değil, tam tersine bu gerçeklerin üzerine örtmek için yürütülen bir PR çalışmasıdır." 

"Sanki suç şebekeleriyle hesaplaşıyormuş gibi masal anlatmalarına karnımız tok" 

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın fon soruşturmasıyla ilgili, "sanki ufak tefek yanlışlar yapan birileri varmış da iktidarın, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu süreçten haberi yokmuş gibi bir mesaj vermeye" çalıştığını öne sürerek, şunları söyledi:

"Bugün Tayyip Erdoğan'ın Meclis'te yapacağı konuşmanın içeriğini bilmiyoruz; ama günlerdir sürdürülen kampanya bize bunu gösteriyor: Bizzat bu suç şebekesinin en başındaki kişilerin, sanki bu suç şebekesiyle hesaplaşıyorlarmış gibi bize masal anlatmalarına karnımız tok. Biz bu ülkenin gerçek sorunlarını, bu ülkenin gerçekte neler yaşadığını, onun en çarpıcı biçimde yaşandığı yerlerden bir tanesinde, Anayasa Mahkemesi önünde, tüm yurttaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Ve bu hırsızlık düzeninin, bu yolsuzluk düzeninin, bu yağmanın devam edebilmesi için bir taraftan bizi baskıyla, şiddetle, zorla, medya ablukasıyla, bir dijital sıkıyönetim ilan ederek elimizde kalan belki de son haberleşme kaynaklarının üzerine de çökerek kapatmaya çalışırlarken, diğer taraftan da buna karşı sesini yükselten her siyasetçiyi hedef haline getiriyorlar."

"AYM'nin kararları neden uygulanmıyor?"

Hatay Milletvekili Can Atalay'ın durumuna da değinen Baş, "Ülkemizde bir Anayasa Mahkemesi var mıdır? Varsa bu Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlar neden uygulanmamaktadır?" diye sordu.

Can Atalay'ın yeni yasama yılının başladığı bugün 24 saatlik açlık grevine başladığını ve eylemini Hatay'ın temsil hakkı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yerine getirmesinin önündeki engellerin kaldırılması talepleriyle gerçekleştirdiğini bildiren Erkan Baş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da seslenerek, Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik işlemi eleştirdi.

Baş, "Yapılması gerekenin, Can Atalay'ın kaydının derhal Meclis kütüğüne yapılması gerektiğini defalarca söyledik. Bugün yeni yasama yılının açılışında Anayasa Mahkemesi'nin önünden bir kez daha bu çağrıyı yapıyoruz" dedi.

"Gazeteciler, yazarlar işlerini yaptıkları için cezaevine atılıyor"

Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığını, seçilmiş siyasetçilerin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının cezaevinde tutulduğunu savunan Baş, gazeteciler ve yazarların da "işlerini yaptıkları ve gerçekleri söyledikleri için" cezaevine atıldığını ya da çalışabilecekleri mecraların engellendiğini söyledi.

Erkan Baş, "Tüm bunların ortasında bir avuç para babası, bir avuç holding sahibi sermaye, her gün servetlerine servet katarken, biz açlığa, yoksulluğa, sefalete, geleceksizliğe mahkum ediliyoruz. Bu ülkede insanlar sadece insan gibi yaşamak istiyorlar. İnsan gibi yaşamak, evlerine huzur içinde gitmek, iş yerinde ölüm korkusuyla çalışmamak, emekli olduklarında yaşamlarını sürdürebilmek, ez cümle insan olmak istiyorlar. Bu haksızlıklara, bu hukuksuzluklara asla ama asla teslim olmayacağız ve eninde sonunda mücadele ederek hep birlikte mutlaka kazanacağız" ifadelerini kullandı.

 

TİP yasama yılı açılışını boykot kararı aldı

Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) yeni yasama yılı açılışını boykot etme kararı aldı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Parti Sözcüsü Sera Kadıgil ve İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Genel Kurul Salonu'nda düzenlenecek olan resmi açılış törenine katılmayacaklarını açıkladı.

TİP Genel Merkezi tarafından konuya ilişkin yayımlanan yazılı açıklamada, son dönemde ülke gündemini sarsan fon skandallarına ve ekonomik krizin ağır faturasına vurgu yapıldı. İktidarın parlamento çatısı altındaki söylemlerinin gerçeklikten uzak olduğunu savunan TİP yönetimi, açıklamasında şu sert ifadelere yer verdi:

“Genel Başkanımız Erkan Baş, Parti Sözcümüz Sera Kadıgil ve İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Şık, TBMM'de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenecek yasama yılı açılışına katılmayacak. Fon vurgununa göz yumanların masallarını dinlemeyecek, halkın gerçek gündemlerini dile getirmeyi sürdüreceğiz.”

Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararlarına rağmen tahliye edilmeyen Gezi Parkı davasından tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama dönemine başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevine başladı.

Türkiye İşçi Partisi’nin sosyal medya hesabından Can Atalay’ın mesajı paylaşıldı ve “TBMM’nin açıldığı, yeni yasama döneminin başladığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını savunmak ve emekçilerin, yoksulların duyulmayan sesini duyurmak üzere Seçilmiş Hatay Milletvekilimiz Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başlamıştır. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız” denildi.

Can Atalay mesajında, tüm hukuksuzluklara rağmen cezaevinde olduğunu hatırlattı, “Zaten ülkemizdeki mevcut yargı sistemi nedeniyle haksız bir kararla tutuklu olduğumu şimdilik bir kenara bırakalım. Anayasal açıdan seçildiğim gün ‘yargılamanın durması’, tahliye edilmem ve yemin ederek görevime başlamam gerekiyordu. Hukuksuzca engellendi” dedi.

 

Meclis'in açılacağı gün Vahap Seçer ve 58 kişi gözaltına alındı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı “yolsuzluk soruşturması” kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de aralarında olduğu 59 kişi gözaltına alındı. 

Gözaltına alınanlar arasında Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit de yer aldı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş