İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, T24 haber sitesine getirilen erişim engelini Türkiye’deki sansürün yeni bir aşaması olarak değerlendirdi. Çakır, iktidarın ana akım medyayı ele geçirdikten sonra etkisi artan bağımsız dijital medyayı hedef aldığını öne sürdü.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, T24 haber sitesine getirilen erişim engelini yorumladı, “Dün Türkiye’de sansür tarihine yeni, önemli bir nokta daha eklendi” dedi.
Sulh Ceza Hakimliği, T24’ün bir yıl içinde LGBTİ+’lara yönelik yüzü aşkın haber yayımladığı gerekçesiyle erişim engeli kararı verdi. Kararın gerekçesiz olduğunu savunan Çakır, “Hiçbir gerekçe, açık bir şekilde bir gerekçe yok. Sadece LGBTİ+ propagandası gibi bir ifade var. Savunma alınmıyor, sadece karar tebliğ ediliyor” dedi.
T24’ün elinden gelen bütün hukuki yolları deneyeceğini tahmin eden Çakır, “Ortada hukuki bir karar yok, adil bir karar yok. Hukuk devletiyle bağlı bir şey yok, ifade özgürlüğüyle bağdaşır hiçbir şey yok ama böyle alınan bir karar var” diye konuştu.

“LGBTİ+ haberi yapmak suç olamaz”
Çakır, kararın LGBTİ+ haberleri gerekçe gösterilerek alınmasına itiraz etti ve “LGBTİ+ haberi yapmak suç değil, suç olamaz. LGBTİ+ haklarını savunmak da suç değil, suç olamaz. Bunlar tamamen düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki şeylerdir” dedi. Çakır, “Buradaki esas mesele LGBT meselesi bir bahane. Esas olarak T24’ün susması isteniyor, iktidarın hoşuna gitmediği için” diyerek kararın arkasında siyasi bir amaç gördüğünü öne sürdü.
Eylül başında 17 yaşına basan T24’ün Türkiye’deki en eski haber sitelerinden biri olduğunu hatırlatan Çakır, sitenin fon almadığını ısrarla söylediğini de aktardı. Çakır, Medyascope’un durumunu ise “Biz mesela alıyoruz, gizlemiyoruz” sözleriyle anlattı.

Bağımsız dijital medya “yeni ana akım”
Çakır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2002 sonunda iktidara geldiği andan itibaren medya yapısını değiştirmek için adım adım ilerlediğini ve ilk yıllarda karşılaştığı direnişi Sabah ve Doğan grupları başta olmak üzere pek çok kurumu kendisine yakın kişilere devrederek kırdığını savundu. Çakır, “Türkiye’de ana akım medya diye bilinen medyanın hepsi artık AKP’nin elinde. Hepsi, istisnasız” dedi.
Muhalif bilinen birkaç televizyon kanalının da TELE1’de olduğu gibi kayyum tehdidi altında yayın yaptığını belirten Çakır, “Dijital alanda faaliyet gösteren az sayıda kurum var ve işin ilginci, Türkiye’nin yeni ana akımı bunlar. Yani T24, Medyascope ya da bireysel yayın yapan bazı gazeteciler. Bir Sabah Gazetesi’nin ya da bir Hürriyet Gazetesi’nin artık hiçbir kıymeti harbiyesi kalmadı” dedi. Çakır, iktidarın şimdi denetleyemediği bu yapılara yöneldiğini ve “bunun devamının muhtemelen geleceğini” öne sürdü.
“Olmazsa olmaz olan şey vatandaş desteği”
Çakır, baskıların bağımsız medyayı bitiremediğini ve iktidarın bu saldırılarla gazeteciler kadar vatandaşları da korkutmak istediğini savundu. Çakır, Medyascope’u ziyaret edenlere yıllardır söylediği sözleri de hatırlattı:
“Şu an kapıyı bir polis çalsa, gelip içeri bir polis memuru burası artık kapalıdır dese yapacak hiçbir şeyimiz yok. T24’ün başına gelen maalesef bir anlamda öyle bir şey oldu.”
T24’ün kararı iptal ettirerek ya da başka yollarla yayınını sürdürmesini umduğunu söyleyen Çakır, “Bir yerden sonra ne kadar baskı uygularsanız uygulayın, gerçeklerin önünde duramıyorsunuz. Ama burada olmazsa olmaz olan şey, vatandaş desteği” dedi.








