İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Ioanna Kuçuradi’nin ölümü üzerinden din ile ahlak ilişkisini sorguladı. Çakır, fon krizi ile Üsküdar’daki gelişmeleri örnek gösterip ahlakın kıstasının din olmadığını savundu.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, son yayınını 90 yaşına girmesine 3 gün kala hayatını kaybeden Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi’ye ithaf etti. Çakır, Kuçuradi’nin ardından gelen tepkileri fon kriziyle birlikte değerlendirdi.
Çakır, “Kendisi Türkiye’de felsefe denince akla gelen ilk isimdi. İlk isimlerden biri değil, ilk isimdi” dedi.
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan ise Kuçuradi’yi “Bizans çocuğu” olarak niteledi. Çakır, Kaplan’ı AKP iktidarının resmi entelektüeli olarak tanımladı ve şöyle konuştu:
“Bu kişiler düşünce üretmiyorlar, düşünce üretenlere hakaret etmeyi, haklarında iftiralar atmayı maharet biliyorlar.”

Çakır, fon krizindeki isimlerin dindar kimliğine dikkat çekti
Çakır, İslami hareketin ahlakın dinden uzaklaşma yüzünden elden gittiğini savunduğunu hatırlattı. Çakır’a göre fon krizinde adı geçenlerin önemli bir kısmı ise AKP iktidarıyla ilişkili ve dindar kişiler.
Çakır, eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’yı örnek gösterdi. Çakır, “Bir tür rol modeliydi. Yani ‘sizin insanlarınıza karşı bizim insanlarımız’ denilen bir olaydı. Fakat bir baktık dört ayda paraları götürmüş” dedi.
Çakır, Ali Erbaş’ın tepkisini eleştirdi
Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bir başörtülünün yaptığı yanlışı gündeme getirerek başörtüsüne ve başörtülülere dil uzatmak büyük haksızlıktır” dedi. Çakır ise Erbaş’ı “benim gördüğüm en kötü Diyanet İşleri Başkanı” olarak niteledi.
Çakır, şöyle devam etti:
“Bu iş dinle imanla olacak bir iş değil. Ne derler? Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz.”

“Dinden bağımsız bir ahlak var”
Çakır, iktidarla birlikte bazı dindar çevrelerin yaşam tarzlarının değiştiğine tanıklık ettiğini anlattı, “Bunları yaparken din, iman, öbür dünya çok da fazla umurlarında değildi” dedi.
Çakır sözlerini şöyle tamamladı:
“Dinden bağımsız ahlak diye bir şey var. Burada kıstas din değil. Dindarlıklarını göstererek ahlaksızlıklarını perdelemeye çalışan insanlara karşı ahlaklı bir şekilde durabilmek lazım.”








