“ASSAN GROUP” davasında İsmet Sayhan’a tahliye

İSTANBUL (Medyascope) – Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) eski yönetim kurulu başkanı İsmet Sayhan, “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme amacı dışında kullanma, hile ile alma” iddiasıyla 14 aydır tutuklu yargılandığı ASSAN GROUP davasında üçüncü duruşmada tahliye edildi. ASSAN Group adı altında faaliyet gösteren şirketlere yönelik, biri tutuklu beş sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

ASSAN GROUP davasında
“ASSAN GROUP” davasında İsmet Sayhan’a tahliye

27 Ağustos 2025’ten bu yana tutuklu olan Eski Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Sayhan, duruşmaya Marmara Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden bağlanarak katıldı.

Atılı suçlamaları reddeden İsmet Sayhan, bir yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu belirtip tahliyesini talep etti.

Sanık avukatlarının da beyanda bulunmasının ardından mahkeme heyeti ara karar için ara verdi. Mahkeme, Sayhan’ın tahliyesine karar verdi.

Son olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılan ASSAN Group, 8 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen ihalede 471 milyon dolar teklif veren ROKETSAN’a satılmıştı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede İsmet Sayhan, ASSAN Group’un sahibi Emin Öner, şirketin genel müdürü Gürcan Okumuş, eski MKE çalışanı Mesut Ateş ve Ali Avcı şüpheli olarak yer aldı. Sayhan hakkında TCK’nın 326/1 ve 43/1 maddeleri kapsamında “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma veya çalma” suçlaması yöneltilmişti.

ASSAN Group’un sahibi Emin Öner’in kurduğu organizasyon kapsamında, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), TÜBİTAK Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı gibi devlet kurumlarında ülke güvenliği açısından hayati projelerde yer alan kamu personelini ASSAN Group bünyesinde istihdam ettiği ileri sürülmüştü.

İddianamede, Milli Savunma Bakanlığı, MKE, TÜBİTAK Başkanlığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) “suçtan zarar gören” olarak yer alırken, 13 şirketin ise “malen sorumlu” olduğu belirtilmişti.

Suçlama, MKE’nin soruşturma kapsamında hazırladığı raporlar, WhatsApp yazışmaları, Sayhan’ın görev yaptığı dönem ile sonrasındaki ASSAN ilişkisi ve mali hareketlerin birlikte değerlendirilmesine dayandırılmıştı. Sayhan, 8 Mayıs 2024-3 Eylül 2024 arasında MKE Hukuk Direktörü, 3 Eylül-10 Aralık 2024 arasında ise Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştı. MKE’nin soruşturma dosyasına gönderdiği raporda, bu görevleri nedeniyle şirketin gizli bilgileri, ticari sırları ve stratejik planlarına erişimi olduğu belirtilmişti.

Savcılık, Sayhan’ın MKE ile ASSAN arasındaki ticari ihtilafı da yakından bildiğine dikkat çekmişti. 700 bin kilogram şekillendirilmiş katı TNT sözleşmesinin fesih sürecinde Sayhan’ın hem hukuk direktörü hem de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı, ASSAN’dan ürün tedarik edilememesi nedeniyle yapılan görüşmelere katıldığı iddianamede anlatılmıştı.

İddianameye göre Sayhan, MKE’de göreve başladıktan kısa süre sonra Roket ve Patlayıcı Fabrikası’nın mevcut durumuna ilişkin bir rapor istemişti. Rapordan iki gün sonra Emin Öner ile ardından da ASSAN yetkilileriyle görüşmüştü.

İddianamede, Sayhan ile Öner arasında “Mühimmat Tedarik Planı 2025-2026-2027” başlıklı belgeye ilişkin WhatsApp yazışmalarının bulunduğu belirtilmişti.

Savcılığın aktardığına göre yazışmalarda ayrıca “MKE fiyatı / KK hedef fiyatı / ASSAN fiyatı” ifadelerinin yer aldığı gizlilik içerikli belgeler bulunduğu iddia edilmişti. Savcılık bu yazışmaları Sayhan’ın MKE’de edindiği bilgileri ASSAN tarafına aktardığı iddiasının delillerinden biri olarak değerlendirmişti.

Emin Öner, savcılık ifadesinde “Mühimmat Tedarik Planı” belgesinin kendisine ait şirketlere ilişkin bir tedarik planı olduğunu kabul etmişti. Ancak Öner, “MKE Fiyatı / KK Hedef Fiyatı / ASSAN Fiyatı” bölümünün kendisi tarafından gönderilmediğini ve Sayhan tarafından da kendisine gönderilmediğini belirtmişti. Öner bu bölümün “montaj” olduğunu savunmuştu.

Sayhan’ın ASSAN’a geçişi suçlama konusu yapılmıştı

İddianamede Sayhan’ın MKE’den ayrıldıktan sonra ASSAN Group ile çalışmaya başlaması da suçlamayla bağlantılı biçimde ele alınıyor.

Sayhan, 10 Aralık 2024’te MKE Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden ayrıldı. İddianameye göre 19 Mart 2025’te ASSAN Group’un hukuki danışmanlığını üstlendi. Savcılık, Sayhan’ın daha önce MKE’de görev yaptığı sırada ASSAN ile yaşanan sözleşme uyuşmazlığını takip etmiş olmasına özellikle dikkat çekiyor.

ASSAN ise soruşturma döneminde yaptığı açıklamalarda Sayhan’la 19 Mart 2025’te şirketler hukuku alanında hukuki danışmanlık için anlaşıldığını, Sayhan’ın MKE veya MSB ile devam eden uyuşmazlıklarda şirketi temsil etmediğini ve soruşturma kapsamında ileri sürülen gizli bilgi aktarımı iddialarını reddettiğini açıkladı.

İddianamede ayrıca Ankara 14. İdare Mahkemesi’ndeki bir dosyaya dikkat çekilmişti. ASSAN’ın kamu ihalelerinden iki yıl süreyle men edilmesine ilişkin işlemin iptali için açılan davada şirketi Sayhan’ın temsil ettiği belirtilmişti.

Savcılık, Sayhan’ın dava dilekçesindeki ifadelerinden, ASSAN’ın ihalelerde rakip firmaların, özellikle MKE’nin fiyatları hakkında bilgi sahibi olduğunu öne sürmüştü.

MASAK raporu suçlamayla ilişkilendirilmişti

Sayhan hakkında hazırlanan 3 Kasım 2025 tarihli MASAK raporu da iddianamede yer almıştı.

Raporda 2024 yılından itibaren yaklaşık 20 milyon TL nakit para yatırıldığı, Hidro-Gen Enerji’den Sayhan’ın hesaplarına yaklaşık 40,5 milyon TL transfer yapıldığı, aracı kurumlardaki portföyünün yaklaşık 26,3 milyon TL olduğu ve YAPITEK isimli şirkete yaklaşık 16 milyon TL transfer gerçekleştirildiği belirtilmişti. Savcılık bu hareketler nedeniyle Sayhan’ın, gelirleriyle banka ve malvarlığı hareketleri arasında uyumsuzluk bulunduğunu iddia etmişti.

Sayhan hakkındaki suçlamaların önemli bir bölümü, MKE’de görev yapmış olması, MKE’nin gizli bilgilerine erişebilmesi, daha sonra ASSAN’la çalışması ve Emin Öner’le yaptığı yazışmaların bir arada değerlendirilmesine dayandırılmıştı.

İddianamede, Öner’in “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “zincirleme şekilde devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hileyle alma, çalma” suçlarından 17 yıl 6 aydan 36 yıla kadar, sanıklar Ali Avcı, Gürcan Okumuş, İsmet Sayhan ve Mesut Ateş’in ise “zincirleme şekilde devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hileyle alma, çalma” suçundan 10 yıldan 21’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

Ne olmuştu?

“ASSAN GROUP” davasında İsmet Sayhan’a tahliye

İsmet Sayhan, MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye yakınlığıyla bilinen bir avukat olarak kamuoyunda gündeme gelmişti. Sayhan, Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) Eylül-Aralık 2024 döneminde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüş, Kasım 2024’te de Bahçeli’yi ziyaret etmişti. Sayhan’ın MHP ile ilişkisi özellikle MKE’deki görevinden ayrılmasının ardından tartışma konusu olmuştu. Hakkındaki iddialar gündeme geldiğinde sosyal medya hesabından açıklama yapan Sayhan, “Bugün bazı haberlerde, MHP yakınlığım vurgulanarak, MKE’den ayrılmamın, bazı AK Parti çevrelerinin benden rahatsız olması sebebiyle olduğu belirtilmiştir. Bu açık bir fitne hareketidir” demişti. Sayhan, MKE’deki üç aylık başkanlığının geçici bir görevlendirme olduğunu, yeni yönetim oluşturulunca istifa ederek ayrıldığını belirtmiş ve “Benim devlete ve devlet büyüklerimize saygım beni tanıyanlarca bilinir ve her zaman bakidir” ifadelerini kullanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Ağustos 2025’te askeri casusluk soruşturması kapsamında ASSAN Group’un sahibi Emin Öner ve genel müdürü Gürcan Okumuş’un gözaltına alındığını duyurmuştu. ASSAN Group altında faaliyet gösteren 10 şirkete TMSF kayyum olarak atanmıştı.

Eski Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Sayhan aynı gün “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme amacı dışında kullanma, hile ile alma” suçundan tutuklanmıştı.

Gürcan Okumuş ve Emin Öner de 31 Ağustos’ta tutuklanmıştı.

Emin Öner’in, ASSAN İş Makineleri Limited Şirketi adına kayıtlı bir numara üzerinden FETÖ’nün tepe yöneticilerinden Cemil Koca ve Hüseyin Saruhan ile irtibat kurduğu iddia edilmişti. Ayrıca Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbarda, Emin Öner’e ait firmaların yetkililerinin terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddia edilmişti.

İddiaya göre Sincan bölgesinde sohbet toplantıları düzenlenmişti ve bağış adı altında para toplanmıştı. Bu faaliyetlerin Fethullahçılarla örgütsel yapılanması çerçevesinde gerçekleştirildiği değerlendirilmişti.

16 Haziran’daki duruşmada mahkeme heyeti, delillerin yeterince toplanmış olması, tutuklu kaldıkları süre ve delil karartma ihtimallerinin bulunmadığı gerekçeleriyle, tutuklu sanıklar Emin Öner ve Mesut Ateş’in “yurt dışı çıkış yasağı” ve “konutu terk etmeme” şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyelerine karar vermişti.

Heyet, kayyumluk yetkisinin kaldırılmasına yönelik taleplere ilişkin de şu kararı vermişti:

“ASSAN Grup şirketlerine, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) güdümünde hareket ederek, örgütün finansal faaliyetlerinde yer aldıklarına yönelik tespitler doğrultusunda, ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçu ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’da yer alan suçların bahse konu şirketlerin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, CMK 133/1 ve CMK 133/4-8 maddeleri ile 4 Şubat 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca yapılan değişiklik doğrultusunda, 7145 sayılı kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, şirketlerin yönetimi için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF), bahse konu şirketlerin yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileriyle birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyuma (TMSF) verilmesi yetkisiyle birlikte yönetim kayyumu olarak atanmasına ilişkin kararın devamına, kayyumluk yetkisinin kaldırılmasına ve TMSF tarafından satışının durdurulmasına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.”

Ahmet Şık ASSAN ile ilgili ne yazmıştı?

Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Medyascope’a yazdığı “Taht savaşları” yazı dizisinin bir bölümünde, ASSAN Group soruşturmasını ele almıştı.

Şık’ın konuya dair yazdığı ilgili bölüm şöyleydi:

“Son dönemde gerçekleştirilen bazı operasyonların hedefinde MHP’lilerin bulunması kuşkuları güçlendiriyor. Kamuoyunda ‘Yenidoğan çetesi’ olarak bilinen soruşturmada ruhsatları iptal edilen hastanelerden bazılarının sahipleri ve soruşturmaya ismi karışanlar MHP’liydi. Sahte diploma soruşturmasının merkezinde de MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal vardı. MHP ile ilgili bir diğer ve en önemli yargı hamlesi ise savunma sanayisinde faaliyet gösteren ASSAN Group firması ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaydı. Şirketin sahibi Emin Öner ve Genel Müdür Gürcan Okumuş’la birlikte 10 kişinin 31 Ağustos’ta tutuklandığı soruşturmada şüphelilere ‘FETÖ silahlı terör örgütüyle irtibatlı olmak’ ve ‘askeri casusluk faaliyetleri’ suçlamaları yöneltildi.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, suçlamaya konu edinilen belgelerin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın talebi üzerine hazırlandığı, şirketin 2025, 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin ‘üretim ve teslim planlama dosyası’ olduğu belirtilmişti. 1985’te kurulan Kayseri merkezli şirketin temel faaliyet alanları arasında metal şekillendirme, kalıp üretimi ve savunma teknolojileri yer alıyordu. Şirket topçu mühimmatları, roket sistemleri, NATO ve Rus standartlarına uyumlu uçak bombaları, havan sistemleri ve enerjiktik malzemeler üretiyordu.

Sektördeki orta ölçekli bir şirket olarak bilinen ASSAN Group, önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye savunma sanayisinin en büyük beş ihracatçısı arasında yer alma hedefinde olduğunu açıklamıştı. Bu hedefin gerçekleşmesindeki önemli isimlerden biri soruşturmada tutuklanan Gürcan Okumuş’tu. Okumuş, roket ve seyir füzeleri gibi stratejik projeler geliştiren TÜBİTAK SAGE (Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü) genel müdürü iken bir grup mühendisle birlikte ASSAN Group’a transfer olmuş ve şirket roket üretimine başlamıştı.

Cumhurbaşkanı’nın damadı Selçuk Bayraktar’ın rakibi olarak aynı alanda faaliyet gösteren ASSAN, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi’ne (MKE) yönelik taahhütlerini yerine getirmeyerek büyük mali kayıplara sebebiyet verdiği gerekçesiyle 5 Mayıs 2025’te ASSAN kamu ihalelerinden men edilmişti. ASSAN, 30 Aralık 2022’de MKE ile imzaladığı anlaşma ile Ukrayna-Rusya savaşı öncesinde patlayıcı madde tedariki taahhüt etmiş ancak siparişi zamanında teslim edememişti.

Şirket ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ham maddenin Polonya devlet şirketinden tedarik edilerek teslim edileceğini garantilediğini belirterek, ‘Ancak Ukrayna-Rusya savaşı sebebiyle Polonya Hükümeti’nin aldığı bağlayıcı kararlar gereği, teslimat yapamayacaklarını bildirmiş. Bu durum 17 Şubat 2023’te gecikmeksizin MKE’ye aktarılmıştır’ dedi.

Gürcan Okumuş ve bazı mühendislerin transfer edilmelerinin de suçlama konusu edildiği belirtilen açıklamada, kamudan ayrılan veya emekli olan personelin, özel sektör firmalarına geçişe dair hiçbir yasak bulunmadığı da belirtildi. Yani şirket, ihalelerden men edilmesinin nedeninin eski TÜBİTAK çalışanları olan Okumuş ve ekibinin transfer edilmesiyle ilgili olduğunu söylüyor.

Soruşturmayla birlikte ASSAN Group’a bağlı 10 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atandı. ‘Savunma sanayi sırlarının sızdırılması, ticari sır hırsızlığı ve personel transferi’ gibi suçlamaların yer aldığı soruşturmada, tutuklananlar arasında eski MKE Yönetim Kurulu Başkanı ve ASSAN Group Hukuk Danışmanı MHP’li İsmet Sayhan da vardı. MKE’den ayrıldıktan sonra Mart 2025’te ASSAN’a hukuk danışmanlığı yapmaya başlayan Sayhan’ın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 2025-2027 top mermisi tedarik planlarını ve gizli fiyat bilgilerini WhatsApp üzerinden şirketin sahibi Emin Öner’e sızdırdığı iddia edildi. Bu soruşturmadan iki hafta önce, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ülküdaşım” diyerek sahip çıktığı Selahattin Yılmaz da ‘silahlı suç örgütü kurup yönetmek’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yılmaz’ın, İBB soruşturmalarının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’a suikast hazırlığında olduğu öne sürülmüştü.

İddiaları kesin bir dille reddeden Yılmaz’la ilgili 17 Ağustos’ta Sabah gazetesinde ‘İBB çetesinin kiralık katil planı’ başlıklı bir haber yayımlandı. Haberde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in Selahattin Yılmaz’a ‘Aziz İhsan Aktaş’ı susturun’ talimatı verdiği iddia edildi. ASSAN soruşturmasından tutuklanan İsmet Sayhan’ın, kendisi gibi MHP’li olan Selahattin Yılmaz’ın kurduğu iddia edilen suç örgütüyle bağlantılı olduğu da öne sürüldü. İddiaya göre İsmet Sayhan ve Selahattin Yılmaz MHP’ye yakın bazı isimlerle ASSAN’a yönelik engellemeleri ortadan kaldırmak için yargı üzerinden bazı girişimlerde bulunuyordu. ASSAN adına yürütüldüğü söylenen bu girişimlerle meselenin çözülmesi ihtimali savunma sanayisindeki kimi rakipleri için büyük bir sorun olacaktı. Önce bir düzmece suikast iddiasıyla Selahattin Yılmaz ardından da casusluk suçlamasıyla İsmet Sayhan tutuklandı, ASSAN şirketine de el konuldu.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş