Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a fon krizi soruları: “Habersiz mi? Engelleyemiyor mı? Göz mü yumdu?”

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon kriziyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Habersiz mi? Engelleyemiyor mı? Göz mü yumdu?” sorularını yöneltti. “Soyguna iktidar partisinin yöneticilerinin adı karışıyor” diyen ancak ilgili isimleri anmayan Dervişoğlu, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit sayıda üyeyle katıldığı bir komisyon kurulmasını önerdi. İşte Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a üç soru…

Erdoğan’a üç soru
Erdoğan’a üç soru: “Habersiz mi? Engelleyemiyor mı? Göz mü yumdu?”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında, konuşmasını önemli bir bölümünü fon krizine ayırdı. Yeni anayasa tartışmalarına ve çerçeve yasaya değinen Dervişoğlu, bu yasama yılında sandığın yüzünü gösterdiğini ve millet sandığa giderken olanları unutmayacağını söyledi. 

Erdoğan’a üç soru: “Habersiz mi? Engelleyemiyor mı? Göz mü yumdu?”

Türkiye’nin yeni yasama Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdiğini söyleyen Dervişoğlu, fon soruşturmasının münferit olmadığını belirtti. 2 Aralık 2025’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi’nin toplandığını ve fonların, risklerin, SPK’nın alabileceği tedbirlerin konuşulduğunu söyleyen Dervişoğlu “Bugün kimse çıkıp ‘Devlet bilmiyordu’ diyemez. Hepimiz biliyoruz ki bu çapta bir vurgun siyasetten onay almadan, yargıdan zırh kuşanmadan, bürokrasiden yol bulmadan yapılamaz” dedi. 

Dervişoğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üç soru yöneltti. İlk olarak “Erdoğan bütün bunlardan habersiz midir” diyen Dervişoğlu, “Bir an için diyelim ki, evet, habersizdir. Eğer öyleyse, bu başlı başına büyük bir yönetim zaafıdır. Erdoğan, artık topladığı yetkilerin altından kalkamıyor, paslanma tehlikeli bir düzeye gelmiş demektir” diye konuştu. 

İkinci sorusu “Erdoğan olup biteni biliyor ama engelleyemiyor mu” olan Dervişoğlu, “O zaman bu sistemin hızlı karar, istikrar ve koordinasyon diye anlatılan bütün gerekçeleri çökmüş demekti ve yine Erdoğan zaaf içindedir demektir” ifadelerini kullandı. 

Dervişoğlu üçüncü olarak ise “Eğer Erdoğan olup bitenden haberdarsa bu saadet zincirinin büyümesine göz yummuş demektir. Siyasi nüfuzun sağladığı imkânların kullanılmasına ses çıkarmamış, Erdoğan bu suça iştirak etmiş demektir” diyerek ihtimalleri sıraladığını söyledi. 

“Soyguna iktidar partisinin yöneticilerinin adı karışıyor”

Siyasi iradenin hesap versinin zorunluluk olduğunu söyleyen Dervişoğlu, fon krizinde anılan AKP’li isimleri anmadan konuştu. Dervişoğlu “Soyguna iktidar partisinin yöneticilerinin adı karışıyor. Birileri görevinden ayrılıyor, partideki görevinden affını istiyor. Peki ya sonra? Sonrası yok. Her konuşmanızda millete ahlak dersi veriyorsunuz Sayın Erdoğan. Peki kendi partinizde ne yaptınız? İhraç ettiniz mi? Bunun için ne gerekiyor? Hangi savcıyı bekliyorsunuz? Sizin partinizin disiplin yönetmeliği yok mudur? Partinizin kendi siyasi ahlakı yok mudur” diye sordu.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra yargıda “FETÖ borsası” kurulduğunu söyleyen Dervişoğlu bunu hatırlatarak fon soruşturması için uyardı. Dervişoğlu “Fon borsası yetmedi, bir de aklanma borsası kurulmasın. Üç beş kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın. Biz iktidardan kelle istemiyoruz, hesap istiyoruz. ‘Haksız kazançların iadesi’ diyerek hırsızın aldığını, sözde geri getirip masaya bırakmasını da adalet diye kabul etmiyoruz. Haksız kazançların iadesi yetmez.Herkes çaldıklarını geri verecek, hesabını da verecek” diye konuştu. 

Meclis’te muhalefet araştırma komisyonu kurulmasını isterken dün (6 Ekim) Genel Kurul’un karar yeter sayısına ulaşılamaması nedeniyle kapandığını hatırlatan Dervişoğlu “Vurgun konuşulmasın, hırsızlık konuşulmasın diye, komisyon kurulmasın diye Meclis’i kapatıp kaçtılar. Ne kadar kaçabileceksiniz? Kaç gün daha Meclis’i çalıştırmamak için genel kurul sıralarını boş bırakabileceksiniz” diye sordu. 

Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit sayıda üyeyle katıldığı bir komisyon kuralmasını öneren Dervişoğlu, çerçeve yasanın 467 “evet” oyuyla kabul edilmesine de atıf yaptı. Dervişoğlu “Siyasette, bürokraside, piyasada kim varsa çıkaralım milletin önüne. Bakalım ‘kime kadar gidiyorsa’ diyenlerin elleri o gün de kalkacak mı? Çerçeve yasada kalkan o 467 el hesap sormaya mı kalkacak, yoksa sıraların altına mı altına mı girecek? Hep birlikte bir görelim” diye konuştu. 

Yeni anayasa için “467” referansına tepki

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim’de Meclis açılışında çerçeve yasa oylamasını referans göstererek yeni anayasa vurgusu yaptığını hatırlatan Dervişoğlu “Bir yasaya 467 milletvekilinin oy vermiş olması hiç kimseye Türkiye’nin geleceği üzerinde açık çek vermez. Terörle mücadele adı altında başlayan bir sürecin aritmetiğini alıp yeni rejimin tapusu gibi gösteremezsiniz” ifadelerini kullandı.

Süreçle ilgili hala cevap bekleyen sorular olduğunu belirten Dervişoğlu, örgütün gerçekten dağılıp dağılmadığını ve silah bırakmayı sorguladı. Dervişoğlu “Örgüt gerçekten dağıldı mı, yoksa sınırımızın hemen ötesinde adını, biçimini, statüsünü değiştirerek yoluna devam mı ediyor? Terör elebaşları neden her geçen gün daha fazla siyasi muhatap haline getiriliyor? Bu sorulara cevap vermeden milletin bilmediği pazarlıkları ‘milli mutabakat’ etiketiyle önümüze koyamazsınız” diye konuştu. 

Anayasanın devlete kudret vermek için değil, kudreti sınırlandırmak ve vatandaşı korumak için yapıldığını söyleyen Dervişoğlu “Bugün mevcut Anayasa’yı 12 Eylül Anayasası olduğu için değil; kendilerini sınırladığı, hesap vermeye, ölçülü olmaya zorladığı için çiğniyorlar” dedi. İktidara “Açık konuşuni emellerinizi gizlemeyin” diye seslenen Dervişoğlu, “Siz 15 Temmuz ihanetini istismar ederek tek adam rejimini kuranlarsınız. Şimdi de Türk Milletinin huzur arayışını ömür boyu başkan kalmak için istismar etmek niyetindesiniz” dedi. 

Mekke Anlaşması: “Türk askerini ihraç malı gibi göremezsiniz”

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Anlaşması’nın hala TBMM’ye gelmediğini ama yürürlüğe girmiş gibi muamele yapıldığını söyleyen Dervişoğlu “Mekke deyince hepimizde bir hassasiyet alanı oluşuyor. Biz Medine’yi savunan bir milletin mensuplarıyız, Mekke’yi kime kurban edelim” dedi. 

Dervişoğlu anlaşmayı duyumlarla bildiklerine ve içerikten haberlerinin olmadığına dikkat çekerek “Türk askerini ihraç malı gibi göremezsiniz. Mehmetçiği lejyoner haline getiremezsiniz. Başka devletlerin güvenliğinin kefili olurken, Türkiye’nin önüne hangi faturanın konulduğunu bilmek milletin hakkıdır. Türk askerinin kanı hiçbir mali paketin teminatı değildir, olamaz” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş