Diyarbakır’da 42 bin 800 kasetlik müzik hafızası: Stüdyo Ses

İSTANBUL (Medyascope, Fırat Karahan) – Diyarbakır-Sur’daki Stüdyo Ses, bölgenin müzik hafızasını 20 metrekarelik bir dükkâna sığan 42 bin 800 kasette tutuyor. Fırat Karahan Stüdyo Ses’in 42 bin 800 kasetlik arşivini anlattı.

Diyarbakır-Sur’daki Stüdyo Ses, yarım asırdan uzun süredir bölgenin müzik geçmişini taşıyor. 1970’lerden bu yana sanatçıların kayıtlarının alındığı stüdyonun 20 metrekarelik dükkânında bugün 42 bin 800 kaset bulunuyor. Arşivde İbrahim Tatlıses’in henüz tanınmadığı yıllardaki kayıtlarından Kürtçe müziğin yasaklarla karşılaştığı dönemin izlerine kadar uzanan bir tarih saklı.

1972-1990 arasında yaklaşık 150 sanatçının demo kayıtlarının yapıldığı stüdyoda bugün 42 bin 800 kasetten oluşan arşiv bulunuyor. İbrahim Tatlıses’ten bölgenin yerel sanatçılarına kadar çok sayıda ismin kayıtlarının izini taşıyan arşiv, geçmişten günümüze uzanan önemli bir müzik belleği niteliğinde. 

Melik Ahmet Caddesi’nden Behrampaşa Sokağı’na girildiğinde yükselen sesler, ziyaretçileri adeta geçmişe götürüyor. Rafları dolduran binlerce kasetle bu dükkân, bir nostalji müzesini de andırıyor. 

Diyarbakır’da 42 bin
Diyarbakır’da 42 bin 800 kasetlik müzik hafızası: Stüdyo Ses

Müzik tutkusu makaralı teyple başladı

Stüdyo Ses’in hikâyesi, kasetlerden çok daha önce başladı. Muhittin Akbey, müzik sevgisinin ailesinden geldiğini anlattı.

Anlattıklarına göre babası, Mardin’de düzenlenen sıra gecelerinde dönemin yerel müzisyenlerini bir araya getiriyor, evinde ağırladığı sanatçıların seslerini makaralı teyple kaydediyordu.

O yıllarda henüz kasetlerin bulunmadığını belirten Muhittin Akbey, babasının aldığı kayıtları daha sonra kendi imkânlarıyla dinlediğini söyledi. 

1960’lı yıllarda 45’lik plakların ortaya çıkmasıyla birlikte ailedeki müzik merakı da büyüdü. O dönemlerden kalan plaklardan biri bugün hâlâ Stüdyo Ses’in arşivinde. 

Diyarbakır’da 42 bin
Diyarbakır’da 42 bin 800 kasetlik müzik hafızası: Stüdyo Ses

Diyarbakır’da sanatçıların ilk durağı

Ailenin 1970’te Diyarbakır’a gelmesiyle birlikte müzik kayıtları yeni bir boyut kazandı. Ofis Gevran Caddesi’nde kurulan stüdyoda, bölgedeki mahalli sanatçıların kayıtları alınmaya başlandı. 

Beşir Kaya, Mehmet Aslan, Hakim Aslan ve Kenan Temiz gibi isimlerin kayıtları stüdyonun arşivine girdi. Tahir Müjide’nin cümbüşle seslendirdiği oyun havaları da bu dönemde kaydedilen eserler arasında. 

İbrahim Tatlıses’in Diyarbakır yılları

Diyarbakır’a 1974’te gelen İbrahim Tatlıses, henüz tanınmış bir sanatçı olmadığı dönemde Stüdyo Ses’e uğradı. Muhittin Akbey, ailesinden dinlediği o günleri şöyle aktardı: 

“1974’te İbrahim Tatlıses Diyarbakır’a geldi. O zaman henüz meşhur değildi, amatör bir ses sanatçısıydı. ‘Bize kaset yapacağım, siz stüdyonuzu yeni kurmuşsunuz’ dedi. Stüdyomuz vardı ama müzisyenlerle anlaşamadılar.”   

Kürtçe kasetlerin yasaklı olduğu dönem

Stüdyo Ses’in arşivi, bölgenin müzik tarihinin yanı sıra Kürtçe müzik üretiminin ve dağıtımının yaşadığı zorlu dönemlere ilişkin izler de taşıyor. 

1980’li yılların sonlarında Kürtçe kasetlerin bir bölümünün satışına izin verilmesiyle birlikte bölgede hareketlilik yaşandı. Ancak Kürtçe kasetlerin ülkenin tamamında serbestçe satışına izin verilmediği dönemlerde sanatçılar, eserlerini farklı biçimlerde piyasaya ulaştırmaya çalıştı. 

Bazı sanatçılar aynı dönemde hem Türkçe hem de Kürtçe eserler seslendirdi. Ancak kasetlerin farklı bölgelerde dağıtımı nedeniyle soruşturmalar açıldı.

Beşir Kaya kasetlerinden birinin Batı illerine yanlışlıkla dağıtılmasıyla Stüdyo Ses hakkında dava açıldı. Muhittin Akbey, bunu şöyle anlattı: 

“Bir arkadaş yanlışlıkla Beşir Kaya’nın kasetini Batı’ya dağıttı. Kürtçe kasetin genel piyasaya dağıtıldığı anlaşıldı. Firmaya soruşturma açıldı. Biz de mahkemelik olduk ve ceza aldık. Daha sonra genel bir af çıktı, biz de bundan faydalandık.”

Diyarbakır’da 42 bin
Diyarbakır’da 42 bin 800 kasetlik müzik hafızası: Stüdyo Ses

“Her kasetten yalnızca bir tane var”

Stüdyo Ses’in bugün en dikkat çekici özelliği ise 42 bin 800 kasetlik arşivi. Önemli bir bölümü bandrollü ve vergisi ödenmiş. Her birinden yalnızca bir örnek bulunduğunu söyleyen Akbey, “İki tane yok. O zamandan beri ne kadar kaset üretilmişse, bende var” dedi.

Bugün Stüdyo Ses’in raflarındaki binlerce kaset yalnızca eski müzik kayıtlarından oluşmuyor. Her biri, Diyarbakır’ın ve bölgenin müzik geçmişinden bir dönemi, bir sanatçıyı ve bir hikâyeyi taşıyor. 

Kimi kasetler sanatçıların ilk kayıtlarını, kimileri yasaklarla şekillenen bir dönemi, kimileri ise artık üretilmeyen bir teknolojinin izlerini taşıyor. 

42 bin 800 kaset, değişen müzik dünyasına rağmen geçmişin seslerini bugüne taşımaya devam ediyor.


Fırat Karahan kimdir?

Gaziantep Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Ses Kocaeli Gazetesi’nde muhabirlik yaptı. Serbest gazeteci.

Proje hakkında

“Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş