Özgür Özel’den Halk TV’ye dayanışma ziyareti: “Mesele soruşturma değil, susturmak”

İSTANBUL (Medyascope) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye kayyum atanmasının ardından dayanışma ziyaretinde bulundu. Özgür Özel, “Bugün hem üzüntülüyüz, hem tepkiliyiz, canımız sıkkın. Burası bir televizyon kanalı olmanın dışında bir yer. Elbette 200 kişi için elbette öncelikle ekmek kapısı. Türkiye’de gazeteciliğin yapılabildiği ender mecralardan veya muhalefetin sesinin duyurulabildiği ender mecralardan bir tanesi” dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu sabah (14 Ekim) Halk TV’ye şafak operasyonu düzenlenmesi ve kayyum atanmasının ardından İstanbul-Zeytinburnu’ndaki Halk TV ofisine giderek dayanışma ziyaretinde bulundu. Özgür Özel, “Bugün hem üzüntülüyüz, hem tepkiliyiz, canımız sıkkın. Burası bir televizyon kanalı olmanın dışında bir yer. Elbette 200 kişi için elbette öncelikle ekmek kapısı. Türkiye’de gazeteciliğin yapılabildiği ender mecralardan veya muhalefetin sesinin duyurulabildiği ender mecralardan bir tanesi” diye konuştu.

“Bir darbe sürecinin içindeyiz”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını Silivri’de takip etmesinin ardından Halk TV binasına giden Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 ay sonra ilk defa savunma yaptığı günde Halk TV’ye operasyon düzenlenmesine dikkat çekti.

Özel, “Belki ülkenin bir sonraki cumhurbaşkanının yargılandığı davada, 590 gün sonra ilk kez savunma hakkı kullanabildiği günün sabahında sabahında bu operasyonun yapılmış olması da çok manidar” dedi. “Bir darbe sürecinin içindeyiz” diyen Özel, Ekrem İmamoğlu’nun da söz konusu darbenin mağduru olduğunu savunarak şunları söyledi:

“Darbenin bir mağduru Silivri’de bütün gün savunma yaptı. Diğer taraftan bir mağduru, işte ana muhalefet partisi olarak bizleriz. Bir mağduru sesi kısılan sizlersiniz. Ama toplamda aslında darbenin yapıldığı kişi bugün televizyonun başında oturup, Halk TV’yi açıp, istediği haberi öğrenemeyen veya öğrenmesi gereken haberi, merak ettiği haberi tercih ettiği kanaldan izleyemeyenler. Esas darbe onlara yapılıyor. İşin bu kısmı bence en önemli kısmı. Esas darbenin kime yapıldığının anlaşılması lazım.”

Fon krizi soruşturması kapsamında AKP’li üyeler hakkındaki iddiaları da hatırlatan Özel, şöyle konuştu:

“Atayanın AKP’li, atananın AKP’li, soyanın AKP’li, soyulanın AKP’l, olduğu bir dönemde, bütün iktidara, yani geçmiş dönemlerde ulaşamadığımız iktidar seçmeni fevkalade mağdur. Son günlerde gözünü ilk çevirdiği ekranlardan bir tanesi burası. Orayı karartıyorlar. Yani doğruları öğrenilmesin diye, kendilerinin gösterdiği gibi olsun diye. Bir yandan işte ülkenin gelecek dönem için iktidar iddiası koyan partisi adaysızlaştırılıyor, kurumsuzlaştırılıyor, lidersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir yandan da muhalefet sessizleştirilmeye çalışılıyor.”

“Halkın haber alma hakkı var”

Partisi ve şahsı adına Halk TV’ye dayanışma duygularını ilettiğini belirten Özgür Özel, “Bir yandan da tabii konuşacağız, görüşeceğiz, ‘Ne yapacağız?’ diye” dedi. Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii Türkiye şunu da görmeli, yani güya burası bir demokrasi, ülkenin başında bir cumhurbaşkanı var. Yetkilerini anayasadan alıyor. Biz milletvekiliyiz, yetkilerimizi anayasadan alıyoruz, mahkemeler yetkilerini anayasadan alıyor. ‘Tut’ dediğini tutuyor polis, ‘yatır’ dediğini içeride yatırıyor, infaz koruma memurları ve jandarma. Herkes yetkisini anayasadan alıyor. Bu kurum da yetkisini anayasadan alıyor, ‘halkın haber alma hakkı’ diye bir şey var. Şu anda 2026 yılında Türkiye gibi bir ülkede en çok izlenen haber kanalının izlenmesine izin vermiyorlar, gelmişler buraya yayınlarını yapmasına izin vermiyorlar.”

“Kanalların, gazetelerin gerçek sahibi halktır”

Cafer Mahiroğlu’nu telefonla aradığını bildiren Özgür Özel, “Bu kanalın sahibi Cafer Bey olabilir ama televizyon kanallarının, gazetelerin gerçek sahibi halktır” dedi.

Halkın haber alma hakkının engellendiğini söyleyen Özel, Cafer Mahiroğlu’nu arayarak üzüntülerini ilettiğini bildirdi. Özel, el koyma kararının ekonomik bir meseleyle açıklanmasını “Tamamen çarpıtma, tamamen üstünü örtme” sözleriyle eleştirdi:

“Yani burayı RTÜK eliyle kapatma adımlarını atıyorlardı, birinci uyarı, ikinci uyarı, bilmem ne. Meseleyi siyasi değil de aynı, ‘Ekrem İmamoğlu’nu içeri koyduk. Geleceğin Cumhurbaşkanı olduğu için değil İstanbul’daki bir yolsuzluk soruşturmasından..’ Burada da ‘Halk TV’ye el koyduk ama basın özgürlüğünü kısıtladığımızdan değil, Cafer Bey’in işte geçirdiği bir soruşturmadan, ekonomik meseleden.’ Tamamen çarpıtma, tamamen üstünü örtme.”

“Mesele, Halk TV’yi susturmak”

Özgür Özel, Halk TV’ye yönelik müdahalenin asıl amacının kanalın yayın çizgisini susturmak olduğunu savundu. Kanalın normal yayınlarına devam etmemesini ve muhabirlerin haber yapamaz hale gelmesini eleştiren Özel, “Hedef alınan, halkın haber alma hakkıdır. Hedef alınan, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalının durdurulmasıdır. Geri kalanın hepsi bahanedir” dedi:

“Burada ortaya çıkan, tecelli eden irade Halk TV’nin yayın çizgisinden rahatsız olanların burayı susturma iradesidir. Biz buna karşı bir mücadelenin verilmesi gerektiğini, herkesin meseleyi buradan okuması gerektiğini düşünüyoruz.”

Özgür Özel açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Buraya yollanan kayyum samimi olsa, buraya yollanan kişiler burayı sadece bir ekonomik olarak şirkete el koyuyor olsa, gelir buraya der ki ‘Yayın anlayışınız aynen devam ediyor, size karışmıyoruz. Halk TV devam etsin, bizim işimiz başka bir yerde’ derler. O yüzden Halk TV’yi susturanın neden susturduğunu biliyoruz. Halk TV’nin sesini duyurabilmesi için sizlerin işinizi yapabilmeniz için üzerimize düşenleri bugünkü şartlar içinde yapmaya devam edeceğiz. Bir kez daha geçmiş olsun ve dayanışma dileklerimi ifade ediyorum. Bugüne kadar sizden hep iyilik gördük, sizden hep dayanışma gördük. Siz namusunuzla, alnınızın teriyle mesleğinizi yapmaya çalıştınız. Bundan sonra ümit ediyorum Türkiye’yi bu cendereden hep beraber kurtardığımızda çok daha iyi şartlarda, çok daha hak ettiğiniz gibi yarınlara kavuşursunuz. Size duyduğumuz minnet duygularını ifade ediyorum. Dayanışma duygularını ifade ediyorum. Sağ olun, var olun.”

Kayyum atamasını ilk Özel duyurdu

Halk TV’ye polis girmesine ilk tepki YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi. Özel, Halk TV’ye kayyum atandığını, “Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar” sözleriyle duyurdu:

“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.

Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar. Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız.

Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!”

Ne oldu?

Halk TV’ye 14 Ekim’de kayyum atandı ve yayın durduruldu. Halk TV’nin İstanbul’daki binasına polis ekipleri girdi. 05:30’da kanala gelen polis ekipleri bina içerisinde arama yaptı.

Kanalın bulunduğu yol polis tarafından kapatıldı. Çalışanlar arama yapılırken binaya alınmadı. Halk TV muhabiri Gamze Altunay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yüzlerce polis ve araçla yollar kapatıldı. Polisler hâlâ binada, içeri alınmıyoruz” diye yazdı.

Halk TV çalışanları saat 08:50 itibarıyla binaya girdi. Halk TV’ye kayyum olarak İbrahim Paşalı atandı. Paşalı, Habertürk, Show TV, Bloomberg ve Tele1’e el konduğunda kayyum olarak binaya ilk giren isimlerdendi. Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sosyal medya hesabından polisin binaya girdiğini duyurdu:

“Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de.” 

Halk TV’nin yayın akışında saat 06:00’da “Süheyla Demir ile Günaydın Türkiye” yayını oluyordu. Ama yayın, polis ekiplerinin Halk TV’de olması sebebiyle başlamadı.

06:30 itibarıyla Halk TV’de “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” yayınının tekrarı gösteriliyor. Yayında, kanala polis girdiğine dair tek haber, duyuru ya da altyazı bulunmuyor.

Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu yayının durdurulmasına ilişkin süreci sosyal medyadan paylaştı:

“Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş kayyum heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Halk TV yayını durduruldu.”

Halk TV’nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kamunun en temel bilgilendirme hakkı için canlı yayın akışının devam etmesini istedi. Kayyum heyeti de bu isteği kabul etmedi.

Toktaş da kayyum heyetinin “birlikte çalışma” talebini kesin ve net bir dille reddetti. Toktaş, “Bizim kişisel olarak ilişkilerimiz farklı bir şeydir ama şu anda burada haksız, hukuksuz bir şey oluyor. Buna dolayısıyla ‘Birlikte iş yaparız’ gibi bir şeyimiz olmaz. Bunun sizin şahsınızla ilgisi yok” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin açıklama yayımladı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Cafer Mahiroğlu hakkında, “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Açıklamada MASAK tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Açıklamada, Mahiroğlu’nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bağlantıları kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği iddia edildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş