Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü

İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul’da 14 Ekim’de dört kişinin hayatını kaybettiği yağışlar, kentin günlük yağış rekorunu yüzde 35 farkla kırmış olabilir. Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Karadeniz’in ısınmasının yağışı beslediğini, kapatılan derelerin ve betonlaşmanın ise seli büyüttüğünü yazdı.

Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü
Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) Beykoz istasyonu, 14 Ekim’de 244 milimetre yağış kaydetti. İstanbul’un ekim ortalaması 66, yıllık ortalaması ise 659 milimetre olduğundan Beykoz, tek günde yaklaşık dört ekim ayının ve yıllık ortalamanın üçte birinden fazlasının yağmurunu aldı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, İklim Masası için kaleme aldığı analizde bu yağışların nedenlerini ve İstanbul’u sellere karşı kırılgan kılan etkenleri inceledi.

Beykoz’daki yağış “1985’ten bu yana” çerçevesine sığmıyor

Bazı yayın organları olayın ertesi günü “İstanbul’da 41 yıl sonra bir ilk” gibi başlıklar attı, ancak Yavaşlı’ya göre bu ifade yaşanan yağışı küçümsüyor. MGM’nin listesinde İstanbul’un en yüksek günlük yağışı, 17 Ekim 1985’te Şile’de ölçülen 199,3 milimetre olarak duruyor ve Beykoz’daki 244 milimetre bu değeri açık farkla geçiyor.

Yavaşlı, asıl karşılaştırmanın MGM’nin resmî istatistiklerini ürettiği Kadıköy, Florya ve Sarıyer istasyonlarının uzun kayıtlarıyla anlam kazandığını belirtiyor. Bu seride 1950’den bu yana en yüksek günlük yağış 10 Eylül 1981’deki 136,1 milimetreyken Sarıyer’deki Kireçburnu istasyonu, ön verilere göre 14 Ekim’de 184 milimetre kaydetti. Değer kesinleşirse resmî rekor yaklaşık yüzde 35 farkla geride kalacak ve Yavaşlı’ya göre “Haberlerde asıl konuşulması gereken rakam” da bu.

Poyraz, soğuk havayı sıcak denizle buluşturdu

Yavaşlı’nın analizine göre olaylar zinciri, Balkanlara sarkan soğuk havanın Ege ve Batı Anadolu üzerinde kesik bir alçak basınç sistemine dönüşmesiyle başladı. Bu sistemin yarattığı büyük basınç farkı kuvvetli bir poyraz doğurdu ve rüzgâr, soğuk havayı yüzlerce kilometre boyunca Karadeniz’in üzerinden İstanbul’a taşıdı.

O gün İstanbul açıklarında deniz suyu 20 derece civarındayken 1,5 kilometre yükseklikteki havanın sıcaklığı dört ila altı derece arasındaydı. Yavaşlı’nın “bu olayın kilit noktalarından biri” diye nitelediği bu farkla ısı ve nem yüklenen hava, kıyıya ulaşınca kuzey ormanlarının sırtlarında yükselerek yoğun yağış bulutları oluşturdu. Bu yüzden en yüksek değerler Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan ve Maslak’ta ortaya çıkarken Beylikdüzü’ndeki istasyon aynı gün yalnızca 8,5 milimetre ölçtü.

Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü
Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü

Yağışlar tahminin altı katına ulaştı

AKOM, 13 Ekim’de bazı ilçeler için 40-70, diğerleri için ise 20-40 milimetre yağış beklediğini duyurmuştu.

Gerçekleşen değerler ise Sarıyer ve Eyüpsultan’da tahminin üst sınırının iki buçuk katını, Beykoz’da altı katını aştı.

Yavaşlı, bunu bir suçlama olarak görmediğini belirterek bu tür sistemlerde yağışın “hangi birkaç kilometrekareye yığılacağını önceden kestirmek” işinin hâlâ tahmin biliminin en zor işlerinden biri olduğunu vurguladı.

Su, haritadan silinen dereleri buldu

Yavaşlı’ya göre yağışın büyüklüğü selin yalnızca bir yarısını açıklıyor, diğer yarısı ise suyun yere düştükten sonra nereye gidebildiğiyle ilgili. 14 Ekim’de Ayazağa, Kağıthane, Alibey, Riva ve Çamlıbahçe dereleri taşarken bu bölgelerin önemli bir kısmı derelerin eski yatakları ya da taşkın alanları üzerinde duruyor. Yavaşlı bu tabloyu “Haritadan silinen ama araziden silinmeyen su, yolunu buldu” sözleriyle özetledi.

Barajlar doldu ama kuraklık bitmedi

Yavaşlı’ya göre Karadeniz yaz boyunca biriktirdiği ısıyı yavaş kaybettiği için önümüzdeki haftalarda kuzeyden gelecek soğuk hava dalgaları benzer yağışlar üretebilir. İstanbul barajlarının doluluk oranı bir günde yüzde 38’den yüzde 45’e çıksa da Yavaşlı, kısa ve şiddetli sağanakların suyun bir kısmını barajlara ulaşmadan denize ve sokaklara akıttığını hatırlatıyor.

Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü
Beykoz’a bir günde dört ekim ayının yağmuru düştü

Yavaşlı, analizini şu sözlerle bitirdi:

“Atmosferde olanı değiştirmek on yıllar alacak bir iş ve ancak küresel ölçekte mümkün. Yere düşen suyun nereye gideceği ise imar planlarında, ıslah projelerinde, bir derenin üstüne beton dökülüp dökülmeyeceği kararında belirleniyor ve o kararlar bu şehirde veriliyor. 14 Ekim’de iki hesabı aynı gün ödedik.”

Ne olmuştu?

İstanbul’un kuzeyinde 14 Ekim sabahı başlayan şiddetli yağış, kısa bir aranın ardından gece yarısına kadar sürdü. Dört kişinin hayatını kaybettiği yağışlar binlerce ihbara ve çok sayıda su baskınına yol açtı. Balat’ta 14 yaşındaki bir çocuk su birikintisinde elektrik akımına kapılarak, Ayazağa’da ise 34 yaşındaki bir yurttaş sel suyunda düşerek yaşamını yitirdi.

Doğukan Doğu Yavaşlı kimdir?

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi’nde tamamlayan Yavaşlı, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde davetli araştırmacı olarak bulundu ve Fulbright Bursu ile Maryland Üniversitesi’nde çalıştı. Uzaktan algılama ve iklim değişikliği üzerine uluslararası yayınları bulunan Yavaşlı, 2016’dan bu yana Ahi Evran Üniversitesi’nde görev alıyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş