İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu’nda katıldığı bir programda fon krizine ilişkin açıklama yaptı. Erdoğan, “son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleştiklerini” belirterek, 17 Eylül’den itibaren “attıkları kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldıklarını” söyledi.
- 800 milyar liralık fon vurgunu: Nasıl başladı, nasıl oldu, ne yapılabilirdi?
- Tek adam rejimi bağlamında fon krizini anlamak: Ruşen Çakır yorumladı
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda Haliç Kongre Merkezi’ndeki “TİM 13. İnovasyon Haftası Programı”na katıldı. Programda fon krizine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tıpkı cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli, hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” dedi.
“Kimse kusura bakmasın, fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz”
Recep Tayyip Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ödenmesinin öncelikleri arasında olduğunu belirtti. Olağan tasfiye kapsamındaki ödemelerin geçen hafta başladığını ve sorunsuz sürdüğünü ifade eden Erdoğan, olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemelerin başlayacağını kaydetti.
“İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim, bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla üç lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.”
Erdoğan, üçüncü önceliklerinin ise süreci sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetmek olduğunu söyledi. Sürecin başından itibaren fırsatçılar ile yatırımcıları birbirinden ayırdıklarını savunan Erdoğan, muhalefeti ve bazı basın kuruluşlarını eleştirdi. Erdoğan, bu kesimlerin insanların itibarlarını zedelediğini, Türkiye ekonomisinin zor duruma düşmesi için “kriz tellallığı” yaptığını ve sermaye piyasalarına zarar verecek açıklamalarda bulunduğunu dile getirdi. Muhalefetin, aileleriyle birlikte milyonlarca insanı etkileyen olayda iyi bir sınav veremediğini öne süren Erdoğan, ülkenin yararına olacak bir politika üretemediklerini söyledi.
“Fon meselesi üzerinden tüm sermaye piyasalarının kriminalize edilmesini doğru bulmuyoruz”
Erdoğan, fon piyasasının bir bölümünde yaşanan sorunun görmezden gelinemeyeceğini ancak bu sorunun tüm sermaye piyasalarını hedef almak için kullanılmasının da doğru olmadığını söyledi. Fon meselesi üzerinden sermaye piyasalarının tamamının suçla ilişkilendirilmesine karşı olduklarını belirten Erdoğan, böyle bir yaklaşımın reel sektörü de olumsuz etkileyeceğini savundu.
Sermaye piyasalarının tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında finansman köprüsü kurduğunu vurgulayan Erdoğan, bu piyasaların borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz finansman sağlayabilmesi nedeniyle önemli olduğunu ifade etti. Erdoğan, 2008 küresel finansal krizinin ardından bankaların finansman sağlama konusunda daha isteksiz davranmasıyla sermaye piyasalarının reel sektöre desteğinin daha kritik hale geldiğini söyledi.
Bir diğer hususun, sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların başında teknoloji ve inovasyon bulunduğuna işaret eden Erdoğan, teknoloji yatırımlarının yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahip olduğunu kaydetti. Erdoğan, teknoloji ve inovasyonun finansmanının, bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alan olduğunu dile getirdi. “Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkan tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz. Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini, girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz.
Tekrar söylüyorum, tamahkarlara ve sahtekarlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim. Ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım. Bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili bir üslup kullanmalarını bekliyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz.”







