İSTANBUL (Medyascope) – Antalya’da Kuğulu Park olarak bilinen kamu arazisinin satış ihalesinin iptal edilmesinin ardından Müze Çalışma Grubu basın açıklaması yaptı. Gönüllüler Erol Malçok ve Prof. Dr. Hilmi Uysal, alanın park olarak korunmasını istedi.

Antalya-Muratpaşa’da Bahçelievler Mahallesi’nde, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin karşısında bulunan ve kamuoyunda Kuğulu Park olarak bilinen kamu arazisi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 576 milyon 431 bin TL muhammen bedelle satışa çıkarıldı. 8 Ekim’de Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla duyurulan ihalenin 13 Ekim’de Resmî Gazete’de yayımlanan yeni ilanla satış ihalesinin iptal edildiği duyuruldu.
Müze Çalışma Grubu, söz konusu alanın satışa çıkarılmasına ilişkin bugün (15 Ekim) saat 17.00’de Kuğulu Park önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Müze Çalışma Grubu adına Profesör Doktor Hilmi Uysal okudu.
“Kuğulu Park halkındır, satılamaz”
Açıklamada, Antalya’nın hafıza mekanlarından biri olan, Konyaaltı Caddesi ile falezler arasında yer alan Kuğulu Park’ın kentin hafızasında ve sosyal yaşamında yeri olduğu belirtildi. Konyaaltı Caddesi’nin kentin ana arterlerinden biri haline gelmesi, Bahçelievler Mahallesi’nin nüfus artışı ve yerli-yabancı turist yoğunluğunun bu koruluğun tanınırlığını ve ziyaretçi sayısını artırdığı ifade edildi.
Açıklamada, 2024’te Kuğulu Park’tan varyanta kadar olan falezlerin SİT derecesinin düşürüldüğü, 2025’de Antalya Müzesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldığı, aynı bölgedeki Karayolları lojmanları ve Uygulama Oteli için de depreme dayanıksız raporu çıkarıldığı, 2026’da nostaljik tramvay seferlerinin durdurularak müzenin karşısındaki ring sahasının boşa çıkarıldığı kaydedildi.

“Taşınmazın tapu kayıtlarındaki ‘tarla’ niteliği gerçeklikle çelişiyor
Açıklamada, taşınmazın tapu kayıtlarındaki “tarla” niteliğinin alanın gerçekliğiyle çelişki içinde olduğu ifade edilerek, alanın yaklaşık yüzde 85’inin Kesin Korunacak Hassas Alan, kalan yüzde 15’inin ise Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsünde olduğu, her iki koruma statüsünün de gelir getirici yapılaşmaya izin vermediği kaydedildi.
Açıklamada, Konyaaltı Caddesi güneyindeki tüm falez bandının Konyaaltı varyantına kadar olan kısmının imar planında park alanı olarak tescil edilmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, “Kuğulu Park halkındır, park olarak kalmalıdır, kalacaktır. Konyaaltı falez bandının varyanta kadar kesintisiz bir kent parkı niteliği korunmalı ve acilen imar planına işlenmelidir” denildi.
Halkların İklim Zirvesi Antalya gönüllüsü Erol Malçok, basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’in sorularını yanıtladı. Malçok, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının ve çevre örgütlerinin kentin yaşanabilir, nefes alınabilir alanlarını korumakla yükümlü olduğunu söyledi.
“Neden yapılaşmaya izin verildi?”
Doğal alanların ekonomik getiri ve kamu yararı gerekçeleriyle yapılaşmaya açılmasını eleştiren Malçok, söz konusu alanın geçmişte makilik olduğunu belirterek, “Halkın yararına açık, temiz bir makilik olarak tutulabilirdi, korunabilirdi. Neden yapılaşmaya izin verildi?” diye sordu.
İhalenin iptalinin ardından alanın üniversiteye devredilmemesi gerektiğini savunan Malçok, kıyı bandının park olarak korunmasını istedi. Alanın sosyal tesis yapılması amacıyla kullanılmasına karşı çıkan Malçok, “Zaten bizim uğraşımız burasının park olarak kalması gerekiyor” dedi.
Müze Çalışma Grubu gönüllüsü Prof. Dr. Hilmi Uysal, basın açıklamasının ardından konuştu. Uysal, Kuğulu Park olarak bilinen kamu arazisinin satışa çıkarılmasına, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımına ve bölgedeki yapılaşma planlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Süreçte şeffaflık ve kamu yararına saygı göremiyoruz”
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından satışa çıkarılan arazinin 500 milyon liranın üzerinde bir bedelle ihaleye çıkarıldığını belirten Uysal, tepkilerin ardından arazinin üniversiteye borçlarına mahsuben devredileceğinin söylendiğini ifade etti. Uysal, süreçte şeffaflık ve kamu yararına saygı göremediklerini söyledi.
Antalya falezlerinin Akdeniz fokları ve yarasalar gibi canlılara ev sahipliği yapan özel bir alan olduğunu vurgulayan Uysal, koruma alanlarının daraltılması, müzenin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılması ve bölgede yeni yapılaşma planlarının gündeme gelmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müzenin yıkımına ilişkin raporun bulunmadığının söylendiğini aktaran Uysal, gelişmeler arasında bağlantı olup olmadığının sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.







