İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, gazetecilere yönelik artan baskıları, fon krizinin iktidar üzerindeki sarsıcı etkisini ve ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi.
Fon krizinin üstü örtülebilecek mi? Ruşen Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun savunma yayınlarına ara vererek Türkiye’nin gündem maddesi olan “fon krizi”ni değerlendirdi. Yayının başında Abdullah Öcalan’ın medyaya ne zaman konuşacağı konusuna ve kendisinin de İmralı’ya gitme talebine değinen Çakır, gazetecilere yönelik artan operasyonlar nedeniyle fon krizinin aciliyet taşıdığını belirtti.
“Fon krizini konuşmamızı istemiyorlar”
Halk TV’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan gazeteci Bahadır Özgür’ün “Fon krizini konuşmamızı istemiyorlar” sözlerini hatırlatan Çakır, bağımsız medyaya yönelik baskıların asıl nedeninin bu kriz olduğunu savundu:
“Şu ana kadar bu meseleyle ilgili yazan, çizen, fotoğraf basan kişiler tutuklandı, gözaltına alındı. T24’ün ve Halk TV’nin başına gelenlerde fon krizinin kesinlikle bir etkisi olmuştur. 450 bin kişinin parasının bir avuç insan tarafından çalınması ve devletin ciddi bir ihmalinin bulunması iktidar için çok sarsıcı.”

Morgan Stanley uyarısı ve “gizli” ifade
Fon krizinin uluslararası piyasalardaki yankılarına da değinen Çakır, Morgan Stanley’in Türkiye ile ilgili endeks değişikliklerini süresiz olarak dondurmasının alarm verici olduğunu ve borsanın küme düşme ihtimali taşıdığını söyledi.
Krizin siyasi ayağına yönelik soruşturmaların şeffaf yürütülmediğini savunan Çakır, eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın ifade sürecini eleştirdi:
“Fatma Betül Sayan Kaya’nın başına bir şey gelmedi. İfade verdiğine dair bir görüntüye tanık olmadık. Bu Türkiye’de olacak iş mi? Ben Haluk Levent olayında tanıklık için adliyeye gittiğimde gazeteciler fotoğraf çekti, herkesin gözü önünde girdik çıktık. Ama bu hanımefendiyi kimse göremedi. Nereden girdi, nasıl çıktı bilmiyoruz. Ortada hala açıklanmayan bir liste var ve üstü kapatılmak isteniyor.”
“Nefsime uydum” savunması ve 450 bin mağdurun parası
Cübbeli Ahmet Hoca’nın damadının fona para yatırması ve sonrasında yaptığı “Nefsimize kapıldık, bereket param yanmış yoksa içeri girerdim” şeklindeki savunmasına da değinen Çakır, “Hızlı para kazanmak için herkese ‘faiz haramdır’ diyen elemanlar parayı bir güzel yatırıyorlar” dedi.
Mağdurların paralarının ödenmesi konusundaki belirsizliğin altını çizen Çakır, kamu kaynakları kullanılmadan bu mağduriyetin nasıl giderileceğinin büyük bir soru işareti olduğunu ve bunun yeni krizlere yol açabileceğini belirtti.








