Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Eskişehir (Medyascope) – Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, edebiyatı, şiiri, müziği ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturdu. 

eskişehir sokaklarında
Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Eskişehir’de bu yıl düzenlenen Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği, dört gün boyunca edebiyatı, müziği ve sanatı farklı başlıklar altında bir araya getirdi. Ali Lidar’dan Ayfer Tunç’a, Can Bonomo’dan Tuna Kiremitçi’ye uzanan etkinliklerde yazarlar, şairler ve sanatçılar okurlarla buluştu. Şenliğin üçüncü ve son gününde söyleşilere katıldım, çocuklarla hayal gücünün peşine düştüm, Sanat Sokağı’nı keşfettim. Edebiyatın neşesine ortak olduğum, Eskişehir’in sokaklarında yeni hikâyeler biriktirdiğim bu iki günü anlatıyorum.

Edebiyatın neşesi, Haller Gençlik Merkezi’nde

Şenliğin üçüncü gününe Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda düzenlenen “Deneme Neşesi” ile başladık. Yazar Ali Lidar, moderatör Ezgi Akyıldız eşliğinde edebiyat yolculuğunu, deneme türünü ve yazarlık serüvenini katılımcılarla paylaştı.

Söyleşide gençlerin kitap okumak yerine dijital mecralara yöneldiği yönündeki eleştiriler de gündeme geldi. Öğretmen olduğu için bu tartışmaların merkezinde yer aldığını söyleyen Lidar, bu konuda karamsar olmadığını belirtti. İnsanların okuma alışkanlıklarının zaman içinde değişebileceğini ifade eden Lidar, “İnsanların okuma alışkanlıkları da değişir, bazen zikzaklar da olur. İnsanların anlatacak hikâyeleri oldukça, söyleyecek sözü oldukça her zaman su akar yatağını bulur. Ben hiçbir zaman karamsar bakan taraf olmadım” dedi.

Çocuk Neşesi’nde hayal gücünün peşine düştük

Günün bir sonraki durağı Sanat Sokağı Sanatçı Atölyesi’ydi. Çiğdem Sezer’in Şen Çiftlik Orkestrası kitabından yola çıkan yaratıcı okuma atölyesine “Çocuk Neşesi” başlığı altında katıldık.

Atölyede çocukların dışında yalnızca biz yetişkinler vardık. Çocukların arasına karışıp onların dünyasına konuk olmak, günün en keyifli anlarından biriydi. Atölyenin sonunda Şen Çiftlik Orkestrası’nı kurmak için kediye, horoza, rüzgâra ve ıhlamura ihtiyaç vardı. Sevgili Yasemin Sungur horoz olurken Gülenay Hanım da ıhlamur oldu. Hep birlikte, kahkahaların eksik olmadığı, hayal gücünün sınır tanımadığı bir etkinliğe eşlik ettik. Etkinlik bittiğinde çocuklarla olmanın neşesi çoktan peşimize takılmıştı. 

Eskişehir sokaklarında
Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Sanat Sokağı’nda bir durak: Midas İpepeği Evi

Çocuk Neşesi’nin ardından bu kez Sanat Sokağı’nı keşfetmeye koyulduk. Rehberimiz, Midas İpeği Evi’ne uğramadan dönmemem gerektiğini söyleyince rotamıza bir durak daha eklendi.

Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Eskişehir’in tarihini ve kültürünü kadın emeğiyle buluşturan Midas İpeği Evi’nde, saf ipek şalların nasıl dokunduğunu gördüm. Makinelerin hızına karşı sabırla, özenle ve el emeğiyle hazırlanan bu şallar, kadın emeğinin ortaya çıkardığı güzelliği bir kez daha hatırlatıyor.

Eskişehir sokaklarında
Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Eskişehir’in sokaklarını keşfederken böyle bir yerle tanışmak da benim için ayrı bir güzellikti. Yolunuz Eskişehir’e düşerse Sanat Sokağı’na uğrayıp Midas İpeği Evi’ni de rotanıza eklemenizi öneririm.

Cengiz Genciz neşesi

Etkinliklere Haller Gençlik Merkezi’nde devam ettik. “Cengiz Genciz Neşesi” başlığıyla düzenlenen buluşmada sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt, Eskişehirlilerle bir araya geldi.

Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Etkinliğin ismini çok beğendiğini söyleyerek söze başlayan Bozkurt, gülmenin hayatın bir parçası olduğuna dikkat çekti. En zor zamanlarda bile gülmeyi ve güldürmeyi seven bir ailede büyüdüğünü anlatan oyuncu, mizahın hayatındaki yerine değindi.

Günümüzün mafya dizilerinde rol almayı tercih etmediğini de dile getiren Bozkurt, Tuzlu Kahve dizisinde yer alma nedenlerini anlatarak oyunculuk seçimlerinin ardındaki düşünceleri dinleyicilerle paylaştı.

Can Neşesi’nde şiirden müziğe

Şenliğin üçüncü gününün ilgi gören buluşmalarından biri de “Can Neşesi” oldu. Sanatçı Can Bonomo, şair Haydar Ergülen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide edebiyat, müzik ve sanat yaşamına ilişkin deneyimlerini paylaştı.

Eskişehir sokaklarında
Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Söyleşide dikkatimi çeken ayrıntılardan biri, katılımcıların büyük bölümünün Bonomo’nun yazarlık kimliğinden haberdar olmamasıydı. Soru sormak için söz alan bazı katılımcıların “Şarkı söylersiniz diye düşünmüştüm” sözleri de bu durumu ortaya koydu.

Bonomo, söyleşi boyunca kitaplarından şiirler okuyarak dinleyicileri edebiyat dünyasına davet etti. Türk şiirinin önemli isimlerinden Küçük İskender’den söz ederken ona “ustam” diye hitap etmesi de dikkat çekti.

Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Etkinliğin sonlarına doğru Bonomo, öğrencisini sahneye davet ederek şiir okumasını istedi. İlk kez şiir okuyacağını söyleyen öğrenci, heyecanına rağmen şiirini dinleyicilerle paylaştı. Bir öğrencinin ilk kez sahneye çıkıp şiir okumasına tanıklık etmek, günün akılda kalan anlarından biri oldu.

Tuna Kiramitçi ile müzik neşesi

Günün son etkinliğinde sahne Tuna Kiremitçi ve keman sanatçısı Müge Alpay’ındı. “Müzik Neşesi – Şarkılar ve Sohbet” başlıklı programla dinleyicilerle buluşan ikili, şarkıları ve sohbetleriyle şenliğin üçüncü gününü tamamladı.

Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

Kiremitçi, Müslüm Gürses’in seslendirdiği “Affet” şarkısının yazım sürecinden ve şarkıya ilham veren kadından söz etti. Hikâyesini anlattıktan sonra şarkıyı seslendiren Kiremitçi, müziğin arkasındaki hikâyeyi de dinleyicilerle paylaşmış oldu.

Son günde Roman Neşesi

Şenliğin dördüncü ve son günü, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda düzenlenen etkinliklerle başladı. Günün ilk buluşması, edebiyat dünyasının sevilen yazarları Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un katıldığı “Roman Neşesi” başlıklı söyleşiydi.

Romanın dünyası, yazarlık deneyimleri ve edebiyat üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcılara iki yazarın edebiyata bakışını dinleme fırsatı sundu. Şenliğin son gününe böyle bir buluşmayla başlamak, dört gün boyunca edebiyatın farklı alanlarına açılan programın da güzel bir devamıydı.

Eskişehir Neşesi’nde başkanlar buluştu

Şenliğin son günündeki buluşmalardan biri de “Eskişehir Neşesi” başlıklı söyleşiydi. Şenlik yöneticisi ve şair Haydar Ergülen’in moderatörlüğünü üstlendiği programda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi.

Programa Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan da katıldı.

Eskişehir sokaklarında edebiyatın, sanatın ve neşenin izinde

“Yüzümüz hep gülsün”

Söyleşide ilk olarak kadınların neşesi üzerine konuşan Başkan Ünlüce, Anadolu kadınlarının yokluklara, kayıplara ve zorluklara rağmen hayatın içinden neşe çıkarmayı bildiğini söyledi.

Kadınların en zor koşullarda bile üretmeye ve güzellikler yaratmaya devam ettiğini vurgulayan Ünlüce, “Kıt kanaat bir sofradan bayram sofrası çıkarabildiler. Gündüz çok yorucu geçen bir günün ardından akşam rengârenk oyalar işlemeyi bildiler. Büyük sıkıntıların yaşandığı dönemlerde dahi düğünlere rengârenk şalvarlarını giyerek gitmeyi bildiler” dedi.

Belediyeciliği kadınlara daha çok yakıştırdığını dile getiren Ünlüce, belediyelerin yalnızca yol, asfalt, kanalizasyon ve park gibi fiziki hizmetlerden ibaret olmadığını belirtti. Belediyecilikte asıl önemli olanın kentte yaşayan insanların hayatına dokunmak olduğunu vurgulayan Ünlüce, “Günün sonunda önemli olan, bu şehirde yaşayanların yüzünü güldürebiliyor muyuz, yüzlerinde bir gülümseme yaratabiliyor muyuz? Eğer buna ‘evet’ diyebiliyorsak başarılı belediyeciyiz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda Eskişehir’in kendisinde uyandırdığı neşeden söz eden Ünlüce, kentin simgelerinin yanı sıra kişisel anıların da insanda güzel duygular bıraktığını belirtti.

Edebiyatla dolu iki gün

Şenliğe üçüncü gününde katılmış olsam da Eskişehir’de geçirdiğim iki gün boyunca edebiyata doydum. Birbirinden güzel söyleşilere katıldım, şehrin sokaklarını keşfettim ve edebiyatla ilgilenen, aynı heyecanı paylaşabildiğim kadınlarla tanıştım. Sanırım bu iki günü benim için kıymetli kılan şeylerden biri de buydu. Bazen hiç tanımadığınız insanlarla kurduğunuz bir sohbet, ortak bir ilgi alanı etrafında buluşmak ya da yeni bir hikâye dinlemek insana çok şey katabiliyor.

Bir yandan edebiyatla iç içe vakit geçirirken bir yandan da İstanbul’un üzerimde biriken kara bulutlarından uzaklaşıp rahat bir nefes aldım. Günlük hayatın telaşından çıkıp başka sokaklarda yürümek, farklı insanlarla tanışmak ve yeni şeyler keşfetmek bana iyi geldi.

Bu iki günün sonunda bir kez daha anladım ki edebiyatı ve sanatı odağına alan etkinlikler çok kıymetli. Çünkü insanın ufkunu genişletiyor, yeni dünyaların kapısını aralıyor ve hiç beklemediği yerlerden ilham almasını sağlıyor. Üstelik bazen yalnızca bir söyleşiye katılmakla kalmıyor, kendinize benzeyen ya da size yeni bir şey öğreten insanlarla tanışıyorsunuz.

Beni bu kadar güzel ağırlayan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Eskişehir’den güzel anılarla, yeni tanışıklıklarla ve yeniden katılmak istediğim etkinliklerin heyecanıyla ayrıldım. Umarım yeniden yollarımız kesişir.

Yemek Arası bu kez Eskişehir sokaklarında!

Eskişehir’e kadar gitmişken şehrin lezzetlerini denemeden döneceğimi düşünmediniz değil mi? Yemek Arası’nın yeni bölümünde bu kez rotamı Eskişehir sokaklarına çevirdim. Biraz gezdim, bol bol yedim, içtim, şehrin lezzet duraklarını keşfettim. Şimdi de sizin için Eskişehir’de mutlaka uğramanız gereken 5 mekânı bir araya getirdim. 

Eskişehir’in meşhur lezzetlerini ve keşfetmeye değer mekânlarını merak ediyorsanız gözünüz bizde olsun. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş