İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlayan Herkül Millas, “Muş Ovası’nda Bir Sakıncalı Piyade” adlı kitabından hareketle 1967-68 yıllarında Muş’ta yaptığı askerliği ve “sakıncalı piyade” olarak yaşadığı deneyimleri anlattı.
Ruşen Çakır’ın konuğu olan yazar Herkül Millas, “Muş Ovası’nda Bir Sakıncalı Piyade” adlı kitabı üzerinden 1967-1968 yıllarında Muş’ta yaptığı askerliği anlattı. Üniversite mezunu olmasına rağmen askerlikte farklı bir uygulamayla karşılaştığını anlatan Millas, Demir Özlü ve bir arkadaşıyla Muş’a gönderildiklerini söyledi:
“Yıllardır üniversite bitirenler yedek subay oluyordu. Ama biz üçümüzü iki bin kişi arasından seçtiler. Biz çavuş olduk. Üçümüz de Muş’a, oradaki bir alaya gönderildik. Bir tür sürgün alayı. Oraya pek tutulmayan insanları gönderiyorlardı. Yılmaz Güney de geldi oraya ama ben ayrılmıştım, o hemen akabinde geldi. Ben onu tanıyamadım, göremedim ama böyle bir sürü insan o alaya gelmiş oldu.”

“Askerlik benim için bir okul oldu”
Muş’ta farklı toplumsal kesimlerden insanlarla bir arada yaşamanın kendisini değiştirdiğini nitelendiren Millas, “Benim avantajım hem o subay dünyasını, daha okumuş olan insanları anlamamdı. Bir buçuk yıl aynı koğuşta, bütün gün birlikte olduğum, köyden gelen, köyünden ilk kez muhtemelen çıkan insanlarla bu kadar uzun süre birlikte yaşadığım için onları şu anda çok iyi anladığıma inanıyorum. Onlarla nasıl konuşulur, ne denir, ne denmez, ne denirse nasıl anlaşılır, ben bunları orada öğrendim. Bir bakıma orası benim için bir okul oldu. Tabii belki bütünüyle değil ama pek çok başka insana kıyasla onları anladığıma inanıyorum” dedi.

Türkiye’nin bugünkü siyasi ortamına ilişkin düşüncelerini de anlatan Herkül Millas, baskıların beklediğinden ağır olduğunu vurguladı:
“Benim hiç beklemediğim bir Türkiye. Türkiye hiçbir zaman Danimarka olmadı, Fransa olmadı. Ama bu kadar baskıcı olacağını beklemiyordum. Benim arkadaşlarımın çoğu, ne bileyim, Osman Kavala gibi ya hapistedir yahut da Türkiye dışındadır. O bakımdan Türkiye için üzülüyorum ve aslında şaşırıyorum. Hiç beklemiyordum. Bu kadar böyle bir düzen kurulacağını ben beklemiyordum.”







