İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Hifa İkra Şengüler’e cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan A.Ş.’nin beraat etmesine tepki gösteren kadınlar Taksim’de eylem yaptı. Kadınlar, Fatma Nur Çelik ve kızının şüpheli ölümünün aydınlatılmasını, A.Ş.’nin tutuklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.

Kadınlar, yedi ay önce annesi Fatma Nur Çelik ile birlikte şüpheli şekilde yaşamını yitiren 8 yaşındaki Hifa İkra Şengüler’e cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararını protesto etti. Kadınlar, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” sloganıyla Taksim’de bir araya geldi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, TİP’li Kadınlar, EHP’li Sosyalist Feministler, Halkevci Kadınlar, Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, Özgür Genç Kadın ve Sosyalist Kadın Meclisleri’nin katıldığı eylemde, DEM Parti Milletvekili Özgül Saki de yer aldı.
Tünel’de toplanan kadınlar, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Koruma, aklama, failleri yargıla” ve “Kadın cinayetleri politiktir” sloganlarıyla Şişhane Meydanı’na yürüdü. Meydanda kadın örgütlerinin ortak açıklamasını Sena Bilişik, Bahar Uluçay okudu.
“A.Ş. bir gün bile tutuklu kalmadı”
Açıklamada, beraat kararının cezasızlık politikasının bir sonucu olduğu savunuldu. Fatma Nur Çelik’in yıllarca şiddete maruz kaldığı, kızı Hifa İkra’nın da küçük yaşlardan itibaren cinsel istismara uğradığı iddialarına rağmen yargı sürecinin adaletle sonuçlanmadığı belirtildi.
Kadın örgütleri, A.Ş.’nin duruşmalara defalarca katılmadığını ancak hakkında yakalama kararı çıkarılmadığını belirterek mahkemenin tutumunu eleştirdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Çarşamba günü duruşma salonunda mahkeme heyeti Hifa’yı, Fatma Nur’u savunmak için orada bulunan avukatları ve kadınları silikleştirmek istedi. Davanın başından beri her şeyin bilinçli olarak yanlış, eksik ele alındığını; fail erkeğin ve suç ortaklarının aklanması amacı taşıdığına tanığız. A.Ş. defalarca keyfiyetten duruşmaya gelmedi ancak hakkında yakalama kararı çıkarılmadı bile. Mahkeme salonlarında fail erkeklerin sırtını sıvazlayıp, mücadele eden kadınları yok sayma çabasına karşı buradayız; erkek adalet değil gerçek adalet için mücadele etmeye devam ediyoruz.”
Fatma Nur Çelik’in ölümünün aydınlatılması istendi
Açıklamada, Fatma Nur Çelik’in kendisini ve kızını koruyacak mekanizmaların işletilmesi için mücadele ettiği, buna rağmen dosyanın sürüncemede bırakıldığı ve beraat yönünde mütalaa verildiği belirtildi.
Çelik’in adalet nöbeti sırasında olası ölümünün intihar olarak gösterilmemesi gerektiğini söylediği hatırlatıldı. Kadın örgütleri, anne ve kızının ölümüyle ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediğini savunarak yetkililere şu soruları yöneltti:
“’Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ diyen Fatma Nur; devletin, yargının, kurumların kendisini korumayacağını bilerek dile getirdi bu cümleyi. Soruyoruz: Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra için koruyucu, önleyici tedbirler neden alınmadı? Neden şüpheli ölümlerinin aydınlatılması için hiçbir şey yapılmadı?”
Kadın örgütleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da sorumluluklarını açıklaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, kadınların ve çocukların şiddetten korunması için gerekli önlemlerin alınmadığı, buna karşılık kadınları korumaya yönelik taleplerin karşılıksız bırakıldığı savunuldu.
“Bu cezasızlık politikası erkek adaletin ta kendisidir”
Kadın örgütleri, beraat kararının kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet iddialarının cezasız kalması anlamına geldiğini belirterek sorumluların yargılanmasını istedi. Açıklamada, A.Ş.’nin tutuklanması ve hakkındaki iddiaların yargı tarafından yeniden değerlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Örgütler, kadınların haklarına yönelik saldırılara ve erkek şiddetine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Açıklama şu sözlerle sona erdi:
“Bugün Fatma Nur da Hifa İkra da hayatta değil ama fail A.Ş. bir gün bile tutuklu kalmadı. 6 yaşındaki bir çocuğa, herkesin önünde maruz kaldığı istismarı tekrar tekrar anlatmak zorunda bıraktıkları o mahkeme salonunda istismarcı beraat etti. Ancak bizim mücadelemiz bitmedi. Aileyi koruma adı altında her gün hayatlarımızı daraltan bu kadın düşmanı politikalara karşı hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Cezasızlık politikalarıyla fail erkekleri cesaretlendiren, erkek şiddetine karşı bütünlüklü koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek yerine kadınların haklarına saldıran bu düzene karşı sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra’nın hesabını soracağız.”
Ne olmuştu?
Fatma Nur Çelik, yıllar önce çocuk yaşta Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi A.Ş. tarafından istismara uğradığını ve daha sonra bu kişiyle evlendirildiğini anlatmıştı. Çelik, kızı Hifa İkra Şengüler’in de üç yaşından itibaren aynı kişi tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığını öne sürmüştü.
Açılan dava sürerken Çelik, İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önünde haftalar boyunca adalet nöbeti tutmuş ve kamuoyundan destek istemişti. Çelik, olası ölümünün intihar olarak gösterilmemesi gerektiğini de açıklamıştı.
Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri, 2 Mart gecesi İstanbul Zeytinburnu’ndaki Kazlıçeşme Sahili’nde bulunmuştu. Anne ve kızının ölümüyle ilgili soru işaretlerinin giderilmesini isteyen kadın örgütleri, A.Ş.’nin tutuklanması ve sorumluların yargılanması çağrısını yineledi.








