Fas’ta bir kadın başbakan oldu, peki kadınların hayatı değişecek mi?

El Mansouri

İSTANBUL (Medyascope) – Fas tarihinde ilk kez bir kadın başbakanlık koltuğuna oturdu ancak Fatima Zahra El Mansouri’nin göreve gelmesi, ülkede kadınların siyasetteki yeri ve hakları üzerine yeni bir tartışma başlattı. Miras paylaşımındaki eşitsizliklerden çok eşliliğe, kız çocuklarının eğitiminden kraliyet ailesinin yetkilerine kadar pek çok sorun gündemde. Fas’ın ilk kadın başbakanı kadınların hayatını değiştirebilecek mi?

Fas Kralı 6. Muhammed’in Fatima Zahra El Mansouri’yi ülkenin ilk kadın başbakanı olarak ataması, tarihi bir gelişme olarak karşılandı ancak bu karar, kadınların siyasette ve toplumda nasıl bir konuma sahip olması gerektiğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

İslamcı bir hükümette daha önce Adalet Bakanlığı yapan Mustafa Ramid, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İşlerini bir kadına emanet eden toplum başarıya ulaşamaz” şeklindeki hadise atıfta bulunarak bir kadının ülkenin en üst düzey siyasi makamlarından birini yönetmesini sorguladı.

Ramid’e göre Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu Fas’ta kadın-erkek eşitliği ile devlet yönetiminin sorumlulukları arasında bir denge kurulmuştu. Eski bakan, devletin en üst makamı olan krallığın erkeklere ayrılmış olmasını bu görüşüne dayanak olarak gösterdi.

Yerel televizyon kanalı Chouf TV’nin sokak röportajlarında da benzer çekinceler var. Bazı erkekler, bir kadının hükümetin başına geçmesine alışık olmadıklarını söyledi; bazıları ise kararı yalnızca kral verdiği için kabul ettiklerini belirtti.

Buna karşılık özellikle genç Faslılar ve kadınlar, El Mansouri’nin atanmasını siyasette önemli bir engelin aşılması olarak görüyor.

El Mansouri Fas'ın ilk kadın
Fas’ın ilk kadın başbakanı El Mansouri ve Fas Kralı VI. Muhammed.

Fas’ın ilk kadın başbakanının önündeki engeller neler?

Fas’ta kadın hakları tartışmalarının merkezinde, evlilikten boşanmaya, çocukların velayetinden mirasa kadar aile ilişkilerini düzenleyen Moudawana adlı aile kanunu bulunuyor.

Mevcut miras kurallarına göre bir kız çocuğu, benzer koşullarda erkek kardeşinin aldığı miras payının genellikle yarısını alabiliyor. Ülkenin dini otoritesi olan Yüksek Ulema Konseyi, İslam hukukunu gerekçe göstererek mirasta eşitlik taleplerine karşı çıkıyor.

Konsey ayrıca erkek kardeşi olmayan kız çocuklarının miraslarını, uzak akrabaları da dahil olmak üzere erkek aile üyeleriyle paylaşmak zorunda kalabildiği taasib kuralının kaldırılmasını da kabul etmedi.

Fas Ulusal İnsan Hakları Konseyi’nin 2022 tarihli raporu, eşitsiz miras kurallarının kadınlar arasında yoksulluğu artıran etkenlerden biri olduğunu ortaya koydu.

Ülkede belirli koşullar altında çok eşlilik de yasal. Aile kanununda yapılması planlanan değişiklikler arasında kadınların evlilik sözleşmelerine eşlerinin ikinci bir evlilik yapamayacağına ilişkin hüküm koyabilmesi de bulunuyor. Ancak ilk eşin hastalığı veya çocuk sahibi olamaması gibi durumlara ilişkin istisnalar, kadın hakları örgütlerinin tepkisini çekiyor.

Hükümet 2024’te aile hukukunda reform paketi açıklasa da değişiklikler henüz yasalaşmadı.

Kırsalda kız çocuklarının yalnızca yüzde 55’i okula gidiyor

Kadınların yeni hükümetten beklentileri yalnızca yasal eşitlikle sınırlı değil. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kız çocuklarının eğitime erişimi de önemli sorunlardan biri.

Fas’ın resmi istatistik kurumu Yüksek Planlama Komisyonu’nun 2025 verilerine göre, kırsal bölgelerde 15-17 yaş grubundaki kız çocuklarının yalnızca yüzde 55’i okula gidiyor. Kentlerde ise bu oran yüzde 100.

Yoksulluk, erken yaşta evlilik, okulların uzaklığı ve güvenli ulaşım olanaklarının yetersizliği, kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasının başlıca nedenleri arasında bulunuyor.

BBC’ye konuşan genç Faslı Chifae Laazouzi, kırsal bölgelerdeki ailelerin ekonomik nedenlerle kızlarını okuldan alabildiğini söyledi. Laazouzi, regl ürünlerine erişimde yaşanan sorunlara da dikkat çekerek okullarda bu ürünlerin ücretsiz dağıtılmasını istedi.

Kralın ataması kadın hakları için mi, siyasi meşruiyet için mi?

El Mansouri, Fas siyasetinin yeni isimlerinden değil. Yirmi yılı aşkın siyasi kariyerinde Marakeş Belediye Başkanlığı, milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Son beş yılda ise önceki Başbakan Aziz Akhannouch’un hükümetinde konut, şehircilik ve mekânsal planlamadan sorumlu bakan olarak görev aldı.

Liderliğini yaptığı Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM), eylül ayındaki parlamento seçimlerinde en fazla sandalyeyi kazandı. Partinin üç siyasi oluşumla kurduğu koalisyon, 395 sandalyeli parlamentoda 207 milletvekiline sahip.

Ancak seçimlere katılımın yüzde 38’de kalması ve son 20 yılın en düşük düzeyine gerilemesi, kraliyet yönetiminin siyasi meşruiyetine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nden siyaset uzmanı Irene Fernandez-Molina, El Mansouri’nin atanmasının bu tablodan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.

Fernandez-Molina’ya göre Fas yönetimi, bir kadının başbakanlığa atanmasını modernleşme ve ilerleme mesajı vermek için kullanıyor olabilir. Akademisyen bu yaklaşımı, kadın haklarının siyasi yönetimin meşruiyetini güçlendirmek amacıyla seçici biçimde öne çıkarıldığı “otoriter devlet feminizmi” olarak tanımladı.

Fas’ta anayasal monarşi bulunsa da savunma ve dış politika gibi temel alanlarda kralın geniş yetkileri devam ediyor. Dolayısıyla El Mansouri’nin reformları hayata geçirme kapasitesi, yalnızca hükümetin kararlarına değil, kraliyet yönetiminin tutumuna da bağlı.

İlk kadın başbakan kadın haklarını savunacak mı?

El Mansouri, göreve atanmasının ardından yaptığı açıklamada, “İlk kadın hükümet başkanı olmak yalnızca benim için değil, krallıktaki bütün kadınlar için bir gurur kaynağı” dedi.

Ancak yeni başbakan, bugüne kadar miras eşitliği, çok eşlilik veya aile kanunu reformları konusunda belirgin bir siyasi tutum ortaya koymadı. Göreve geldikten sonra da bekleyen reformları hayata geçirip geçirmeyeceğine ilişkin açıklama yapmadı.

Kadın hakları savunucusu Yasmina Benslimane, El Mansouri’nin atanmasının siyasette uzun süredir aşılamayan bir engeli ortadan kaldırdığını ancak ayrıcalıklı aile geçmişinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. El Mansouri’nin babası üst düzey yerel yönetici ve diplomattı.

Benslimane’ye göre bu siyasi ve toplumsal bağlantılar, El Mansouri’yi kamusal hayata girme fırsatları çok daha sınırlı olan Faslı kadınlardan ayırıyor.

BBC’ye konuşan genç Faslı Sara Zouiten ise yeni başbakana ilişkin beklentisini şöyle anlattı:

“El Mansouri’nin kadın olduğu için değerlendirilmesi gerektiğini düşünmüyorum. Bir kadının iktidarda olması, onu otomatik olarak kadın haklarının savunucusu yapmaz.”

Zouiten, El Mansouri’nin partisinin modernleşme iddialarının somut değişikliklere dönüşüp dönüşmeyeceğini görmek istediğini söyledi.

Kaynak: BBC

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş