Karacadağı Koruma Platformu: Sondaj durdu ancak çevresel riskler sürüyor

İSTANBUL (Medyascope) – Karacadağı Koruma Platformu, Esan Eczacıbaşı’nın Karacadağ masifinde yürüttüğü maden arama sondajının durmasına rağmen çevresel risklerin devam ettiğini belirterek, yer altında kalan boruların ve sondaj atıklarının incelenmesini, bölgenin maden faaliyetlerine tamamen kapatılmasını istedi. Platform, sondaj çalışmalarının 487 metreye ulaştığını, yedi sondaj atığı havuzunun bulunduğunu ve kullanılan suyun kaynak üzerindeki etkilerinin açıklanması gerektiğini bildirdi.

Karacadağ'da sondaj
Karacadağ’da sondaj durdu ancak çevresel riskler sürüyor

Karacadağı Koruma Platformu, 19 Ekim’de yayımladığı dördüncü basın açıklamasında, Konya’nın Karapınar ilçesindeki Karacadağ masifinde yürütülen maden arama sondajının durmasına rağmen çevresel risklerin ortadan kalkmadığı uyarısında bulundu. Platform, sondaj atıklarının güvenli biçimde bertaraf edilmesini, yer altında kalan boruların ve kimyasal kalıntıların uzmanlarca incelenmesini, izin süreçlerinin hukuka uygunluğunun araştırılmasını ve Karacadağ’da hiçbir maden faaliyetine izin verilmemesini talep etti.

Açıklamaya göre, Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına yürütülen maden arama çalışmaları, sondaj makinelerinin 12 Eylül 2026’da Bağdaylı’ya getirilmesiyle sahada başladı. Ardından Ovacık bölgesinde sondaj çalışmalarına geçildi. Şirket yetkililerinin başlangıçta sondaj derinliğinin 350-400 metre olacağını bildirdiğini aktaran platform, çalışmalar durdurulduğunda derinliğin 487 metreye ulaştığını belirtti.

Yedi sondaj atığı havuzu ve yer altında kalan borular

Platform, sondaj çalışmalarının hangi nedenle durdurulduğunun kesin olarak bilinmediğini kaydetti. Sondaj borusunun kırılarak yer altında kalması, Karacadağ’ın jeolojik yapısının çalışmaları zorlaştırması, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınması ve bölgede büyüyen toplumsal tepkinin süreci etkilemiş olabileceği ifade edildi.

Açıklamada, başlangıçta bir olan sondaj çamuru veya sıvısı havuzunun sayısının yediye çıktığı ve havuzların dolu olduğu belirtildi. Havuzlardaki atıkların Karapınar’daki atık alanına taşınacağı bilgisinin alındığını aktaran platform, taşıma ve bertaraf yöntemleriyle atıkların çevre üzerindeki olası etkileri hakkında kamuoyuna doğrulanabilir bilgi sunulmadığını vurguladı.

Platformun açıklamasına göre, sondaj deliğinin ağzı henüz kapatılmadı; deliğin üzerine yalnızca bir kapak konuldu. Sondaj sırasında 13-15 metre derinlikte karşılaşılan basınçlı akiferdeki suyun, artezyen basıncı nedeniyle kendiliğinden yüzeye aktığı belirtildi.

Ayrıca sondaj çalışmalarında kullanılan yaklaşık 200 metre uzunluğundaki borunun yer altında kaldığı bildirildi. Platform, borunun bağlantı noktalarında kullanılan gres yağlarının niteliğinin ve yer altı suyuyla olası etkileşimlerinin uzmanlar tarafından incelenmesini istedi. Açıklamada, mineral yağ bazlı kalsiyum greslerinin doğada kolay parçalanmadığı ve yer altı sularına karışabileceği ileri sürülerek ilgili kurumlara acil inceleme çağrısı yapıldı.

Ovacık’taki su kaynağı 2,5 metre derinleştirildi

Karacadağ’da sondaj durdu ancak çevresel riskler sürüyor

Karapınar’ın az yağış alan bir bölge olduğuna dikkat çeken platform, Meke Gölü ve Acıgöl’deki su kayıpları, obruk oluşumları ve kuruyan sazlıkların su kaynaklarının korunmasının önemini gösterdiğini belirtti.

Açıklamada, sondaj çalışmalarına su sağlamak amacıyla Ovacık’taki bir su kaynağının 2,5 metre derinleştirildiği ifade edildi. Kaynaktan çekilen su miktarının ve bunun kaynak üzerindeki etkilerinin açıklanması istendi.

Platform, sondaj atıklarının nasıl taşınacağı, nereye götürüleceği ve çevreye etkilerinin bilimsel verilerle kamuoyuna duyurulması gerektiğini vurguladı. Yer altında kalan boruların korozyon riskinin ve çevresindeki kimyasal maddelerle etkileşiminin de uzman raporlarıyla ortaya konulmasını talep etti.

Karapınar’da protesto: “Suyumuzu, toprağımızı talan et demedik”

Karacadağı Koruma Platformu, 17 Ekim’de Karapınar Anıt Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi. “Ne olursan ol gel dedik ama suyumuzu, toprağımızı talan et demedik” sloganıyla yapılan açıklamada Karacadağ’ın doğal kaynakları, tarım alanları, meraları ve tarihî mirasıyla bir bütün olarak korunması gerektiği belirtildi.

Ovacık’ın göleti, kaynak suları, platosu ve yaban hayatıyla önemli bir ekolojik alan olduğu vurgulandı. Platform, Karacadağ’la ilgili kararların bölge halkının bilgisi ve katılımı olmadan alınmamasını istedi.

Açıklamada, maden şirketlerinin ve yöneticilerin değişebileceği ancak bölgenin ve burada yaşayan insanların kalıcı olduğu ifade edildi. Çalışmaların resmî bir kararla sonlandırılmaması ve kalıcı güvence sağlanmaması durumunda yeniden başlayabileceği endişesi dile getirildi.

Platform, Anayasa’nın 56. maddesi ve ilgili mevzuatın uygulanması çağrısında bulunarak, doğayı ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı olduklarını bildirdi.

Platform: “İzin süreçleri incelensin”

Basın açıklamasında, sondajın kapsamı, izinlerin durumu, kullanılan su miktarı, atık havuzları ve olası çevresel etkiler konusunda yeterli bilgilendirme yapılmadığı belirtildi. Platform, Karacadağ’da yaklaşık 200 hektarlık alanda maden arama yapılacağını bildiklerini ancak bu konuda resmî bir açıklama bulunmadığını kaydetti.

Bugüne kadar verilen izinlerin ve yürütülen işlemlerin hukuka uygunluğu konusunda kuşkular bulunduğunu belirten platform, ilgili kurumların inceleme yapmaması durumunda sürecin takipçisi olacağını açıkladı. Platform, varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesini talep etti.

Açıklamada, şirket yetkililerinin kaymakamlık duyurusuna göre bölgede maden varlığına ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığını bildirdiği de aktarıldı. Platform, bu açıklamaya rağmen sondajın neden söz konusu noktalarda yapıldığını sorguladı. Maden rezervi bulunup bulunmadığının bilinmediğini belirten platform, bir şirketin bölgeden ayrılmasının başka bir şirketin gelmeyeceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Karacadağ için jeopark ve bütüncül koruma talebi

Platform, Karacadağ’ın korunması gereken değerlerinin doğal kaynaklarla sınırlı olmadığını; Akören-Oymalı yeraltı şehirleri, kaleler, mağaralar, sarnıçlar, tarihî su yolları ve antik yerleşimlerin de bölgenin kültürel mirasının parçası olduğunu belirtti.

Karacadağ’ın doğal ve kültürel değerlerinin jeopark yaklaşımına uygun biçimde birlikte korunmasını isteyen platform, Konya’nın UNESCO Küresel Jeopark hedefinin sahada etkin koruma ve halkın katılımıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Karacadağ’da hiçbir maden faaliyeti istemiyoruz”

Karacadağ’da sondaj durdu ancak çevresel riskler sürüyor

Karacadağı Koruma Platformu, sondajın durmasını mücadelenin sonu değil, bölgenin kalıcı olarak koruma altına alınması için bir aşama olarak gördüğünü bildirdi. Platform, Karacadağ’ın maden işletmeciliğine tamamen kapatılmasını ve bugün ya da gelecekte ekonomik açıdan değerli bir rezerv bulunduğu ileri sürülse bile bölgede hiçbir maden faaliyetine izin verilmemesini istedi.

Açıklamada talepler şöyle sıralandı:

  • Sondaj çalışmalarının ve bölgedeki maden arama faaliyetlerinin kalıcı olarak sonlandırılması.
  • Yer altında kalan boruların, gres yağlarının ve diğer kimyasal kalıntıların uzmanlarca incelenmesi.
  • Sondaj atıklarının güvenli biçimde taşınması ve bertaraf edilmesi.
  • Ovacık’taki su kaynağından çekilen su miktarının ve bunun çevresel etkilerinin açıklanması.
  • Verilen izinlerin ve yürütülen işlemlerin hukuka uygunluğunun incelenmesi.
  • Karacadağ’ın doğal ve kültürel mirasının bütüncül bir koruma anlayışıyla güvence altına alınması.
  • Bölgenin geleceğine ilişkin kararlarda yöre halkının katılımının sağlanması.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş