Haftaya Bakış (338): Erdoğan’ın fon vurgunu ile sınavı | Gazeteciler açık hedefte 

İSTANBUL (Medyascope) – Haftaya Bakış’ın “Erdoğan’ın Fon vurgunu ile sınavı, Gazeteciler açık hedefte” adlı bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Kemal Can ile Erdoğan’ın fon krizi karşısındaki tutumunu, soruşturmanın siyasi boyutu ve gazetecilerin giderek daha fazla hedef haline gelmesini değerlendirdi.

Haftaya Bakış’ta Ruşen Çakır ve Kemal Can, fon soruşturmasındaki son gelişmeleri, iktidarın krize yaklaşımını ve gazetecilere yönelik baskıları ele aldı. Can, fon krizinin yalnızca yatırımcıların mağduriyetiyle açıklanamayacağını savunurken, basın üzerindeki baskıların gazetecilik mesleğinin varlığını hedef aldığını söyledi.

Fon soruşturmasında eski kamu yöneticilerinin gözaltına alınmasını değerlendiren Ruşen Çakır, Erdoğan’ın yakın çalışma çevresinden Ertan Aydın ile eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak hakkındaki gelişmelere dikkat çekti. Çakır, soruşturmanın kapsamına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü belirterek yaklaşık 450 bin yatırımcının zararının nasıl karşılanacağının açıklığa kavuşmadığını söyledi.

Kemal Can ise soruşturmanın yalnızca belirli isimlerle sınırlandırılmasına eleştirerek, “Bu kriz patlamadan önce de sistematik biçimde sürdürülmekte olan bir vurgun düzeni var orada. Yani birtakım fonlar var. Bu fonlara birtakım kaynaklardan paralar getirilerek bazı hisse spekülasyonları yapılıyor. Buna bağlı olarak normal iktisadi faaliyet sayılamayacak gelirler temin ediliyor” dedi.

Haftaya Bakış (338): Erdoğan'ın fon vurgunu ile sınavı | Gazeteciler açık hedefte 
Haftaya Bakış (338): Erdoğan’ın fon vurgunu ile sınavı | Gazeteciler açık hedefte 

Gazeteciler açık hedefte

Halk TV’ye kayyım atanması ve TELE1’e müdahalenin birinci yılına ilişkin konuşan Ruşen Çakır, basın üzerindeki baskıların olağanlaştığını vurgulayarak, “Medya iktidarın denetimine girdi, ezici bir çoğunluğu. Ardından geri kalanların üzerine adım adım operasyonlar çekildi. Sosyal medya yasaklamalarını falan saymıyorum artık. Onlar çok sıradan olay oldu ama neredeyse haftada en az bir iki gazeteci tutuklanıyor” dedi.

Gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamaların daha geniş bir sorun oluşturduğunu söyleyen Can şöyle devam etti:

“Şu anda doğrudan gazeteciler değil, gazetecilik mesleği saldırı altında. Yani tahrip edilmek istenen, senin hani ‘Bıraksınlar gitsinler istiyorlar’ dediğin şey aslında mesleğin ilgası. Tıpkı nasıl yasalar, hukuk, şu bu anlamsızlaşıyor ve artık varlığının bir karşılığı yok. Şimdi de gazetecilik mesleğinin, o mesleği yapanları o mesleği yaptıkları için cezalandırarak aslında mesleği hedefe koymuş durumdalar.”

Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin sorunu olmadığını nitelendiren Kemal Can, “Bir süredir sürekli dile getirmeye çalıştığım gibi daha topyekun bir mücadele ve dayanışma ortaya konması gerekiyor. Yani birtakım alanlarda tabii ki o alanın insanları, uzmanları orada hukuki mücadeleyi verirler, bunun çabasına devam ederler. Bu hukuksuzluğu ve adaletsizliği kabullenmeme üzerine dirençlerini gösterirler ama daha genel bir mücadele ve dayanışma pratiği kurulması gerekiyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş