İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – “İBB borsası” iddialarıyla gündeme gelen eski AKP MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci, İBB davası sanığı Murat Kapki’ye yalan ifade vermeye zorlamak ve 2 milyon dolar karşılığında serbest bırakma vaadinde bulunmakla suçlandığı dava kapsamında hakim karşısına çıktı. Cumhuriyet savcısı altı aydan iki yıla kadar cezalandırılmasını talep etti.

“İBB borsası” iddialarıyla gündeme gelen eski AKP MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Cumhuriyet savcısı altı aydan iki yıla kadar cezalandırılmasını talep etti.
- Mücahit Birinci davası: “Kurban oldu” savunması
- Mücahit Birinci’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı: “Kimseye tahliye sözü vermedim”
“2 milyon dolar istedi, hazırladığı metni imzalamamı istedi”
Duruşmada müşteki sıfatıyla beyanda bulunan Kapki, Birinci hakkındaki şikâyetinin devam ettiğini söyledi. Kapki, Birinci’nin 31 Temmuz 2025’te cezaevinde kendisini ziyaret ettiğini, daha önce bir avukat aracılığıyla haber göndererek vekâlet vermesi hâlinde tahliye edilebileceğini ilettiğini anlattı. Murat Kapki bunun üzerine Birinci ile görüşmeyi kabul ettiğini ve noter aracılığıyla vekâletname düzenlediğini belirtti.
Birinci’nin cezaevine geldiğinde yanında iki nüsha hâlinde hazırlanmış bir metin bulunduğunu ifade eden Kapki, kendisinden bu metni okumasının istendiğini söyledi. Kapki, görüşmenin başında Birinci’nin kendisini övdüğünü belirterek, “Sen adamsın, sen şöylesin, sen böylesin. Şurada çok seviliyorsun, burada çok seviliyorsun” dediğini aktardı.
Kapki, Birinci’nin daha sonra kendisine “Önce Makyavelist düşün. Makyavelist olacaksın” dediğini, bir hafta boyunca kendisini Birinci’ye teslim etmesi gerektiğini ve bu şekilde hareket etmesi hâlinde tahliye olabileceğini söylediğini öne sürdü.
Birinci’nin önüne koyduğu metni imzalaması ve metindeki iddiaları ifade olarak anlatması hâlinde tahliye edilebileceğini söylediğini savunan Kapki, bu iş karşılığında kendisinden 2 milyon dolar istendiğini iddia etti. Daha önce 2,5 milyon dolar istendiği bilgisinin kendisine ulaştığını belirten Kapki, “Ben 2 milyon dolar üzerinden pazarlık yaptım” dedi.
“Metindekiler doğru değildi”
Metni okuduğunda yazılanların doğru olmadığını gördüğünü söyleyen Kapki, metinde Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Murat Ongun, Hüseyin Köksal, Emrah Bağdatlı ve Fatih Keleş hakkında çeşitli iddiaların yer aldığını belirtti. Bazı ihalelerden elde edilen paraların İmamoğlu’nun siyasi propagandası ile CHP Kurultayı için kullanılacağı ve Özgür Özel’in bundan haberdar olduğu yönündeki ifadeleri imzalamasının istendiğini aktaran Kapki, şöyle devam etti:
“‘Ben kimseye iftira atamam’ dedim. Özgür Özel’i hayatımda görmedim. Metinde yazılanların benimle ilgisi yok. Zaten etkin pişmanlık kapsamında savcılığa ifade vermiştim. Mücahit Birinci’ye ‘Ben zaten bu ifadeyi verecek olsam sana neden 2 milyon dolar vereyim?’ diye sordum. Bana ‘CHP’nin öne geçmesi durumunda sonradan yaşananları anlatırsın, dışarıdaki elin ayağın olacağım, basındaki haberleri de ben halledeceğim’ dedi.”
“İmzalamıyorsan kalkıyorum”
Kapki, metni okurken kağıda çarpı işareti koyduğunda Birinci’nin sinirlendiğini ve metni imzalamadan tahliye edilmesini talep ettiğinde bunun kabul edilmediğini savundu. Metni imzalamayı reddedince Birinci’nin “İmzalamıyorsan kalkıyorum” dediğini, kendisinin de “Bunları söylemezsem tahliye olamıyor muyum?” diye sorduğunu aktaran Kapki, Birinci’nin “Senin tercihin” yanıtını verdiğini söyledi.
Görüşmenin hemen ardından savcılığa dilekçe yazarak durumu anlattığını belirten Kapki, duruşma sırasında sanık sandalyesinde oturan Birinci’ye dönerek, “Ben burada en ufak yalan konuşuyorsam üç evladım var, ölüsünü öpeyim. Biraz şerefi, namusu varsa o da doğruları anlatır” dedi. Birinci ise bu sözlere gülümseyip başını sallayarak “Allah evlatlarını sana bağışlasın, öyle deme” karşılığını verdi.
“Avukatın cezaevi ziyareti suç olur mu?”
Kapki’nin ardından söz alan Birinci, savunmasında İBB davası ile ilişkisi ve avukatlık faaliyeti kapsamında yaptığı işlemlerin suç olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Birinci, vekâletname düzenlenmesi ve elindeki belgeler üzerinden yürütülen tartışmaların avukatlık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Birinci, avukatın dosya veya belgeler üzerinden müvekkiliyle görüşmesinin ve vekâletname kapsamında cezaevi ziyareti gerçekleştirmesinin suç sayılamayacağını ileri sürdü. Hakkındaki iddiaları reddeden Birinci, daha önce savunmasını yaptığını belirterek beraat edeceğini düşündüğünü ifade etti.
Kapki ise Birinci’ye yönelik şikâyetini yineledi.
Kamera kayıtları talep edildi
Kapki’nin avukatları, cezaevinde görüşme odasını gören koridor dâhil ilgili bölümlere ait kamera kayıtlarının getirtilmesini talep etti.
Duruşma savcısı da Kapki’nin davaya katılma talebinin kabul edilmesini ve cezaevindeki ilgili bölüme ait kamera kayıtlarının istenmesini talep etti. Mahkeme başkanı, kamera kayıtlarına ilişkin talebi yargılamaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddetti. Ardından savcıya esas hakkında mütalaası soruldu.
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Birinci’nin üzerine atılı “görevi kötüye kullanma” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaaya karşı beyanda bulunan Kapki’nin avukatları, eylemin hukuki niteliğinin “dolandırıcılığa teşebbüs” veya “nüfuz ticareti” kapsamında değerlendirilmesine ilişkin beyanda bulunmak için süre istedi.
Birinci ise mütalaaya karşı, “Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum” dedi.








