Tarihi Kuyumcu Han, araştırma merkezi olarak hizmete açıldı

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Kuyumcu Han, İBB Miras tarafından düzenlenen restorasyon çalışmalarının ardından Şehir Araştırmaları Merkezi olarak hizmete açıldı. Açılışta konuşan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, “Galata’nın tarihsel kimliği açısından çok önemli bir yapının içerisindeyiz” dedi.

İBB Miras tarafından 2022’de restorasyon çalışmalarına başlanan Beyoğlu’ndaki tarihi Kuyumcu Han, Şehir Araştırmaları Merkezi olarak kapılarını açtı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, “Galata’nın tarihsel kimliği açısından çok önemli bir yapının içerisindeyiz” diye konuştu.

Beyoğlu Perşembe Pazarı’nda bulunan ve 19. yüzyılda inşa edilen Kuyumcu Han, uzun yıllar ticari faaliyetlere ev sahipliği yaptı. 1980’li yıllardan itibaren giderek terk edilen ve harap duruma gelen dört katlı tarihi yapı, İBB Miras tarafından 2022’de başlatılan çalışmalarla restore edilerek yeniden işlevlendirildi.

Yaklaşık 61,3 milyon TL maliyetle Şehir Araştırmaları Merkezi’ne dönüştürülen Kuyumcu Han, kütüphanesi ve araştırma kurumlarıyla İstanbulluların hizmetine sunuldu.

Açılışa İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı.

Merkezde 24-25 Ekim tarihlerinde iki günlük konferans programı düzenlenecek.

“Galata’nın kimliği açısından çok önemli bir yapıdayız”

Açılışta ilk konuşmayı yapan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şehir Araştırmaları Merkezi’nin farklı kurumların işbirliğiyle hayata geçirildiğini belirterek Kuyumcu Han’ın İstanbul’un ticaret ve kent tarihindeki yerini şöyle anlattı:

“İstanbul’da Galata bölgesinde tarihi sur bölgesinin içindeyiz. Ceneviz kolonisi bölgesinin 1360’lı yıllarda, yani yaklaşık olarak 700 yıl önce kurduğu koloni bölgesinin sur içi hattındayız. Bu bölge, tam içinde bulunduğumuz bölge, tarihi kayıtlarda Yorgancılar bölgesi olarak geçer. Dünyanın ilk serbest ticaret bölgesi tanımları arasında geçer Galata Ceneviz bölgesi. Burada gümrük veya benzeri liman hareketleri, hem finansal hem de ticari olarak İstanbul’un büyük potansiyelini, Anadolu’nun yüzyıllara yayılan ticari potansiyeline taşımıştır. Hemen sağ tarafımızda, bitişik parselde Ayasofya Bedesteni’ni, ön tarafımızda Kanuni devrinde Rüstem Paşa’nın bedestenini, Kurşunlu Han’ı görebilirsiniz. Bu yapıların ortasında Kuyumcu Han bulunuyor. Galata bölgesinin tarihsel kimliği açısından çok önemli bir yapının içerisindeyiz.”

Kuyumcu Han

Kuyumcu Han’ın 19. yüzyılda Galata’nın sarraflık ve bankerlik faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu, araştırmalarda yapının daha önceki Komando Hanı ile ilişkisine yönelik kayıtlara ulaşıldığını anlatan Polat, tarihi yapının restorasyon öncesindeki durumunu ve yeni işlevini ise şöyle aktardı:

“Burası 2023 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyet sahibi olduğu bir bina olarak bulduğumuzda, giriş katında cadde yönüne bakan dükkânların dolu olduğu ve hırdavatçıların çalıştığı, fakat içerilerde, arka odalara ya da üst katlara çıktığınızda tam bir mezbelelik, işgal altında ve neredeyse bir çöp yığınağı olmuş haldeydi. Bu binanın adının Kuyumcular Hanı olmasının altını çizmek istiyorum. 1881 ticaret yıllıklarında eski Komando Hanı diye bir atıfla beraber geçiyor. Bu binanın bugüne kadarki kurulduğu tarih 1880 olarak bilinirdi, fakat çalışmalar ortaya koydu ki bu yapı kendisinden önce buradaki bir Komando Hanı ile ilişkili. 1880, 1881, 1890, 1893, 1897 yıllıklarının tamamında bu binada oda oda kimin ne iş yaptığını arşiv kayıtlarından bulmuş durumdayız ve çalışıyoruz.

“Eserlerini kaybeden kentler de kimliklerini yitirirler”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmalarını ve kültürel mirasın korunmasının önemini anlatarak şunları söyledi:

“2000 yılında 52 belediye ile kurulan Tarihi Kentler Birliği’nin üye sayısı şu anda 500’e yaklaşmış durumdadır. Günümüzde herkes kendi bölgesindeki tarihi ve kültürel eserleri gün yüzüne çıkarmak için adeta bir yarış içerisindedir. Eskiden yalnızca bir moloz yığını ya da yıkılması gereken varlıklar olarak görülen bu miraslar, Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmaları sayesinde aslında bize emanet edilmiş birer mücevher olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. 2000 yılından bugüne dek süren bu çalışmalar, bugün 500’e yakın belediyenin katılımıyla aktif bir şekilde sürdürülmektedir. Kentler canlı varlıklardır; miras bırakılan eserlerin yok edilmesi aslında kent hafızasının yok edilmesi anlamına gelir. Hafızasını kaybetmiş bir insan nasıl kimliğini yitirirse, eserlerini kaybeden kentler de kimliklerini yitirirler.

Yavaş, bu dönemde Milli Mücadele Rotası ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların da başlatıldığını belirtti. Milli Mücadele Rotası’nın Kurtuluş Savaşı’nda verilen mücadelelerin ve bu mücadeleye katılanların hatıralarının yaşatılması açısından önem taşıdığını söyleyen Yavaş, Anadolu’daki gelenek, görenek ve âdetlerin kaybolmaması için somut olmayan kültürel miras çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade etti.

“Bu kadim kentin unutturulmuş mirasını yeniden ayağa kaldıracağız”

Nuri Aslan, konuşmasına İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı ve İstanbul’un kültürel mirasını korumak için 2019 yılından bu yana yürüttükleri çalışmaları anlattı:

“Bugün İstanbul’un kalbi olan Beyoğlu’nda, yüzyıllardır ticaretin, üretimin ve emeğin merkezi olan Perşembe Pazarı’ndayız. Perşembe Pazarı deyince aslında tüm Türkiye’de, İstanbul için bir şey ifade eder. Bu tarihi mekânda, İstanbul’un geçmişi ve geleceğiyle yeni bir köprü kuracak olan Şehir Araştırmaları Merkezimizi açıyoruz. Sizlere bir buçuk yılı aşkın süredir hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletiyorum. Ekrem Başkanımız göreve geldiği ilk gün ‘Bu kadim kentin unutulmuş, unutturulmuş mirasını yeniden ayağa kaldıracağız’ diye söylemişti. 2019’dan itibaren de bugüne kadar büyük bir mücadeleyle bunu başarmaya çalışıyoruz. O günden bugüne tüm miraslarımızı ayağa kaldırdık, kaldırmaya da devam ediyoruz.

Anadolu Hisarı, Rumeli Hisarı, Yedikule Gazhanesi ve Bakırköy Baruthanesi gibi tarihî yapıların korunması için çalışmaların sürdüğünü belirten Aslan, İstanbul’un kara surlarının restorasyonunu da en kısa sürede tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Aslan, İstanbul’un geçmişine, bugününe ve geleceğine sahip çıkmak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Kuyumcu Han

Kuyumcu Han’ın uzun yıllar kaderine terk edildiğini hatırlatan Aslan, restore edilen tarihi yapının bilim insanları, tarihçiler ve genç araştırmacılar için yeni bir buluşma noktası olacağını aktardı:

“Kuyumcu Han tarihimizin en kıymetli tanıklarından. 1889-1890 yıllarına ait ticaret kayıtlarında yer alan bir yapı. Uzun yıllar boyunca kaderine terk edilmişti. Titiz çalışmalarımızla Kuyumcu Han’ı yeniden hayata geçirdik, hayat verdik. Burası yeni fikirlerin üretildiği, kapısından insanların girdiği bir yaşam alanı olsun istedik. Şehir Araştırmaları Merkezimizde Tarih Vakfı, Tarihi Kentler Birliği, TAÇ Vakfı gibi ülkemizin önemli kurumları bir araya gelecekler. Hem İstanbul’un hem de Türkiye coğrafyasının tarihi için çalışmalar yapacaklar. Ayrıca 2 bin 200 eserden oluşan İBB Kütüphanemiz de burada hizmet verecek; bazı kitapları burada şu an görüyorsunuz. Bir zamanlar zanaatkârların, kalfaların ve tüccarların çalıştığı bu tarihi yapı artık bilim insanlarının, mimarların, şehir plancılarının, tarihçilerin ve genç araştırmacıların buluşma noktası olacak. İstanbul’un geçmişi burada araştırılacak, bugünü tartışılacak, geleceğine ilişkin de yeni fikirler yine burada üretilecek.”

Merkezin farklı kuşakları ve araştırmacıları bir araya getireceğini belirten Aslan, yeni araştırmaların İstanbul’un geçmişine ışık tutabileceğini söyledi:

“Bir düşünün, burada yıllarını İstanbul’u araştırmaya vermiş bir akademisyenle, üniversiteye yeni başlamış bir genç aynı masada çalışabilecek. Bir öğrenci belki de hayatında ilk kez tarihi bir belgeyi burada inceleyecek ve görecek. Bir araştırmacı İstanbul’un geçmişine ilişkin yeni bir belgeye burada ulaşacak. Biraz önce Mansur Başkanım anlatıyor, Akşemseddin Hazretlerine Fatih’in Ankara’da bir yer verdiğini. Fatih’in kızı rahatsızlanıyor ve Akşemseddin onu tedavi ediyor. Tedavi karşılığı da Ankara’da belli bir arazi, çeltik tarlalarını Akşemseddin’e veriyorlar ve o tapular, kayıtlar bulunuyor ve şimdi sergileniyor. Dolayısıyla belki bu merkezde yapılacak bir çalışma da bu şekilde İstanbul’un başka bir tarihi belgesine ışık tutacak.”

“Vizyonu olan insanlar gelince bir şeyler değişiyor”

Konuşmasının sonunda merkezin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aslan, Mansur Yavaş ve Memduh Büyükkılıç’ın kendi kentlerindeki çalışmalarına değinerek Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’un kültürel mirasının korunmasına yönelik katkılarını şöyle vurguladı:

“Vizyonu olan insanlar gelince bir şeyler değişiyor aslında ve umut geliyor. Ekrem Bey de öyle bir belediye başkanı, onunla beraber de İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu tarihi yapılara sahip çıktı ve İstanbul’u baştan aşağı restore etmeye başladık. Dolayısıyla Ekrem Başkanımıza da buradan tekrar emekleri için teşekkür ediyorum. Şehir Araştırmaları Merkezimiz İstanbul’a hayırlı uğurlu olsun.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş