İSTANBUL (Medyascope) – Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı dahil 12’si tutuklu 53 sanıklı Şile Belediyesi davasında tutuksuz iş insanı Serbülend Danış, savunma yaptı. İBB davasında da “sanık” olan isimlerden Baki Aydöner, ’Baki Aydöner’e 10 milyon para vermek zorunda kaldım’ demişsiniz. İddianameye böyle yansımış ifadenizde. Siz bana imza için ya da buluşmak için 10 milyon TL verdiniz mi ya da böyle bir diyalog oldu mu?” diye sordu. Danış, “Vermedim” dedi ve böyle bir konuşmanın da aralarında geçmediğini söyledi. Danış, savcılık ifadesinde hak edişlerini alabilmek için belediyeye 11 milyon TL vermesinde Baki Aydöner’in “aracılık ettiğini” iddia etmişti.

İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ndeki Şehit Hasan Kılıç Konferans Salonu’nda görülen, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı dahil 12’si tutuklu 53 sanıklı davanın ilk duruşmasına üçüncü gününde devam edildi.
Duruşmaya, tutuksuz sanık iş insanı Serbülend Danış’in savunmasıyla başlandı. Danış, İBB davasında da itirafçı tutuksuz sanık olarak yer alıyordu. Belirlenen savunma sırasında duruşmaya gelmeyen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan Danış, rüşvet vermek suçlamasını reddetti. Danış, davada yer alan 53 sanıktan sadece Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz’ı tanıdığını söyledi.
Devamında Serbülend Danış, Eski CHP PM Üyesi Baki Aydöner’in avukatının sorularına çoğunlukla “Tam hatırlamıyorum” yanıtını verdi.
Savcılık ifadesinde tutuksuz sanıklardan Baki Aydöner’e hak edişlerini alabilmek için 11 milyon TL verdiğini iddia eden Danış, Aydöner’in sorularını yanıtladı. Danış, para vermediğini ve aralarında böyle bir konuşma gerçekleşmediğini söyledi.
Aydöner’in rüşvet alma veya rüşvete aracılık etme iddiaları kapsamında kendisinin müdahalesi ya da bilgisi olup olmadığı yönündeki sorularına da Danış, rüşvet vermediğini ve Aydöner’in sürece müdahil olmadığını söyledi.
Aydöner, “‘Baki Aydöner’e 10 milyon para vermek zorunda kaldım’ demişsiniz. İddianameye böyle yansımış ifadenizde. Siz bana imza için ya da buluşmak için 10 milyon TL verdiniz mi ya da böyle bir diyalog oldu mu” diye sordu. Danış, “Vermedim” dedi ve böyle bir konuşmanın da aralarında geçmediğini söyledi. Danış, savcılık ifadesinde Baki Aydöner’in hak edişlerini alabilmek için belediyeye 11 milyon TL vermesinde aracılık ettiğini iddia etmişti.
Baki Aydöner savunma yaptı
Tutuksuz sanıklardan “rüşvet” ve “örgüte yardım etmek” ile suçlanan Baki Aydöner’in savunmasına geçildi. Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyası kapsamında 16 ay tutuklu kaldığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddeden Aydöner, BEDAŞ’a ait kazı ruhsatıyla bağlantılı olarak 100 bin dolar rüşvet aldığı iddiasıyla tutuklandığını, hayatında söz konusu şirketi ve iddiaya konu parayı bilmediğini söyledi.
“Ben suçluysam ben de cezamı çekeyim” diyen Aydöner, siyasi görev geçmişinin tek başına kişilerle bağlantılı olduğu veya suçlamalara dahil edilmesi gerektiği anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından kendisinin önemli bir siyasi figür gibi gösterildiğini ve siyasi dosyalara dahil edildiğini belirten Aydöner, hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Şile Belediyesi’nde resmî ya da gayriresmî bir görevi bulunmadığını belirten Aydöner, kendisi hakkındaki değerlendirmelerin somut delillere dayanmadığını ifade etti. Serbülend Danış’ın ifadesinde yer aldığı belirtilen, İBB’deki ihale alacağı karşılığında yüzde 10 komisyon istendiği iddiasına tepki gösteren Aydöner, iddianamede kendisiyle ilgili ifadelerin çelişkili olduğunu belirtti.
Danış’ın İBB’deki ihale alacağını ve ilgili ihale numarasını duruşmada öğrendiğini söyleyen Aydöner, kendisinin bu süreçte herhangi bir talimat verdiği iddiasını reddetti. İBB davasındaki savunmasında Şile’deki iki taşınmazın satışına da değinen Baki Aydöner, kardeşinin Serbülend Danış’ın kardeşi Taylan Danış’tan aldığı vekâletle satış işlemlerini gerçekleştirdiğini anlattı.
“Taşınmazlardan biri 1 Temmuz’da 5,5 milyon TL’ye, diğeri ise 13 Ağustos’ta 5,2 milyon TL’ye satıldı” diyen Aydöner, bu işlemlerin iddianamede farklı biçimde yorumlandığını öne sürerek, satışların ve ödemelerin tarihleri arasındaki ilişkinin incelenmesi gerektiğini savundu.
“Savcı bana ‘Şile’yi sen yönetiyormuşsun’ dedi”
Kendisi hakkında kullanılan “Gölge Başkan” nitelemesine de değinen Baki Aydöner, Şile Belediyesi’ni yönettiği iddiasını reddetti. Belediye başkanından müdürlere ve diğer çalışanlara kadar hiçbir görevlinin atanmasında etkisi veya yetkisi bulunmadığını belirtti.
Aydöner, “Savcılığa geldiğimde, savcı bana ‘Şile’yi sen yönetiyormuşsun’ dedi. Ben o yüzden Şile’yi nasıl yönetmediğimi anlatmaya çalışıyorum. Yani nasıl yönettiğini anlatmak kolay ama nasıl yönetmediğini anlatmak gerçekten zor” dedi.
Şile Belediyesi davası: İddianameden
Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, ilk tutuklamalardan yaklaşık 13 ay sonra tamamlandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 53 kişiyi kapsayan iddianame, Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da sanıkları arasında bulunduğu dosyada savcılık; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, irtikap, dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlamalarına yer verdi. Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası istendi.
Savcılık, Kabadayı’nın Mart 2024’te belediye başkanı seçilmesinin ardından “kendine özgü bir yapılanma kurduğunu”, ilerleyen dönemde yapılacak seçimlerde kullanılmak üzere fon oluşturmayı hedeflediğini ve bu amaçla belediyenin kamu gücünün kullanıldığını iddia etti.
İddianamede 53 sanık hakkında çeşitli suçlardan ceza talep edilirken 16 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
İddianamede Kabadayı’nın suç örgütünün lideri olduğu öne sürülürken, Berna Avcı, Oğuz Kaçmaz ve Tuncay Tolga Özçakmak hakkında örgüt yöneticiliği suçlamaları yöneltildi.
İddianamede gizli tanık beyanlarına da yer verildi. Kalkan kod adlı gizli tanığın ifadesinde festival ihalesinin belirli kişilere verilmesi için belediye yöneticilerine baskı yapıldığına ilişkin iddialar aktarıldı.
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İl Başkan Yardımcısı Hasan Tozkoparan hakkındaki dosya, Şile Belediyesi soruşturmasından ayrıldı.
Ne olmuştu?
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturma başlatmıştı. CHP’li Özgür Kabadayı, Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Belediye Meclisi, Kabadayı’nın tutuklanmasının ardından başkanvekili seçimine gitmişti. Seçimde CHP’li meclis üyesi Sacit Terzi başkanvekili seçilmişti.
Terzi, 27 Temmuz’da CHP’den istifa ettiğini açıklamıştı. İstifasının ardından bazı basın organları, Terzi’nin AKP’ye geçeceğini öne sürmüştü. Aynı iddia, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl için de gündeme gelmişti. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez hakkında da benzer bir iddia yer almıştı.
Üç isim, 1 Ağustos’taki AKP İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılmıştı. Toplantıya AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılmıştı. Erdoğan, Terzi, Bingöl ve Çerkez’e partisinin rozetini takmıştı.








