Diyarbakırlı bir kabadayının oğlu olan Berat Beran küçük bir laboratuvarda haşere ilacı üreterek başladı, 17 ülkeye ilaç ihraç ediyor


Diyarbakır’ın ve bölgenin tanınmış kabadayılarından “Xelo Beran” yani Halil Beran’ın oğlu olan Berat Beran, 49 yıl önce açtığı eczanenin küçük laboratuvarında haşere ilacı üreterek adım attığı ilaç sanayisinin şimdi önde gelen isimlerinden biri. Berko İlaç firmasının sahibi olan Beran, 800 çalışanıyla 17 ülkeye ilaç ihraç ediyor. Berat Beran, yedinci kitabı “Bedel”in imza günü için geldiği Diyarbakır’da Medyascope‘a konuştu.

“Evde kağıt kalem bile yoktu”

İlaç sektörünün duayen isimlerinden Berat Beran, film gibi hayat hikayesini Medyascope‘a anlattı. Babası Halil Beran’ın bölgede çok ünlü bir kabadayı olduğunu, çocukluğunun Hevsel Bahçeleri’ndeki bostanlarda ve Sur dibinde geçtiğini söyleyen Beran, “Diyarbakır’ın o dönem çok ünlü bir lisesi vardı: Maarif Koleji. Eğitimle hiç aram yoktu. Evde kağıt kalem bile yoktu. Biri babama beni bu liseyi kaydetmesini ve hem onun hem de benim hayatımın kurtulacağını söylemiş. Babam da bana bu lisenin sınavına girmemi söyledi. Nasıl olduysa bu lisenin sınavını kısa bir süre çalışıp kazandım ve eğitim hayatına devam ettim. Babam bazen okula gelip öğretmenlerimden beni sınıfta bırakmamalarını ve geçirmelerini bile isterdi” dedi.

“Lise son sınıfta evlendim, üniversiteyi bitirene kadar dört çocuğum oldu”

Berat Beran, lise son sınıftayken nişanlanıp evlendirildiğini, daha sonra İstanbul’da eczacılık fakültesinde okuduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Dört yıllık okulu yedi yılda tamamladım. Ben üniversitedeyken çocuklarım oldu. Okulu büyük zorluklarla bitirdikten sonra Diyarbakır’a dönüp, 1973 yılında Ulu Camii’nin altında küçük bir eczane açtım. Eczanem hastaneden uzakta olduğunda fazla iş yapmıyordu. Ama ilk işe başladığımda eczacılık yapamayacağımı anladım ve imalat işine girmeye karar verdim. Haşere ilacı vardı, ‘sarı su’ diyorlardı. Bunu rakı şişesinden çıkarıp ilaç şişesine koydum. Diğer eczanelerin getirmediği ilaç ve tıbbi malzemeleri İstanbul’dan getirip satmaya başlayınca işlerimiz yoluna girdi.”

“Sektörde ilkleri hedefledim ve başardım”

1980’de İstanbul’a taşınıp, imalat işine girmeye karar verdiğini dile getiren Beran, “1994 yılında battım, bir tek eşimin bir arabası kalmıştı elimizde. Onu satıp yeniden işleri düzelttim ve şu anda büyük bir çoğunluğu kendi ürünümüz olan ilaçları dünyadaki 17 ülkeye ihraç ediyoruz. Arkadaşlarım uzun süre yaptıklarıma inanamadı ve sonra benimle gurur duyduklarını söyledi. Diyarbakır’ı hiçbir zaman unutmadık. Eşim kendi adına burada okul yaptırdı” diye konuştu.

İnsanlara evinin tenceresi hariç, her şeyi riske etmesi önerisinde bulunan Beran, “Kendi sektörümüzde ilkleri hedefime koydum ve bunu başardım” dedi.

“Büyüdüğüm evi restore edip kültür merkezi yapacağım”

Diyarbakır şivesiyle konuştuğu için çevresinden büyük ilgi gördüğünü ve arkadaşlarının tavsiyesi üzerine kitap yazmaya karar verdiğini anlatan Beran, “Şimdiye kadar yedi kitap yazdım. Kitaplarımda çevremi ve Diyarbakır’ı anlattım. Son kitabım olan ‘Bedel’de bir kan davasının bedelini kaleme aldım. Bir okulun kariyer günlerine katılmak, kitap imzalamak ve Diyarbakır’da doğup büyüdüğüm evi restore ederek kültür merkezi yapmak için yeniden memleketime geldim” diye konuştu.

“Yerli ilaç sanayisi böyle büyüyemez”

İlaç sektörünün Türkiye’de ihmal edildiğini, kendi üretimleri olan dört ilacı zararına sattıklarını vurgulayan Beran, “Kimse döviz kurları böyleyken bizden yeni ilaç beklemesin. Türkiye’deki ilaçların yüzde 75’i yerli, yüzde 25’i ise ithaldir. Ama paranın yüzde 50’sini biz, yüzde 50’sini ithal ilaçlar alıyor. Yerli ilaç sanayisi böyle büyüyemez. İlaç politikalarının yarattığı sorunlar nedeniyle Diyarbakır’da açmayı planladığımız büyük bir ilaç fabrikasından şimdilik vazgeçtik” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.