Barcelona Akademisi’nin son yıldızı Lamine Yamal, yeni Messi olabilir mi?

La Liga’da 16 yaşında Barcelona A Takımı’nın formasını giymeye başlayan Lamine Yamal’ı ESPN yazarı Graham Hunter kaleme aldı. Medyascope Spor’dan Hasan Hüseyin Alimoğlu bu keyifli yazıyı sizler için çevirdi.

Barcelona Akademisi’nin son yıldızı: Lamine Yamal kimdir?

Eğer Lamine Yamal Nasraoui Ebana’yı tanımıyorsanız bu yazıyı yazmanın zamanı gelmiş demektir. Geçen sezon henüz 15 yaşındayken Barcelona formasıyla ilk maçına çıkan ve İspanya tarihinin en genç LaLiga şampiyonu olan Yamal, geçtiğimiz Cuma günü İspanya Milli Takımı formasıyla ilk maçına çıkan ve gol atan en genç futbolcu unvanını da ele geçirdi.

Bu heyecan verici genç yıldızın etrafında bulunan herkes, ister antrenör, ister takım arkadaşı, ister seyirci olsun, ona hayran kalıyor. Lamine Yamal işte bu kadar potansiyelli bir futbolcu.

16 yaşındayken nasıl biriydiniz? Neler yapabilecek durumdaydınız? Uluslararası ilgi ve büyük sorumlulukla başa çıkabilir miydiniz, yoksa hala biraz çocuk muydunuz, hırsın ve güvensizliğin kafa kafaya çarpışırken karışık duyguların kurbanı mı olurdunuz?

Lamine, Temmuz ayında 16 yaşına girdi ve ilk uluslararası maçına (ve golüne) Pelé, Diego Maradona, Johan Cruyff, Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’dan daha genç bir yaşta çıktı; Alfredo Di Stefano’dan beş, Zinedine Zidane’dan ise altı yaş daha gençti.

Ama bu listede önemli bir isim var: Cruyff. O, “Yaş önemli değildir: yeterince iyiysen yeterince olgunsundur” fikrini inatla savunan en başarılı elit antrenördü. Lamine’nin bu zincirin bir parçası olmasının önemli bir nedeni de bu.

Lamine’den önce İspanya’nın en genç oyuncusu ve golcüsü Barcelona’nın La Masia’sında yetişen Gavi’ydi. La Roja’nın en potansiyelli genç 10 oyuncusu arasında yer alan diğer sekiz oyuncudan dördü (Ansu Fati, Bojan Krkic, Pedri ve Cesc Fabregas) Barcelona’nın ürünleriydi. Ansu, Bojan ve Cesc yıllarca La Masia’da eğitim görmüşlerdi.

Aynı Barça örneği İspanya’nın en genç golcülerinde de görülüyor. Lamine, Gavi’nin rekorunu ele geçirdi (19 ay daha genç) ve Gavi de Ansu Fati’nin, üç yıl kadar önce kırdığı tarihi rekoru ele geçirdi. Bunlar, genç yeteneklerin, eğer yeterince göze çarpıyorlarsa, sadece terfi ettirilmeleri değil, mümkün olan en kısa sürede daha büyük, daha yaşlı, daha deneyimli futbolculara karşı test edilmeleri ve geliştirilmeleri gerektiğine dair Cruyff’un ürettiği cesur bir tutumun meyveleri.

Ernesto Valverde (Cruyff yönetiminde oynadı) Ansu’ya 16 yaşında ilk kulüp deneyimini yaşattı. Ronald Koeman (Cruyff yönetiminde oynadı) Pedri (17), Alejandro Balde (17) ve Gavi’yi (17 yaşına yeni girdi) A takıma çıkardı. Xavi (Cruyff Barcelona’dayken alt yapıya transfer edildi) geçen sezon 15 yaşındaki Lamine’ye güvendi ve iki hafta önce Villarreal karşısında maçın adamı performansını sergileyen Yamal’ın yenilgiyi zafere dönüştürmesini izledi.

Geriye dönüp baktığımızda, böyle gençlere ilk 11’de şans vermek ve onların bir an önce kendilerini göstermelerini sağlamak sadece heyecan verici bir fikir gibi görünmekle kalmayabilir; hatta bu felsefeyi benimsemek çok da kolay olmayabilir. Ancak işler bu kadar basit değil.

2021’de Milano’daki San Siro’da oynanan İtalya-İspanya maçından önce düzenlenen basın toplantısında o zamanki teknik direktör Luis Enrique’nin (Pedri, Gavi, Ansu ve Balde’nin İspanya’daki ilk maçlarından sorumlu) 17 yaşındaki Gavi’yi Avrupa şampiyonuna karşı ilk 11’de başlatabileceğini ima ettiğini hatırlıyorum. Ertesi gün İspanyol medyasının manşetlerinde alaycı ifadeler yer aldı: Enrique’nin bunu sadece dikkat çekmek ya da provokatif olmak için söylediği düşünülüyordu. Yine de Gavi oyuna girdi, yıldızlaştı ve İspanya’nın İtalya’yı kendi sahasında turnuva dışı bırakmasına yardımcı oldu.

Elbette, bu başarıların her biri, gerçekleşmeyen birçok erken vaat hikayesiyle karşı karşıya. Bir genç yetenek olağanüstü yeteneklerinin farkına varıp sahaya çıkmaya başladığında, bu başarıya giden tek yönlü bir otoyol olmaktan çok uzaktır.

Luka Romero, Haziran 2020’de Real Madrid’e karşı Mallorca formasıyla sahaya çıktığında sadece 15 yaşındaydı. Şüphesiz yetenekli olan ve henüz 19 yaşında bile olmayan Meksika doğumlu orta saha oyuncusu (Arjantin’i altyapı seviyelerinde temsil etti) aradan geçen sezonların çoğunu Mallorca, Lazio ve AC Milan’da yedek kulübesinde geçirdi. USMNT’den Freddy Adu, belki de parlayan, antrenörleri ve seyircileri beklentiyle titreten, ancak daha sonra potansiyellerini hiçbir zaman tam olarak gerçekleştiremeyen büyük bir harika çocuk listesinin en ünlülerindendir. Bu arada Ansu, sadece sakatlıklarla ilgili kötü şansı yüzünden kendini yeniden bulmayı arıyor.

Nadir bulunan genç yetenekleri en düzenli şekilde keşfeden, geliştiren ve ardından terfi ettiren kulüp olan Barcelona’ya gelince, cesaretleri her zaman uygun ödülü vermedi. Henüz 17 yaşındayken çıkış yapan ve o günden sonra milyonlarca parlak anıya imza atan Messi için ise hiç şüphe yok. Pedri, Gavi ve Balde’nin hepsi LaLiga şampiyonu ve Pedri’nin de bir Copa del Rey şampiyonluğu var: Bunlar onlara güvenen kulüp için büyük ödüller. Ancak tıpkı Jorge Troiteiro’nun (Andres Iniesta’nın La Masia’da küçük bir çocukken en iyi arkadaşı) bazı jüri üyelerine göre daha iyi bir potansiyel olması beklenirken, hiçbir zaman elit bir kariyer yapamaması gibi, her büyük futbolcu da genç yaşta “benden daha iyi” deyip bir kenara atılan akranlarını sayabilir.

Barcelona’nın haksız bir şekilde kaçırdığı isimlerden biri de Takefusa Kubo. La Masia’nın genç yaş grubu takımlarından birinde 30 maçta 74 gol atarak kelimenin tam anlamıyla harika bir performans sergileyen (ve bunu o dönemde Ansu’nun forvet partneri olarak yapan) Kubo, Barcelona’nın Avrupa Birliği dışından 18 yaşından küçük oyuncuları kadrosuna katmakla ilgili kuralları ihlal ettiğinin tespit edilmesi sonucu FIFA yasağına takıldı. İspanya’da geçirdiği dört yılın ardından, Japonya’ya geri gönderildi.

J-League’in en genç çıkış yapan ve gol atan oyuncusu (henüz 15 yaşındayken) Kubo Barcelona’ya dönmeye hak kazandığında, Camp Nou’nun yöneticileri (özellikle Ramon Planes ve Jose Mari Bakero) kulübün onsuz da rahatlıkla idare edebileceğini düşündüler. Büyük hata, zira Lamine/Ansu/Gavi/Pedri’nin öncüsü şimdi Real Sociedad’da ortalığı kasıp kavuruyor ve bu sezon üst üste dört maçta maçın oyuncusu ödülüne layık görüldü. Kubo aslında 2019’da İspanya’ya döndüğünde Real Madrid ile sözleşme imzalamıştı ancak hiç forma giyemedi ve geçen yaz Sociedad’a kalıcı olarak katılmadan önce Mallorca (iki kez), Villarreal ve Getafe’ye kiralandı.

Kaynak: ESPN

Yazan: Graham Hunter

Çeviren: Hasan Hüseyin Alimoğlu

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.