DEM Parti MYK’nın, Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyum atanmasına yönelik yayımladığı açıklamada, “Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını beklerken, halkın iradesine el uzatılmıştır” denildi.

İçişleri Bakanlığı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Başkanı Mehmet Karayılan’ın yerine kayyum atadı.
- Gelişmeleri gün boyunca size canlı blog üzerinden aktaracağız.
Ahmet Türk’ün yerine Mardin Valisi Tuncay Akkoyun görev alacak. Bakanlık, Gülistan Sönük’ün yerine Batman Valisi Ekrem Canalp’ı atadı. Öte yandan Mehmet Karayılan’ın yerine de Halfeti Kaymakamı Hakan Başoğlu görev yapacak.
DEM Parti kayyum atamalarının ardından tepki gösterdi
DEM Parti konuyla ilgili yazılı açıklama yayımladı.
Kayyum atamalarının ardından yapılan açıklamada, yaşananların Türkiye halklarının iradesine yönelik tehdit olduğu bilgisi yer aldı.
DEM Parti MYK’nın açıklamasında, “Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını bekliyoruz. Ancak halkın iradesine el uzatılmıştır. Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız. Eğer iktidar iflas etmiş bu yöntemlerle başarılı olacağını düşünüyorsa çok büyük yanılacaktır” denildi.
Açıklamadan öne çıkanlar şöyle:
“Bir kez daha ifade edelim ki bu saldırı halk iradesine yönelik açık bir darbedir. Daha önce gerçekleştirilen kayyım darbeleri halk tarafından reddedilmiştir. Kayyım pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini partimizden yana kullanmıştır. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyım darbesinde ısrar etmek, siyasi tükenmişliğin göstergesidir. AKP-MHP iktidarı, seçimle kazanamadığını yargı ve kolluk marifetiyle ele geçirme alışkanlığını ve kayyım darbesini bir rejime dönüşmüştür. Bu saldırı, aynı zamanda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına büyük bir saldırıdır. Halkın doğrudan katılımının olduğu yerel yönetimlerin, belediyelerin ablukaya alınması ve adeta karakola çevrilmesi, mevcut siyasi rejimin demokratik meşruiyetinin bittiğinin açık ilanıdır.
Vesayetle ve darbelerle mücadele ettiğini söyleyenlerin bizzat katıksız birer darbeciye dönüşmüş olması ibretlik bir durumdur. Bu topraklarda zorbalık ve zulümle hiçbir iktidar abat olmamıştır, olmayacaktır da. Türkiye halkları bu zorbalığa asla boyun eğmeyecektir. Son yerel seçimlerde, iktidar bu pratikleri nedeniyle büyük kaybetmiştir. Bu yöntemde ısrar ettikçe de daha büyük kaybedecektir.”
“Halkımız da her şart ve koşulda kendi iradesine sahip çıkacaktır”
Kayyım darbesi 85 milyon için demokrasi ve özgürlük sorunudur ve önü alınmazsa ne sadece Kürt illeriyle ne de şimdiye kadar gasp edilen belediyelerle sınırlı kalacaktır. Hangi partiden ve düşünceden olursa olsun, bu darbe artık bütün Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına, siyasi iradesine yönelmiş açık bir tehdittir. Bu vesileyle bütün demokratik kamuoyuna çağrımız var. Bu gayrimeşru darbeci anlayışa karşı herkes en yüksek düzeyde sesini ve itirazını yükseltmelidir.
Her koşulda halkın iradesini savunmak ve halkın yerel yönetimlerine sahip çıkmak partimizin varlık gerekçesidir. Bu yöntem ve saldırılar, her türlü çözüm arayışını ve yaklaşımını zehirlediği gibi, iktidarın samimiyeti konusunda da daha büyük şüpheler doğurmuştur. Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını beklerken, halkın iradesine el uzatılmıştır. Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız. Eğer iktidar iflas etmiş bu yöntemlerle başarılı olacağını düşünüyorsa çok büyük yanılacaktır. Halkımız da her şart ve koşulda kendi iradesine sahip çıkacaktır.”





