Açık Oturum (490): Meclis komisyonu toplumsal barışı inşa edebilir mi?

açık oturum

Açık Oturum’un 490. bölümünde Göksel Göksu, CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp ve DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ile üç haftayı geride bırakan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nunu ve DEM Parti İmralı Heyeti’nin İmralı ziyaretinin ardından yapılan açıklamayı konuştu. Programda Öcalan’ın, “demokratik toplum, barış ve entegrasyon”u sürecin kilit kavramları olarak ifade etmesi ve DEM Parti’nin talebi üzerine Meclis komisyonunun “baş müzakereci” sıfatıyla Öcalan ile görüşüp görüşmeyeceği de ele alındı.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos’tan bu yana çalışmalarını sürdürüyor. Üç hafta boyunca toplumun farklı kesimleri ve bürokrasinin temsilcilerini dinlediler. DEM Parti, dünyadaki benzer süreçlerde olduğu gibi Öcalan’ın “baş müzakereci” olduğunu ve komisyonun örgüt lideriyle görüşmesi gerektiğini savunuyor.

“Komisyon Öcalan’ı dinlemeyecek mi, olabilir mi böyle bir şey?”

Öcalan’ın yaptığı 27 Şubat’ta PKK’ya dönük örgütün kendini feshetme ve silah bırakmak için kongreyi toplaması için yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısına dikkat çeken Saruhan Oluç, “Çok tarihsel bir çağrıydı ve tarihsel hedefleri vardı. Kim yaptı bunu? Abdullah Öcalan yaptı.” dedi. Oluç Öcalan ile neden görüşülmesi gerektiğini bugüne dek Öcalan’ın üstlendiği rolü anlatarak gerekçelendirdi:

“Süreç ilerledi ve kendi örgütü, kongresini toplayıp karar verdi. 9 Temmuz’da bir çağrı daha yaptı hatta videosu çıktı. Onu da herkes gördü. O çağrıda da silahların bırakılması için bir kez daha gerekçelerini sıraladı, adımların atılması gerektiğine dair sözünü söyledi ve iki gün sonra 11 Temmuz’da sizin de izlediğiniz silahları yakma töreni yapıldı ve bir adım atıldı. Şimdi bütün toplum bunu gördü ve olumladı. Baktığımızda Abdullah Öcalan’ın hedefleri neler? Kürt sorununun demokratik çözümünün gerçekleşmesi, bunun demokratik siyaset alanında siyaset ve hukuk alanında yapılacak değişikliklerle dönüşümlerle demokratik cumhuriyete gitme yolunda gerçekleşmesi vs. Sonuç olarak demokratik cumhuriyet ortak yaşam gibi bütün konularda verdiği olumlu mesajlar süreci olumlu geliştiriyor. Peki bu sürecin biz olumlu bir şekilde devam etmesini ve bir sonuca ulaşmasını istiyor muyuz? Hep beraber istiyoruz. Komisyonda bunun siyasal ve hukuki alandaki tartışmalarını sürdürmek için ve sonuçlandırmak için kurulmadı mı? Kuruldu. Peki o zaman bu komisyon cumartesi annelerini, barış annelerini, şehit ve gazi yakınlarını dinleyecek de bütün bu meselenin olumlu sonuçlanması için kendi örgütüne mesajlarını ileten, çağrılarını yapan toplumsal barış ve toplumsal uzlaşma için bir kendini ortaya koyan kişiyi yani Abdullah Öcalan’ı dinlemeyecek mi bu komisyon? Olabilir mi böyle bir şey?”

Komisyonda büyük bir çoğunluğun sürecin başarılı olmasını ve Türkiye’nin demokratikleşme doğrultusunda adım atmasını istediğini ve bu yönde irade kullandığını söyleyen Saruhan Oluç, önümüzdeki günlerde toplantılarda bu kararlı duruşun sürdürülmesi halinde komisyonda alınacak tavsiye kararının etkili sonuçlar doğuracağını anlattı ve umutlu olduğunu söyledi. Oluç “Hepimiz sorumlu davranır, sözlerimize, yaptıklarımıza dikkat edersek buradan hep beraber başarılı bir şekilde çıkarız. Türkiye’de demokratikleşme doğrultusunda adımlar atılır” dedi.

Komisyon toplumsal barışı inşa edebilir mi?

Komisyonun CHP’li Üyesi Okan Konuralp ise siyasi partilerin ilk defa, can yakmış, acı üretmiş, dert, tasa üretmiş bir sorunun çözümü konusunda bir irade sergilediğini ve bir masada buluştuğunu çok kıymetli bulduğunu ifade etti. Barışı kalıcı olarak inşa etmenin zorluğuna dikkat çeken Konuralp asgari müştereklerde buluşulmuş olmasının önemini vurguladı, komisyonun sürece çok önemli katkılar yapacağına inandığını söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Öncelikle atılması gereken bir takım yasal düzenlemeler olduğuna dikkat çeken Konuralp, komisyonda bu konuda mutabakat olduğunu ancak diğer yanda da “toplumsal rızanın artması, güven arttırıcı önlemler” olduğunu belirtti. “Bu sorunlar hiç yokmuş gibi davranan bir iktidar bloğu” olduğunu da söyleyen Konuralp şöyle devam etti:

“Komisyonun görevleri arasında, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi, hukuk devleti alanlarına çalışmalar yapmak, komisyonun görevi sona erse bile, parlamentoya, biraz daha sorumluluk yükleyen bir perspektif taşıyor. Dolayısıyla bu noktada dediğim gibi öncelikler önemlidir, özellikle entegrasyon konusunda. Aslında bu entegrasyonlar ne anladığımızı hepimiz biliyoruz. Burada bir takım adımlar atılmalıdır. Yani bazı şeylerin kanunla ya da mevzuatla düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaksızın atılabilecek, atılması gereken adımlar var. İşte biz bunların atılması gerektiğini savunuyoruz. Bunu bir zorunluluk olarak da ifade ediyoruz ama aynı zamanda da bu komisyonun selameti ve Türkiye’nin toplumsal barışın inşası için de önemli olduğunu inanıyoruz.”

Örneğin Şişli Belediye Başkanı neden cezaevinde? Ya da Ahmet Özer’in cezaevinde olması neden olan unsur ortadan kalkmışken Esenyurt’ta neden kayyum var? Can Atalay mesela, bu süreç yokken de bir sorun olarak ortadaydı ve onun hakkında verilen bir Anayasa mahkemesi kararı var. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala kararları ya da en son Tayfun Kahraman’la ilgili çıkan kararlar.”