Gazze gündemiyle olağanüstü toplanan Meclis’te dünya parlamentolarına iletilmek üzere hazırlanan Başkanlık Tezkeresi oybirliğiyle kabul edildi. Özgür Özel ve Müsavat Dervişoğlu partileri adına Genel Kurul’a hitap ederken, olağanüstü toplanmaya itiraz eden Devlet Bahçeli de toplantıya katıldı. Hakan Fidan sunum yaparken, muhalefet İsrail’le ticaret eleştirdi. Kınamakla katliamın önlenemediği ve Türkiye’nin etkin rol alması gerektiği vurgulandı.
TBMM Genel Kurulu, İsrail’in Gazze’ye saldırıları, Filistin’deki kıtlık ve bölgedeki ve güncel durumu görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın sunum yaptığı toplantıda, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve milletvekilleri Filistin bayraklı atkılarla salonda yerini aldı.
442 milletvekilinin katıldığı ve yaklaşık beş saat süren toplantıda, “İsrail’in Gazze’deki İşgalini Genişletme Kararı ve Filistin Halkına Yaptığı Soykırım” hakkında “Meclis Başkanlığı Tezkeresi” oy birliğiyle kabul edildi.
“Konuşulmadık bir şey kalmadı” diyen Bahçeli olağanüstü toplantıda
“Gazze dramıyla ilgili konuşulmadık bir şey kalmamıştır” diyerek olağanüstü toplantıya gerek olmadığını söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Genel Kurul’a katıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan Genel Kurul’da bulunurken, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da misafir locasından takip etti.
Grubu bulunan partiler adına 20’şer dakikalık konuşmalar yapıldı. Özel ve Dervişoğlu Genel Kurul’a hitap ederken, DEM Parti’den Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Yeni Yol Grubu’ndan Grup Başkanı Bülent Kaya ve Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, MHP Milletvekili Kamil Aydın ve AKP Milletvekilleri Cüneyt ve Hasan Turan konuştu. Ardından milletvekilleri söz aldı.
Dervişoğlu: “Biz kınamakla kaldıkça katliamın boyutu arttı”
Müsavat Dervişoğlu, Gazze’de yaşananları “trajedi, soykırım” diye tanımlayarak kimsenin sorumluluktan kaçamayacağını söyledi ve devam etti:
“7 Ekim 2023 tarihinden beri, hatırladığım ve tespit edebildiğim kadarıyla, Gazze’de yaşananları tam yedi defa TBMM olarak kınadık. Bugün aynı vesileyle sekizinci defa bir araya geliyoruz. Bu duyarlılığı gösterdiğimiz için sevinsem mi, üzülsem mi bilemiyorum. Zira biz Meclis olarak yaşananları her kınadığımızda, daha doğrusu kınamakla kaldığımızda, zulmün ve katliamların boyutu daha da arttı. Bugün artık açlıktan ölümlerin yaşandığı Gazze’de tespit edilebilen 62 binin üzerinde can kaybı söz konusu. Sadece açlıktan ölenler ise 300’lü rakamları aşmış haldedir.”
“Nice milletlerin bağımsızlıklarına ilham kaynağı olan Türk milleti her zaman böyle bir millettir” sözlerinin ardından Dervişoğlu, DEM Parti sıralarına dönerek “Türk dedim ama, rahatsız olmadınız inşallah” dedi.
“Türkiye’nin havadan insani yardım yapacak kuvveti mi yoktur?”
“Amerikan doları sevdaları yüzünden, ticarete devam edenler kimlerdir? Ticareti kestik yalanlarının ardından, daha birkaç hafta önce yeniden ‘Ticareti şimdi tamamen kestik’ diyerek, kirli tabloyu açık edenler kimlerdir” sözleriyle Dervişoğlu iktidarı eleştirdi. Ayrıca Dervişoğlu, Filistin’de kıtlığa karşı Türkiye’nin havadan yardım malzemeleri göndermediğine değinen “Uçaklara düşkün olduğunu bildiğim iktidara soruyorum. Türkiye 25 yılda bu imkanı edinememiş midir? Türkiye’nin havadan insani yardım yapacak kuvveti mi yoktur? Yoksa onu yönetenlerin bunu yapmaya niyeti mi yoktur” diye konuştu.
Dervişoğlu “Burada Gazze’yi konuşurken, karşımda sözde Terörsüz Türkiye komisyonu üyeleri, sözde iç cephenin mensupları var” diyerek süreci de eleştirdi. “Türkiye Gazze’ye döner” diyerek Türkiye’yi tehdit edenler olduğunu söyleyen Dervişoğlu “50 yıldır bu vatanın 40 bin evladının canına mal olmuş terörün, bütün Ortadoğu’nun Gazzeleşmesi projesinin bir aparatı olduğunu biliyoruz. Terör örgütü ve onların uzantılarının ‘Barış’ gibi güzel bir kelime ile maskelemeye çalıştıkları şey aslında ‘ihanet’leridir. Barış soysuz bir güvercin değildir ki her dala konsun” diye konuştu.
DEM Parti’li Koçyiğit: “Askeri sanayi maddeleri ticaretinin devam etmesini doğru bulmuyoruz”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye’nin Filistin için hamasetten uzak ve gerçekçi şekilde daha fazla inisiyatif alması gerektiğini kaydetti. İsrail’le ticaretin kesilmesi için yapılan protesto eylemlerini hatırlatan Koçyiğit, “Üçüncü ülkeler aracılığıyla askeri ve ticari ilişkilerin sürdürülmesi asla ama asla kabul edilemez. Petrol ve askeri sanayide kullanılan ham madde ticaretinin devam etmesini asla doğru bulmuyoruz ve kabul etmiyoruz” dedi.
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
“Günlük hamasi nutuklarla” iç kamuoyunu kandırmanın ve dış politikada tutarlı bir çizgi geliştirmemin mümkün olmadığını vurgulayan Koçyiğit bir an önce ateşkes sağlanması gerektiğini söyleyerek önerilerini sıraladı:
“Uluslararası toplum ateşkesin kalıcılığı için garantörlük üstlenmelidir. Kalıcı bir barış anlaşması için BM himayesinde yapılacak uluslararası bir konferansın hazırlıkları derhal başlatılmalıdır. Hamas’ın elindeki rehineler ailelerine kavuşmalı, İsrail zindanlarındaki Filistinli tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Filistinlilerin öz yönetim ve topraklarına dönüş hakkı derhal sağlanmalıdır. Ankara enerjisini bu sorunun çözümüne yönlendirmeli, İsrail Devleti’nin her türlü askeri saldırganlığını besleyecek askeri ve ticari faaliyetleri derhal sonlandırmalıdır.“
Fidan havadan yardım eleştirilerine cevap verdi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hakan Fidan’a yönelik eleştirilerinin yanı sıra, Filistin’e havadan insani yardım ulaştırılmamasına da dikkat çekti. Özel, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yetkin isimlere sorduklarında “Bir talimatla biz Filistin’e gider; oradaki açlığı, susuzluğu, yokluğu gökyüzünden yağdıra yağdıra bitiririz” yanıtı aldıklarını söyledi. “Ancak bu bir karar gerektirir, bu kararı alacak cesaretiniz var mı” diye iktidarı hedef alan Özel “Hava Kuvvetleri’ni bırakın, Filistin’deki açlığı bitirsin” dedi.
Özel’in ardından Bakan Fidan söz alarak havadan yardım eleştirilerine uluslararası yardım kuruluşlarının tasvip etmediği bir yöntem olduğunu söyleyerek cevap verdi. “Şu anda havadan yardım atma meselesi kozmetik bir operasyondur” diyen Fidan şöyle konuştu:
“Ürdünlüler rıza göstermediği sürece gitme şansımız yok. Ürdünlülere birkaç defa dedik, ‘Biz buraya gelelim, ne uçak istiyorsanız hazırız’. Muhtemelen onlar İsrail ile bu meseleyi çözemediler. İsrail ile koordinasyonunu iyi yapmış ülkelere Ürdünlüler izin veriyorlar, alıyorlar götürüyorlar. ‘Neye ihtiyacınız var’ dedik. ‘Bizim havadan kargo atmaya paraşüte ihtiyacımız var’ dediler. Silahlı Kuvvetler bunları hemen gönderdi. Uçaklarımız hazır. Hava sahasının açılmasıyla ilgili Ürdün bir koordinasyonda bize onay verdiği zaman hemen biz gidecek durumdayız.”
Meclis Başkanlığı Tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi
Oybirliğiyle kabul edilen Meclis Başkanlığı Tezkeresine ilişkin bildiriyi okuyan Numan Kurtulmuş “Bugün burada TBMM olarak bizler Filistin halkıyla dayanışmaya ve İsrail’in durdurulmasına yönelik tekliflerimizi ve çağrımızı dünya parlamentolarına iletmek için toplanıyoruz. Ümit ederiz ki bizimle beraber insanlığın sesini ve vicdanını yükseltmeye destek olacak dünya parlamentoları da bu çağrımıza katılır ve hep birlikte harekete geçeriz” diye konuştu.
Bildiride şu ifadeler yer aldı:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu olarak;
- Filistin halkının İsrail tarafından on yıllardır maruz bırakıldığı işgal, imha ve ilhak uygulamalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
- Filistin halkına yönelik katliamların ve son olarak Gazze’de kıtlığın bir imha silahı olarak kullanılmasının soykırım suçu teşkil ettiğini vurguluyoruz.
- Uluslararası toplumu, İsrail’i Gazze’de kalıcı bir ateşkesi kabul etmeye, silahlı güçlerini bölgeden çekmeye ve Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaşımını sağlamaya zorlamak için daha fazla çaba göstermeye davet ediyoruz.
- Kudüs ve Batı Şeria’daki yasadışı yerleşim faaliyetlerini ve Filistin halkına yönelik şiddeti telin ediyoruz.
- Filistin topraklarında soykırım ve sömürge suçlarını işleyenlerin mahkemeler önünde hesap vermelerinin temin edilmesi çağrısında bulunuyoruz.
- 1967 sınırları temelinde, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesinin adil ve kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu olduğunu kayda geçiriyoruz.
- Mescid-i Aksa başta olmak üzere Müslümanların kutsal mekanlarına siyonist rejim tarafından yapılan saldırı ve provokasyonların mutlaka durdurulması gerektiğini vurguluyoruz.
- İsrail hükümeti, soykırım politikalarından vazgeçene kadar, BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınması çağrısında bulunuyoruz.
- Tüm ülke parlamentolarını; – İsrail ile olan tüm askeri ve ticari ilişkileri sonlandırmaya, Filistin halkına yönelik uygulanan ambargoyu kırmaya yönelik acilen harekete geçmeye; – İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki soykırım ve sömürge politikalarını reddetmeye ve kınamaya; – Filistin halkının meşru haklarını savunmaya, iki Devletli çözüm perspektifini korumaya ve Filistin Devleti’ni tanımayan ülkeleri de Filistin’i tanıma çağrısında bulunmaya; – 18 Nisan 2025 tarihinde, İstanbul’da TBMM öncülüğünde tesis edilen “Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu”na katılmaya davet ediyoruz.”