Diyarbakır’da AKP, DEM Parti ve Saadet Partisi çözüm sürecinden ne bekliyor?  

Bu kez Diyarbakır anlatıyor. Medyascope, Kürt siyasetinin nabzını tutan Diyarbakır’da AKP, DEM Parti ve Saadet Partisinin üst düzey isimlerini bir araya getirdi, süreçte gelinen noktayı ve bundan sonra yapılması gerekenleri konuştu. AKP ve DEM Parti temsilcilerinin bir araya gelerek konuşabilmeleri, süreçte katedilen mesafe açısından umut vericiydi. Bölgedeki herkesin başarıya ulaşmasını istediği ancak büyük çoğunluğun güven sorunu yaşadığı sürecin düne kadar bir araya gelemeyen aktörlerle konuşulması önemliydi

Diyarbakır anlatıyor

Programın bir diğer konuğu Kürt Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Cihan Ülsen’di.

İşte katılan siyasetçiler:

  • AKP İl Başkan Yardımcısı Fatih Kayhan
  • Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Enes Akdemir
  • DEM Parti İl Eş Başkan Yardımcısı Mehmet Akbaş

CHP ve MHP’li temsilcileri de davet ettik. Ancak mazeret bildirerek katılmadılar.

  • Moderatör: Göksel Göksu
  • Çekimler: Murat Türsan – Kaya Heyse
  • Kurgu: Murat Türsan

Göksel Göksu, Murat Türsan ve Kaya Heyse’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu haberlerini bu linkten okuyabilir, videoları izleyebilirsiniz.

Diyarbakır anlatıyor: Kürt Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Cihan Ülsen.
Diyarbakır anlatıyor: Kürt Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Cihan Ülsen.

Cihan Ülsen: “Dünyaya örnek olacak bir süreç”

Kürt Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Cihan Ülsen yaptıkları araştırmalarda Kürt kamuoyunun yüzde 80’inin sürece destek verdiğini söyledi. Ancak sürecin hayata geçeceğine inananların oranı yüzde 30-40 civarında. Ülsen, “Bu da insanların barışa olan özlemlerini, savaşsız bir geleceğe olan inançlarını, bu yönde atılacak olan adımlara destek vermek istediklerini ama tarihsel bagajdan ötürü sekteye uğrama ihtimalinin olması nedeniyle ihtiyatlı yaklaştıklarını gösteriyor” dedi.

Ülsen, Kürt kamuoyunda hem karar vericilerde hem siyasetçilerde temkinli bir iyimserlik olduğunu söyledi; destek devam ederken heyecanı, güveni, emniyeti sağlayacak adımlar atılması gerektiğini belirtti. 2013-2015’te sürecin “Önce konuşalım, sonra barışırız” diye formüle edildiğini söyleyen Cihan Ülsen, bu sürecinse “Önce barışalım, daha sonra çözüme peyder pey gelelim” diye kurgulandığını anlattı:

“Bu bence sürecin ilerlemesinin ve bir yıllık süreç içerisinde sağlıklı gelişme göstermesinin en büyük sebebi bu. Çünkü siz barışmadan çözümün yollarını bulamazsınız. Dünyadaki diğer çatışma çözümlerinden farklı bir süreç işliyor. Türkiye çok nevi şahsına münhasır bir süreçle ilerliyor ve bu süreç nihayete ererse dünyaya da bu anlamda çatışma çözümü açısından bir örnek olacak. Bu önemli, kıymetli. İnsanlardaki kaygıları anlıyorum. İnsanların soruları var ve cevaplanmasını istiyorlar. Ama şunu unutmamak lazım. Biz ilerleyen bir sürecin nüvelerini görüyoruz. Şunu unutmamak lazım, süreçte taraflar çok aklı selim ve rasyonel ilerliyorlar. Ve herhangi bir meselenin krize dönüşmemesi için de son derece temkinli, hassas hareket ediyorlar.”

Komisyonun top çevirdiğini düşünmediğini söyleyen Ülsen, ekim sonu, kasım başı gibi somut adımların atılacağını düşündüğünü kaydetti

Diyarbakır anlatıyor: AKP İl Başkan Yardımcısı Fatih Kayhan.
Diyarbakır anlatıyor: AKP İl Başkan Yardımcısı Fatih Kayhan.

Fatih Kayhan: “Kürtçe selam verdim, yargılandım”

Bölge halkının temkinli yaklaştığını ve bu durumun geçmişteki süreçlerdeki yaşanmışlıklardan kaynaklandığını doğrulayan AKP İl Başkan Yardımcısı Fatih Kayhan, “Ancak şu da var. Bu işin çözümü noktasında da tarafların ortaya koyduğu bir irade var. Bu bence bölge halkı için de, Kürtler ve Türkler için de çok önemli” diye konuştu

Partisinin iktidara geldikten sonra insan hak ve hukuku konusunda Türkiye’de çok şeyi değiştirdiğini aktaran Kayhan, “2009’da, AK Parti’nin belediye başkan adyıydım. Seçim mitingimde Kürtçe selamlama yaptım. Kötü bir şey yapmadım, işin doğrusu. Seçim süreci bitti, baktım hakkımda dava açılmış, yargılanıyorum. Gittim, ifade verdim. Sonradan da çıkan yasa ile birlikte o işten kurtulduk. Aslında bizim bugüne gelmemizde gerçekten çok büyük sıkıntılar var, sancılar var, yaşanmışlıklar var. bu memlekette 50 yıldır yaşanan acıların üzerine bugün böyle bir noktada olmamız bence çok umut verici” dedi.

Sürece dair hiçbir endişesinin olmadığını söyleyen Fatih Kayhan, “Bu sürecin de Allah’ın izniyle barışla evrileceğine inananlardan biriyim” dedi. Somut adım atılması yönündeki beklentilere de cevap veren Kayhan, “5 Ağustos’tan önce talep ‘Bu iş meclis çatısı altında olsun’du. Komisyon çalışmalarına başladı. 138 sivil toplum kuruluşunun görüşlerini aldı” diye konuştu:

“Şimdi bir komisyon kurmuşsunuz, çalışıyor ve meclise bir rapor sunacak. O çalışma bitmeden başka şeylerin yapılması, bu komisyona önemsizlik atfetmektir. Hepimizin sabırla bu komisyonun çalışmasının bitmesini beklememiz lazım. Bittikten sonra komisyonun meclise sunduğu rapor doğrultusunda şu an mecliste grubu bulunan, üye veren partilerin hepsi ortak bir metin çıkarırsa, bu partilerin hepsi -bir tanesi hariç- destekleyecek zaten.”

Diyarbakır anlatıyor: Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Enes Akdemir.
Diyarbakır anlatıyor: Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Enes Akdemir.

Enes Akdemir: “Bu meseleyi Megri Megri söyleyerek çözemeyiz”

Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Enes Akdemir de iyi temenniyle başlayan, toplumda herkesin çoğunluğun kabullendiği ve umutla, heyecanla beklediği bir durumun biz bir an önce neticelenmesini istediklerini söyledi. TBMM çatısı altında tüm siyasi partilerin katılımıyla bir komisyon kurulmuş olmasını önemsediklerini söyleyen Akdemir, bunun somut ve ciddi bir adım olduğunu ifade etti. Toplumun beklentisinin sürecin sekteye uğramadan neticelenmesini istediğini belirten Akdemir, “Kürtler artık sahip olmaları gereken anadan doğma haklarını bir lütuf olarak değil, haklarının tanınarak verilmesini bekliyor” dedi.

Kayyum meselesinin bir demokrasi meselesi olduğunu söyleyen Akdemir, bir an önce atılması gerekenleri ve süreçten beklentileri sıraladı:

“Bugün Kürtlerin öncelikli sorunu, ana dil sorunu. Kürt dilinin her alanda konuşulabiliyor olmasının önünün açılması gerekiyor. Zihniyetin evrilmesi lazım. Yani çok özür dilerim, bu sorun İbrahim Tatlıses’in Megri Megri şarkısını söyleyerek çözülecek bir mesele değildir.  Yine siyasal manada birçok problem var. Kürt siyasetinin önünün tamamen özgürleşmesi gerekiyor.  Bir diğer önemli husus şu, sırf kendi siyasi ideolojisini ifade ettiği veya savunduğu için tutukluluğuna inanan insanlar var. Tutuklanma endişesiyle Türkiye’ye gelmeyen çok önemli belediye başkanlığı yapmış, milletvekilliği yapmış siyasiler var.  Bu konuların da muhakkak nihayete ermesi lazım. Bu uzun bir yol, bir günlük bir mesele değil. Bu yüzden de sadece ‘hadi komisyon toplandı, yarın karar alsın, resmi gazetede yayınlansın’ olmaz. Umuyoruz ki hayırlı adımları bir an önce görürüz.”

Diyarbakır anlatıyor: DEM Parti İl Eş Başkan Yardımcısı Mehmet Akbaş.

Mehmet Akbaş: “Kürt halkını ikna etmeyi tam anlamıyla başaramadık”

DEM Parti İl Eş Başkan Yardımcısı Mehmet Akbaş da “Kürt halkının Sayın Öcalan’a bakış açısını biliyoruz. Onu önder olarak da tanımladığını biliyoruz. Bu kabul oranını da yükseltti. Ancak geçmiş deneyimlerimiz, geçmiş süreçler ikna oranında biraz zorlamalara neden oluyor” dedi. Akbaş yaptıkları çalışmaya rağmen ikna konusunda tam anlamıyla başarıya ulaşamadıklarını dile getirdi

“Ne konuda ikna edemiyorsunuz?” sorusuna “Güven” cevabını veren Akbaş sürece güven duyulmasına karşın kimilerinin mevcut iktidara, kimilerinin devlete güven duyulması konusunda kendi kitlelerini ikna etmekte yaşadıkları güçlüğü anlattı: 

“Bunun zor olduğunu da biliyoruz. Ama zorun toplum açısından daha iyi olacağını da biliyoruz. Dolayısıyla üzerimize düşen bütün görevleri de yapmaya çalışıyoruz. Ancak tabii ki bunun için de halkın beklediği somut adımlar var.”

Öcalan’ın çağrısıyla örgütün silah bırakmasının toplumun kaygılarını gidermek üzere atılan somut bir adım olduğunu söyleyen Akbaş, bunun karşılığında da devletten somut adımlar beklendiğini ifade etti: 

“Kürt halkının özellikle beklentisi, kurulan komisyonun Sayın Öcalan’la da görüşmesi. Ve görüşlerinin bire bir komisyona yansıması. Komisyonun aracılarla değil doğrudan Öcalan’ın barış sürecine dair yaklaşımı, tutumu, vereceği perspektife göre de adımlar atması için büyük bir talep var.”

TBMM’de kurulan komisyonun sadece tavsiye niteliğinde bir güce sahip olduğunu belirten Mehmet Akbaş bir an önce atılması gereken adımları da sıraladı:

“Demokrasi ve mevcut yasalarımız uygulanırsa eğer, birçok şey somut adıma dönüşüyor. Siyaseten atılan adımları elbette biz de görüyoruz. Bunun için mücadele de ediyoruz. Ama kayyumlar var ve bu belki en göz önünde olan mesele. Yine Kobani Kumpas davasında tutuklu siyasetçilerimiz var. Başta Sayın Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve siyasi mahkumlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına rağmen hala bırakılmıyor. Ya da işte toplumun sürekli dile getirdiği kayyumlar… Siyasetin önünün açılması için, adım atılması için bir yasaya ihtiyacımız yok. Keza yine hasta tututuklular… Demokrasinin gereği, bugün mevcut yasalarımızı uygulansa toplumu da buna hazırlamış oluruz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.