Ruşen Çakır yorumladı: Bir belediyeye nasıl çökülür? Bayrampaşa örneği

Ruşen Çakır, AKP’nin 31 Mart seçimlerinde kaybettiği belediyeleri nasıl geri aldığını anlattı. Bayrampaşa’da 73 bin oy alan CHP’nin kazandığı belediye, başkanın tutuklanması ve meclis üyesi istifalarıyla el değiştirdi. Çakır, “200-250 bin seçmen oy kullanmış, sonra 40 kişinin oyu birdenbire milli irade oluyor” dedi.

Ruşen Çakır, Bayrampaşa’da yaşanan süreci “tarihe not düşmek için” anlattı. Dün gece casusluk soruşturması gündemdeyken Bayrampaşa’da belediye başkanvekili seçimi yapıldığını, AKP’nin adayı İbrahim Akın’ın Bayrampaşa’nın belediye başkanvekili seçildiğini belirtti.

Çakır şunları söyledi: “2024, 31 Mart 2024 seçimlerinden büyük bir fiyaskoyla çıkan AK Parti, o zamandan bu zamana milli irade diye tabir edilen, yani halkın oylarıyla sandıkta kazanamadığı belediyeleri bir şekilde ele geçirmeye çalışıyor.”

Bir belediyeye nasıl çökülür? Bayrampaşa örneği

“Bu kaybettiği yerleri, kişileri devşirerek kazanma”

Çakır, AKP’nin üç yöntemle belediye ele geçirdiğini anlattı. Birinci yöntem için “Transfer etmek, seçilmiş belediye başkanlarını transfer etmek” dedi ve ekledi: “Özellikle Yeniden Refah Partisi’nden, kısmen İYİ Parti’den seçilmiş olan bazı belediye başkanlarının değişik dönemlerde AK Parti’ye katıldıklarını gördük.”

“Tabii ki en önemli transfer bu anlamda Özlem Çerçioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nden gelen Özlem Çerçioğlu oldu. Aydın, Büyükşehir Belediye Başkanı” diye konuşan Çakır, devam etti: “Aydın’dan aynı anda bir ilçe belediye başkanı ve Gaziantep’ten de Şehitkamil ilçe belediye başkanı da AKP’ye geçti. Bu kaybettiği yerleri, kişileri devşirerek kazanma. AK Parti bunu yaptı.”

Şanlıurfa ve Afyonkarahisar örneklerini veren Çakır, “Şanlıurfa’nın Yeniden Refah Partisi’nden seçilen belediye başkanı hakkında çok söylendi. Partisinden istifa etti ama AK Parti’ye de geçmedi. Bağımsız olarak devam ediyor. En son Afyon’da Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı için bu rivayet çıkarıldı, o bunu reddetti” dedi.

Bir belediyeye nasıl çökülür? Bayrampaşa örneği
Bir belediyeye nasıl çökülür? Bayrampaşa örneği

“Kayyum atama” ve “başkanvekili seçme”

İkinci yöntem için Çakır, “Kayyum ataması, terörden suçlananların yerine önce Güneydoğu’da Dem Partili belediyeleri oldu. Son olarak da İstanbul’da Esenyurt ve Şişli belediyelerine kayyum atandı. Bu belediyelerle hiçbir alakası olmayan kaymakamlar buraları yönetmeye başladılar” diye konuştu.

Üçüncü yöntem için “Görevden alınıyor belediye başkanı, daha doğrusu tutuklanıyor, görevden el çektiriliyor. Terörle ilgili olsa kayyuma tanıyor. İlgili değilse yerine belediye meclisi başkan seçiyor, başkan vekili seçiyor daha doğrusu” ifadelerini kullandı.

Gaziosmanpaşa örneğini anlatan Çakır, “AK Parti’nin adayı Eray Karadeniz 11 Haziran’da, belediye meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olduğu için kazandı ve milli iradenin tecelli ettiğini söyledi” dedi ve ekledi: “Halbuki Gaziosmanpaşa’da CHP kazanmıştı. Mecliste çoğunluk olmasa da başkan Cumhuriyet Halk Partisi’ndendi yıllar sonra. Ama buraya bir şekilde bir mahkeme kararıyla, bir tutuklama kararıyla iktidar partisi çökmüş oldu.”

bayrampaşa belediyesi
Bir belediyeye nasıl çökülür? Bayrampaşa örneği

“AK Parti sandığı çok sevdi”

Çakır, AK Parti’nin sandıkla ilişkisini şöyle özetledi: “Yakın bir zamana kadar AK Parti de sandığı çok sevdi, biliyorsunuz. Girdiği seçimlerde hep başarılı oldu. Hatta seçimlerin dışında değişik konularda referandumlar, Erdoğan’ın en sevdiği şeylerden birisidir. Referandumlarla sürekli olarak kendi meşruiyetini, güncelledi.”

Durumun nasıl değiştiğini anlatan Çakır, “Ama şimdi bakıyoruz ki sandıkta çıkamadığını görünce ne yapıyor? Bir zamanlar kendisine reva görülen muameleyi, kopyasını çekiyor” dedi.

“Sandıkta alamadığını, yargı yoluyla, birtakım operasyonlarla, devşirmelerle, kimi zaman kayyum atayarak, kimi zaman belediye başkanvekilleri seçimlerindeki ayak oyunlarıyla, Bayrampaşa’da bunu gördük işte” diyen Çakır ekledi: “İstifa eden CHP’li belediye meclis üyeleri, ilk başta yaşanan kuraya yargı yoluyla itiraz vesaire ve sonuçta, ne oluyor? Bayrampaşa’ya el koyuyor. Bu çökme aslında.”

“40 kişinin oyu birdenbire milli irade oluyor”

Yeni başkanvekilinin sözlerini aktaran Çakır, İbrahim Akın’ın “AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Yarın sabah itibarıyla 18 aydır hizmetten mahrum kalan Bayrampaşa’ya AK Parti belediyeciliğini tekrar gelmiştir” dediğini belirtti.

Çelişkiyi özetleyen Çakır şunları söyledi: “CHP 73 bin oy almış, AKP 65 bin oy almış son seçimde. Başka partiler de var. Diyelim ki 200-250 bin seçmen oy kullanmış ve sonra bakıyorsunuz galiba 40 kişinin oy kullanıyor. O 40 kişinin oyu birdenbire milli irade oluyor.”

Çakır sözlerini şöyle tamamladı: “AKP’nin nereden gelip nereye vardığını göstermesi anlamında Aydın da çarpıcıydı, Beykoz da çarpıcıydı, Gaziosmanpaşa da çarpıcıydı ama en çok hafızalara yer edecek örnek en son dün yaşanan Bayrampaşa oldu.”

Videonun deşifresi:

Merhaba, iyi günler. Bu yayını tarihe not düşmek için yapıyorum. Çünkü dün gece Türkiye casusluk soruşturmasına odaklanmıştı. Medyanın esas ilgi alanı buydu. Ama arada Bayrampaşa’da bir belediye başkanvekili seçimi vardı. Sonuçta AK Parti’nin adayı İbrahim Akın, Bayrampaşa’nın belediye başkanvekili seçildi. Bu, şu anlamda önemli: 31 Mart 2024 seçimlerinden büyük bir fiyaskoyla çıkan AK Parti, o zamandan bu zamana milli irade diye tabir edilen, yani halkın oylarıyla sandıkta kazanamadığı belediyeleri bir şekilde ele geçirmeye çalışıyor. Bunun bir yolu biliyorsunuz, transfer etmek; seçilmiş belediye başkanlarını transfer etmek. Özellikle Yeniden Refah Partisi’nden, kısmen İYİ Parti’den seçilmiş olan bazı belediye başkanlarının değişik dönemlerde AK Parti’ye katıldıklarını gördük. Tabii ki en önemli transfer bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi’nden gelen Özlem Çerçioğlu oldu, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı. Aydın’dan aynı anda bir ilçe belediye başkanı ve Gaziantep’ten de Şehitkamil ilçe belediye başkanı da AK Parti’ye geçti. Bu, kaybettiği yerleri, kişileri devşirerek kazanma, AK Parti bunu yaptı. Fırsat buldukça da yapacağa benziyor ve sürekli olarak da birtakım isimler geçiyor. Mesela Şanlıurfa’nın Yeniden Refah Partisi’nden seçilen belediye başkanı hakkında çok söylendi. Partisinden istifa etti ama AK Parti’ye de geçmedi. Bağımsız olarak devam ediyor. En son Afyon’da Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı için bu rivayet çıkarıldı. O bunu reddetti.

Şimdi bu, transfer yoluyla ya da devşirme yoluyla sandıkta kazanamadığı belediyeleri kazanmak. Bir de belediyelere çökme var. Bu noktada özellikle son soruşturmalarda, gözaltı ve tutuklamaların ardından yaşanan olaylar var. Birincisi tabii ki öteden beri bildiğimiz kayyum ataması. Terörden suçlananların yerine, önce Güneydoğu’da DEM Partili belediyelere oldu, son olarak da İstanbul’da Esenyurt ve Şişli belediyelerine kayyum atandı. Bu belediyelerle hiçbir alakası olmayan kaymakamlar buraları yönetmeye başladılar. Bu ikinci olay. Yani birincisi başkan transferi, ikincisi kayyum atama, üçüncüsü de bambaşka bir olay. O da ne? Görevden alınıyor belediye başkanı, daha doğrusu tutuklanıyor, görevden el çektiriliyor. Terörle ilgiliyse kayyum atanıyor, ilgili değilse yerine belediye meclisi başkan seçiyor, başkanvekili seçiyor daha doğrusu. Nerede oldu bu? Mesela Gaziosmanpaşa’da oldu. AK Parti’nin adayı Eray Karadeniz, bu yıl 11 Haziran’da belediye meclisinde çoğunluk Cumhur İttifakı’nda olduğu için kazandı ve milli iradenin tecelli ettiğini söyledi. Hâlbuki Gaziosmanpaşa’da CHP kazanmıştı. Mecliste çoğunluk olmasa da başkan Cumhuriyet Halk Partisi’ndendi yıllar sonra. Ama buraya bir şekilde bir mahkeme kararıyla, bir tutuklama kararıyla iktidar partisi çökmüş oldu. Daha sonra bir başka ilginç bir örneğimiz var: Beykoz örneği. Beykoz’da aslında demin söylediğimizle iç içe geçen bir olay yaşandı, ilk söylediğimizle. Beykoz’da başkan tutuklandı. Yerine Meclis, Cumhuriyet Halk Partili Özlem Vural Gürzel’i seçti. Sonra Özlem Vural Gürzel AK Parti’yi seçti. Yani iki formülün birlikte işlediği ilginç bir olay oldu.

Ve sonunda geldik Bayrampaşa’ya. Bayrampaşa başlı başına olağanüstü bir örnek. Çünkü orada 16 Eylül’de CHP’li Hasan Mutlu tutuklandı. Bayrampaşa’da AK Parti ve öncülü partiler yıllar sonra kaybettiler. Bakıyorum, 2009’da, 2014’te mesela %50 oyla kazanmış AK Parti. 2019’da %49.28. Ama son seçimde %41’e kadar oyu düşmüş ve Hasan Mutlu 5 puan farkla kazanmış. 73 bin oy almış. AK Parti 65 bin oy almış. Hasan Mutlu seçildi. Mecliste, belediye meclisinde de Cumhuriyet Halk Partisi çoğunlukta. Fakat Hasan Mutlu tutuklanınca, görevden el çektirilince o süre içerisinde CHP’den seçilen birtakım genç belediye meclisi üyelerinin istifa ettiğini ve bağımsız kaldıklarını gördük ve sonra oylamaya geçildi. İlk oylamada çok komik sahneler oldu. İsimleri yazarken yanlış yazanlar, iptal edilen pusulalar falan derken olay kuraya gitti biliyorsunuz, 21 Eylül’de yapılan oylamada ve CHP adayı İbrahim Kahraman kurada çıktı. Bunun üzerine AKP’liler bunun milli iradenin gaspı olduğunu ilan ettiler. Çok manidardı bu çıkış ve mahkemeye başvurdular. Mahkeme iptal etti ve dün akşam geç saatlerde tekrar oylama yapıldı. Tur tur devam etti. Sonuna gelmeden önce bir bakalım. Bir tartışma çıkıyor ve o tartışmanın bir yerinde AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir öfkeleniyor. Bir onu izleyelim.

Abdullah Özdemir: “İrade gaspı yapan bir başkanın yönetebileceği bir meclis değil. Burası hukuk devleti. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye Cumhuriyeti’nde hiçbir iradeyi biz asla gaspettirmeyiz. Bu şekilde irade gasbına asla müsaade edemeyiz. Asla müsaade edemeyiz.”

Evet. AKP İstanbul İl Başkanı milli iradeden bahsederken CHP’nin İstanbul İl Başkanı, her ne kadar Gürsel Tekin kendini hâlâ başkan sansa da üst üste yapılan bir olağanüstü kurultay, bir de olağan kurultayla üçüncü kez başkan seçilen Özgür Çelik meydan okudu. Ne dedi, birlikte izleyelim.

Özgür Çelik: “Belediye başkanlarını tehdit ederek, ‘Bize katılmazsan tutuklanırsın’ diyerek, belediye meclis üyelerini tehdit ederek, belediye meclis üyelerine teklifte bulunarak bu belediyeye çökmeye çalışanlar lütfen yerlerine otursunlar. Siz seçimi devam ettiriniz. Tehditle, şantajla çökmeye çalışanlar yerlerine otursunlar. Onları yerlerine oturmaya davet ediyorum. Öyle siyasal yargının gücünü arkanıza alarak, kolluğu arkanıza alarak, bürokrasiyi arkanıza alarak olmaz. Varsa cesaretiniz, varsa cesaretiniz getirin Bayrampaşa halkının önüne koyalım sandığı. Cesaretiniz varsa Bayrampaşa halkının önüne koyalım sandığı. Bir gram cesaretiniz varsa Bayrampaşa halkının önüne koyalım. Varsa cesaretiniz Bayrampaşa halkının önüne koyalım sandığı. Öyle siyasallaşmış yargıyla belediyelere çökmeye çalışmayın. Siyasallaşmış yargıyla çökmeye çalışmayın. Size söylüyorum, varsa bir gram cesaretiniz Bayrampaşa halkının önüne koyalım sandığı.”

Şimdi Özgür Çelik’i dinleyince Türkiye’de nasıl her şeyin, rollerin değiştiğini bir kere daha görüyoruz. Genç kuşaklar bilmeyebilir. Çünkü onlar 20 küsur yıldır AK Parti yönetimiyle yaşıyorlar. Ama öncesinde Türkiye’de müesses nizam başka türlü işliyordu ve o dönemlerde Refah Partisi, diyelim ki AK Parti’nin öncüsü partilerin kullandığı dili bugün Özgür Çelik kullanıyor, Cumhuriyet Halk Partisi kullanıyor. Çünkü o yıllarda, 90’lı yıllarda bir yükselişte olan İslami Hareket ve Refah Partisi vardı ve devletin de onlara değişik yollarla, özellikle yargı yoluyla engel çıkartma gayretleri vardı. Ve o dönemde Millî Görüşçüler Özgür Çelik’in bugün dediğini yapıyorlardı: “Getirin sandığı, millet karar versin.” Sol iddialı bir partinin milli iradeye bu kadar vurgu yapması da sonunda Türkiye’de nasip oldu. Çünkü diyor, çok açık: “Getirelim sandığı, soralım.” Yakın bir zamana kadar AK Parti de sandığı çok sevdi biliyorsunuz, girdiği seçimlerde hep başarılı oldu. Hatta seçimlerin dışında değişik konularda referandumlar, Erdoğan’ın en sevdiği şeylerden birisidir. Referandumlarla sürekli olarak kendi meşruiyetini güncelledi, update etti. Ama şimdi bakıyoruz ki sandıktan çıkamadığını görünce ne yapıyor; bir zamanlar kendisine reva görülen muamelenin kopyasını çekiyor. Sandıkta alamadığını yargı yoluyla birtakım operasyonlarla, devşirmelerle, kimi zaman kayyum atayarak, kimi zaman belediye başkanvekilleri seçimlerindeki ayak oyunlarıyla… Bayrampaşa’da bunu gördük işte. İstifa eden CHP’li belediye meclis üyeleri, ilk başta yaşanan kuraya yargı yoluyla itiraz vesaire ve sonuçta ne oluyor; AKP allem ediyor, kallem ediyor, Bayrampaşa’ya el koyuyor. Bu çökme aslında. Peki, o zaman bakalım. Bayrampaşa’nın yeni belediye başkanvekili İbrahim Akın bu olayı nasıl özetlemiş?

İbrahim Akın: “Bugün bir emaneti AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Yarın sabah itibarıyla 18 aydır hizmetten mahrum kalan Bayrampaşa’ya AK Parti belediyeciliğini tekrar getirmiş olacağız. Bugünü, bu mutluluğu bize nasip eden yüce Mevla’ya şükürler olsun. Bu dava bitmedi, bitmeyecek. Durmak yok, yola devam diyorum.”

Evet. Aklıma Gaziosmanpaşa’da yine öyle belediye meclis çoğunluğuyla seçilen Eray Karadeniz’in ertesi gün sokağa çıkıp vatandaşlarla seçilmiş belediye başkanıymış gibi konuşması geldi. İbrahim Akın da belki bu sabah çıkmıştır, Bayrampaşa’da bunu söylemiştir. Ve burada bir kere daha görüyoruz ki bu milli irade lafı aslında Türk sağının işine geldiği zaman çok sevdiği bir laf. Sandıktan çıktığı müddetçe milli irade, sandıktan çıkamayınca yargı ve sonra yargı yoluyla yaşanan operasyonların sonucunda yaşanan ne oluyor mesela, Bayrampaşa’da küçük bir sandık kuruluyor. Yani 73 bin CHP oy almış, 65 bin AKP oy almış son seçimde, başka partiler de var. Diyelim ki 250 bin seçmen oy kullanmış ve sonra bakıyorsunuz galiba 40 kişi mi ne oy kullanıyor, o 40 kişinin oyu birdenbire milli irade oluyor. Tabii ki belli durumlarda bunlar da olur ama buraya nasıl geliniyor? Diyelim ki belediye başkanı hastalandığı için ya da belediye başkanı hayatını kaybettiği için mi bu oluyor? Hayır. Birtakım siyasi, siyasallaşmış yargının operasyonlarıyla oluyor. Bir bakıyorsunuz belediye meclislerinde kritik olan yerlerin belediye başkanları çok kolay bir şekilde davalara katılabiliyor ve tutuklanabiliyor. Ve bunun adı da ‘‘milli iradenin yeni versiyonu’’ oluyor. AKP’nin nereden gelip nereye vardığını göstermesi anlamında Aydın da çarpıcıydı, Beykoz da çarpıcıydı, Gaziosmanpaşa da çarpıcıydı. Ama en çok hafızalara yer edecek örnek en son dün yaşanan Bayrampaşa oldu. Ne diyelim, helal bir başkanvekilliği olmadığı çok ortada. Umarım en kısa zamanda seçilmiş belediye başkanı özgürlüğüne kavuşur ve tekrar koltuğunu geri alır. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.