Sağduyu’nun yeni bölümünde Kosta Kortidis, Bizans’ın son dönemindeki iç savaşları ve İstanbul’un fethini değerlendirdi. Kortidis, İstanbul’un fethini sadece bir kahramanlık hikâyesi değil, aynı zamanda medeniyet dönüşümü olarak anlattı.
Tarık Çelenk’in konuğu Kosta Kortidis videoda, Bizans’ın son dönemdeki iç savaşlarını ele aldı. Kortidis, Bizans’ın 1453’e gelene kadar kendi iç savaşlarıyla tükenen bir imparatorluk haline geldiklerini söyledi:
“Bitmiş bir Bizans vardı. Yok olmuş, ellerinde hiçbir şey kalmamıştı. Ne paraları vardı, ne siyasi nüfuzları. İki hanedan düşünelim, zaten birbirlerini yemişler, yedikleri için bu hale geldiler. 1341-1347 arasında süren iç savaşta Bizans kendini tamamen imha etti.”
Bu iç savaşlarda eski Bizans İmparatoru Kantakouzenos’un Orhan Bey’den yardım istemesiyle Osmanlıların Trakya’ya yerleştiğini hatırlatarak, “Osmanlı’nın Avrupa’ya kalıcı geçişi bu iş birliğiyle başlamıştır” dedi.

“Fatih şehri alacağına emindi”
Fatih Sultan Mehmet’in fethi yalnızca askeri güçle değil, stratejik planlamayla kazandığını belirten Kortidis, “Fatih Sultan Mehmet çok iyi bir komutan, hem stratejist hem entelektüel. Şehri alacağından emindi. Önce surların gücünü ölçtü, hangi noktaların zayıf olduğunu tespit etti. Surlardaki en zayıf nokta Tekfur Sarayı’nın bulunduğu alandı” diye konuştu.
Kortidis, Fatih’in üç büyük taarruz yerine aslında sistematik denemeler yaptığını vurguladı. Fethin rastlantı değil, askeri planlamanın sonucu olduğunu öne sürdü.
Bizans’ın son imparatoru Konstantin Dragazes Paleologos’un da efsanelerin ötesinde, savaş alanında ölen bir hükümdar olduğunu söyleyen Kortidis şöyle anlattı:
“İmparator Konstantin fena bir adam değildi. Savaşarak öldü, inançlı bir adamdı. Tanrı’nın inayetiyle şehrin kurtulacağını düşünüyordu ama Fatih Sultan Mehmet’in karşısında gücü kalmamıştı.”
Fatih’in Ayasofya’ya girişi: “Halka zulmedilmemesini emreden oydu”
Fatih’in Ayasofya’ya girişini “Devlet töreniyle, onurlu bir biçimde” diye nitelendiren Kortidis, “Fatih Sultan Mehmet, 1 Haziran 1473’te Ayasofya’ya devlet töreniyle giriyor. Halkın zarar görmemesini, zulmedilmemesini emreden de odur. Üç günlük yağmayı birinci günün sonunda durduran da Fatih Sultan Mehmet’tir.” dedi.

“Roma’nın kapısına kilit vuruldu”
Kortidis, İstanbul’un fethini yalnızca bir askeri zafer değil, bir medeniyet dönüşümü olarak tanımladı:
“Fatih Sultan Mehmet’in başardığı iş çok büyüktür. Çünkü Roma İmparatorluğu’nun kapısına kilit vurduğunuzda, kendinizi Kayser-i Rum ilan ettiğinizde Roma’nın tüm alametlerini üzerinize almış oluyorsunuz.”






