Açık Oturum’un “Milli Görüşçüler yuvaya mı dönüyor? CHP tam saha markaja devam ederken, yeni süreç nerede tıkanıyor?” başlıklı bölümünde siyaset bilimci Yunus Emre, siyasetçi Nesrin Nas ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, Göksel Göksu’nun gündeme dair sorularını cevapladı. Cumhuriyetin kuruluşunun 102’nci yılında düzenlenen ve CHP ile MHP’nin katılmadığı, DEM Parti’nin davet edilmediği, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın katılmasının ise “eve dönüş” olarak değerlendirildiği resepsiyonun değerlendirildiği programda, tıkanıklık yaşadığı düşünülen süreç ile CHP’nin başını çektiği muhalefet cephesinin toplum üzerindeki etkisi konuşuldu.
İngiltere merkezli Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) davetlisi olarak TBMM’deki komisyondan bağımsız olarak Dublin’e giden heyette yer alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, burada IRA modeli başta olmak üzere Güney Afrika, İngiltere, Endonezya, Filipinler gibi ülkelerdeki çözüm süreçlerini incelemek üzere tecrübeli diplomatlar ve temsilcilerle bir araya gelecekleri bilgisini verdi.
TBMM’deki komisyonda da yer alan Ekmen, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un katıldığı kapalı oturumların ardından, komisyonun dinleme safhasında doygunluğa ulaşıldığını ve yasama faaliyetine geçilmesi yönünde güçlü bir ortak kanaat oluştuğunu dile getirdi.
Ekmen komisyonun, sürecin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeler için bir çerçeve ve hukuk, demokrasi, özgürlük, adalet alanlarında durum tespiti ve öneriler içeren bir metin üreteceği beklentisi içinde olduğunu söyledi.
Cumhuriyetin kuruluşunun 102’nci yılı nedeniyle Cumhurbaşkanlığınca düzenlenen resepsiyonda Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun verdiği samimi fotoğrafın yol açtığı “Milli Görüşçüler evlerine dönecekler” algısını değerlendiren Mehmet Emin Ekmen, AK Parti’den ayrılmalarına sebep olan ekonomi, hukuk, adalet, özgürlük alanlarındaki rota değişikliği gibi rahatsızlıkların ortadan kalkmadığı vurguladı.
Ekmen, net bir dille AKP ile herhangi bir resmi veya gayri resmi “eve dönüş” ya da yeni ittifak arayışı için iletişim kurulmadığını ifade etti.
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı resepsiyonuna katılmamasının haklı gerekçeleri olduğunu söyleyen Nesrin Nas da DEM Parti’nin davet edilmemesine karşın Meclis Başkan Yardımcısı Pervin Buldan’ın davet edilmesini, iktidarın DEM Parti ile İmralı heyeti ayrımı yaptığı şeklinde yorumlanması gerektiğini belirtti.
Nesrin Nas, “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hem Anıtkabir törenlerine hem de resepsiyona katılmaması önemli. Ama bu durum, Cumhur İttifakı’nın dağılacağı değil, ittifakın iki kanadı arasında yeni bir müzakere masası kurulacağının işareti. Temel ayrılık ‘Erdoğan sonrası dönem’e ilişkin. Erdoğan’ın aileden birine bırakma isteği vs. Bahçeli’nin ise güvenlik bürokrasisi merkezli model isteği” dedi.
Çözüm sürecini de değerlendiren Nas, sürecin toplumsallaştırılamadığını belirterek, “Türkiye’de hem Kürt karşıtlığı yükseldi hem de iktidar-muhalefet ayrışması derinleşti. Batıda Kürt karşıtlığı görülmediği kadar yoğunlaştı” dedi.
Muhalif seçmen ve Cumhur İttifakı seçmeninin DEM Parti’yi kendilerine yakın görmediğini değerlendiren Nas, bunun sıkıntılı bir duruma işaret ettiğine vurgu yaptı; bu tutumun sürecin mevcut güvenlik politikalarının yeniden şekillendirilmesine indirgenmesi halinde otoriterleşmenin besleneceği, hatta kalıcı barışın engellenerek Türk-Kürt ayrışmasının derinleşebileceği uyarısı yaptı.
Yunus Emre ise yeni süreç kapsamında kurulan komisyonun kendi gündemine hakim olamadığından hareketle sonuç üretmesinin beklenmediğini düşündüğünü belirtti. Hazırlığın Cumhurbaşkanlığı’nda yapılarak komisyona sunulacağı endişesini dile getiren değerlendiren Emre, Selahattin Demirtaş’ın T24’e yazdığı yazıda yer alan “sürecin kilit kavramı silah değil kardeşlik” ifadesinin önemli olduğunu vurguladı.
Yargı süreçlerinin CHP’ye olan etkisini değerlendiren Yunus Emre, CHP lideri Özgür Özel’in temposunun partide sürükleyici bir rol oynadığını ifade etti. “Bu sorunlar sadece CHP’nin değil, tüm vatandaşların demokrasisiyle ilgili” diyen Emre, CHP’nin mücadelesine sempati duyanlara aktif katılım çağrısında bulundu.








