Yusuf Tunçbilek yazdı: Dağıstanlı bir sığınmacıyı koruyamayan 2000 yıllık devlet aklı

Dağıstanlı Abakar Abakarov, geçtiğimiz günlerde ölü bulundu. Peki Türkiye neden bu cinayetleri engelleyemiyor? Yusuf Tunçbilek yazdı.

11 Ekim günü İstanbul-Eyüpsultan’daki bir evde suikast sonucu öldürüldüğü düşünülen bir kişinin bulunduğu haberi geldi. Bu kişinin Kafkasya ve özellikle Dağıstan’da tanınmış bir isim olan Abakar Abakarov olduğu ortaya çıktı. Abakarov, Utro Dagestan (Sabah Dağıstan) isimli sosyal medya hesabının yöneticisiydi. Rusya’da protestolar düzenlediği iddia ediliyordu. Ülkesinde baskılar artınca Türkiye’ye sığınmıştı.

Abakarov, 2022-2023 yıllarında yaşanan protestolara internet üzerinden etki etme potansiyeline sahip aktif bir isimdi. Özellikle üç olayda ismi öne çıktı: Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’da ilan edilen seferberlik, Volgograd’daki bir caminin önünde Kuran yakılması ve İsrail’den gelen bir uçağın Mahaçkale Havalimanı’na inmesi. Bütün bu gelişmelerin ardından Dağıstan, Kafkasya ve Rusya’da ciddi protestolar yaşandı.

Abakarov neden hedef oldu?

Abakarov’un kaderini belirleyen olay ise Aksa Tufanı Operasyonu (7 Ekim 2023) sonrası yaşandı. İsrail’den Dağıstan’a giden bir uçağa karşı koymak isteyen yaklaşık 1000 kişilik grup Mahaçkale Havalimanı’na bastı. Bu olayda İsrailliler bulunamadı ve eylemciler dağıldı. Kremlin aklı olayların sorumluluğunu Abakarov’a yıktı. Abakarov da yaklaşan tehlikeyi sezip çareyi Yalova’ya, Türkiye’ye yerleşmekte aradı.

Abakarov’un YouTube kanalında Dağıstan, Rusya, Filistin, İsrail’e yoğunlaşan yaklaşık 550 videosu var. Bu videolar binlerce defa izlenen etki gücü yüksek içerikler. Abakarov, Dağıstan’daki oligark-mafya tarzı yönetime karşı açıkça eleştiriler yaptı. Aynı zamanda sıkı bir İsrail karşıtıydı. Bu anlamda sadece Kremlin’in değil, Mossad’ın radarına girdiği de ifade edildi. Dağıstan diasporasının verdiği bilgilere göre Türkiye’deyken tehdit edildi.

6 Ekim’den sonra ondan haber alamayan yakınları durumu polise bildirdiler. 11 Ekim’de Eyüpsultan’daki bir eve gelen temizlikçi, Abakarov’un cansız bedeniyle karşılaştı ve polisi aradı. 17 Ekim’de Abakarov’un kimliği teşhis edildi. Abakarov’un 7 Ekim’de Eyüpsultan’da kiralanan bir evde öldürüldüğü anlaşıldı. 18 Ekim’de de İstanbul-Başakşehir’deki Hazreti Hüseyin Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.

Türkiye’de işlenen Kafkas cinayetleri

Abakarov cinayeti Türkiye’de yaşanan ilk Kafkas cinayeti değil. İsimlerini tek tek yazmak gerekir: Gazi Edilsultanov (2008), İslam Canibekov (2008), Ali Osaev (2009), Berg Hacı Musayev (2011), Rüstem Altemirov (2011), Zaurbek Amriyev (2011), Medet Önlü (2013), Kaim Saduev (2015), Abdülvahid Edilgeriyev (2015), Ruslan İsrapilov (2016), Usman Armiev (2025), Abakar Abakarov (2025).

Bu isimlerin çoğu Çeçen’di ve Çeçenya’daki Rusya yanlısı yönetime muhaliftiler. Yine çoğu hukuksuz bir şekilde aranıyordu. Ülkelerinde yakalanmaları halinde işkenceyle öldürülecekleri açıktı. Türkiye’yi sığınılacak bir liman olarak görüp buraya geldiler. Ancak profesyonel yöntemlerle İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde katledildiler. Neredeyse cinayetlerin tamamında katiller bulunamadı veya cezalandırılmadı.

Bunun en büyük istisnası Türk vatandaşı bir Çeçen olan Medet Önlü’ydü. Mayıs 2013’te öldürülmesinin ardından devlete ait Anadolu Ajansı onun için ısrarla “iş adamı” tanımlamasını yaptı. Sanki bir iş anlaşmazlığı sonucu öldürülmüş izlenimi yaratılmaya çalışıldı. Halbuki Önlü, ulusal Çeçen hareketinin önemli bir temsilcisiydi. Kafkas diasporası sert tepki gösterdi. Sivil toplum kuruluşlarının baskıları sonucu katiller yakalanıp cezalandırıldı.

Erdoğan’a duyulan platonik aşk

Kafkasya’daki Müslüman halkların Türkiye’ye karşı duygusal bir zaafı var. Kafkasya’dan Türkiye’ye büyük göç dalgaları yaşandığını ve burada sayıları üç ile beş milyon arasında tahmin edilen akrabaları olduğunu da biliyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Müslümanların güçlü bir lideri olarak görüp büyük bir sevgi besliyorlar. Rusya’dan ayrılmak zorunda kaldıklarında Türkiye’nin onları koruyacağına inanıp buraya geliyorlar.

Halbuki Türkiye dahil bütün devletler ve onların pragmatik liderleri kendi çıkarlarını öncelemekte. Kafkasyalı sığınmacılar bu durumu acı dolu deneyimlerle öğrenmek zorunda kaldı. Problem çıktığında onların haklarını koruyan kimse yok. Muhalif siyasi partiler ve özgür sivil toplum kuruluşları bile büyük bir sessizlik içerisinde. Kriminal olaylarla baş edecek gücü olmayan Kafkas diasporası da etkili bir tepki ortaya koyamıyor.

2000 yıllık devlet aklı

2008-2025 yılları arasında katledilen 12 Kafkasyalı sığınmacıya karşı bir ilgisizlik söz konusu. Halbuki sivil insanların Türkiye’nin büyük şehirlerinde suikasta uğraması hem devlet hem de vatandaş açısından oldukça sarsıcı, itibar zedeleyici, aşağılayıcı bir durum. Devlet kurumları bu isimlerin Rusya’da arandığını, yerel iktidar gruplarının düşmanları olduklarını iyi biliyordu. Rusya gibi bir gücün peşlerini bırakmayacağı açıktı.

Türkiye’de hamasi söylemlerle 2000 yıllık devlet aklından söz edildi. Uluslararası arenada etkin olunduğu vurgulandı. Ancak kendi ülkesine sığınan ve Filistin’i savunan bir Dağıstanlı bile korunamadı. Abakarov’dan önce öldürülen 11 kişiden hiçbir ders çıkarılmamış. İnsanlar açıkça soruyor: Cinayetlerin işlenmesine birileri göz mü yumuyor? Ne karşılığında böyle davranılıyor? Çeşitli pazarlıklar mı yapılıyor? İnsan canı üzerinden nasıl hesaplar kurgulanıyor?

Dağıstanlı muhaliflerin ürkütücü sessizliği

Bu yazıda Abakarov cinayeti özelinde katledilen Kafkasyalı sığınmacılar anlatıldı. Ancak suikastlarda yaralanan isimler de var. Doğrudan Rusya’ya deport edilenler var, bunların çoğunun akıbeti bilinmiyor. Rusya’nın teslim edilmesini istediği bazı sığınmacılar vardı. Eşleri ve çocuklarıyla birlikte hukuksuz bir biçimde Geri Gönderme Merkezleri’nde aylarca hapsedildiler. Kendilerine baskı yapıldı ve başka bir ülkeye gitmeye zorlandılar. Türkiye bir yandan sığınmacılara kapılarını açtı ama bir yandan da onların korkulu rüyası haline geldi.

Sonuç olarak Abakarov cinayeti sıradan bir olay değildi. Diğer öldürülen Kafkasyalı sığınmacılarla karşılaştırılırsa Abakarov meşhur ve sivil biriydi. Aynı zamanda Türkiye’de öldürülen ilk Dağıstanlıydı. Kuzey Kafkasya’nın en kalabalık ve en büyük cumhuriyeti Dağıstan’dır. Bu nedenle son 20-25 senedir ülkelerini terk etmek zorunda kalan Dağıstan diasporası da hatırı sayılır bir güce sahip. Dağıstanlı muhalifler şimdilik sessiz. Ancak bunun böyle devam edeceğini söylemek zor. İşte bu durum biraz ürkütücü.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.