Gazeteci Fatih Altaylı’nın 1997’de Lübnan’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı röportajın 3. bölümünü yayınlıyoruz. Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. ve 30. maddeleri nedeniyle o dönem yayınlanmayan görüşmenin bu bölümünde Öcalan, iktidarının Kürt meselesine bakışını kendi perspektifinden anlattı. Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili olarak “Biz öldürsek açık söyleyeceğiz. Niye çekinelim? Her gün asker vuruyoruz” dedi.
Tahmini okuma süresi: 3 dakika
PKK lideri Abdullah Öcalan, Fatih Altaylı ile röportajının üçüncü bölümünde 1990’lı yılların başındaki askeri ve siyasi gelişmeleri, devlet içi çatışmaları ve PKK’nın eylem stratejisini değerlendirdi. Öcalan, 1993 ateşkesinin bitmesine kaynak gösterilen Bahtiyar Aydın olayı, Cem Ersever, Eşref Bitlis olayı ve JİTEM ile ilgili Fatih Altaylı’nın soruları yanıtladı.
“Bitlis ve Özal aynı görüşteydi, tasfiye edildiler”
Öcalan, dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ile Turgut Özal arasındaki ilişkiyi anlatırken “Özal, ‘Bitlis Paşa bendendir’ diyordu. Onunla birlikte hareket ediyordu. Bitlis Paşa, kudretli bir paşaydı. Bu adamların hepsinin tesadüfen ölmesi mümkün mü? Çoğunun ölüm tarzı kaza değildir, cinayettir” ifadelerini kullandı.
Bitlis ve Özal’ın “siyasi çözüm” yaklaşımına karşı çıkan bir kanadın tasfiye süreci başlattığını öne süren Öcalan, “92’de alınmayan Kürdistan konsepti, 93’te topyekûn seferberliğe dönüştü” dedi.
“Savaş uzadıkça Türkiye bataklığa batıyor”
Öcalan, dış aktörlerin Türkiye’deki çatışmayı kendi çıkarlarına göre uzattığını savunarak, “Türkiye’yi en tehlikeli bir duruma getirmek isteyen bazı çevreler var. İsrail Türkiye’yi çok sevdiği için bu ittifakları geliştiriyordur. Bir yerde ‘tap’ diye bırakacak” dedi
Generallerin “kısa ömürlü stratejilerle” hareket ettiğini belirten Öcalan, “İki yılda bir değişiyorlar, her biri koltuk derdinde” ifadelerini kullandı.
Fatih Altaylı’nın sivillere yönelik saldırıları sorması üzerine Öcalan, “Bu üç kahraman kızın her tarafına bomba bağlamaları benim emrimle olmamıştır. Öğretmenler meselesi de kesinlikle örgüt kararımızda yasaktır” dedi.
“Sorgulanması gereken Susurluk çetesi değil”
Öcalan, 1990’ların devlet içi yapılanmalarıyla ilgili olarak da “Sorgulanması gereken Susurluk çetesi değildir. En büyük tasfiye budur. Bu üstü örtülü bir darbeyle yapıldı” ifadelerini kullandı.
Röportaj nasıl gerçekleşti?
PKK’nın haziranda yayına aldığı Özgür Düşünceler adlı internet sitesinde, Fatih Altaylı’nın 1997’de Abdullah Öcalan ile yaptığı röportajın ilk bölümü yayınlandı. O dönem Kanal D’de çalışan Altaylı, 5 Eylül 2023’te katıldığı Flu TV programında bu röportajın ayrıntılarını anlatmıştı. PKK mensupları ekibi Lübnan’ın Bar Elias kentindeki bir eve götürmüş, ardından camları kapalı bir araçla başka bir yere nakletmişti.
Kahverengi Mercedes 500S ve 200E marka iki araçla Öcalan ve beraberindekiler geldikten sonra röportaj gerçekleşti. Sabah erken saatte başlayan görüşme uzun sürdü ve masada 7-8 kişi yer aldı. Öcalan, Altaylı’nın hükümetle temas sorusuna “Direkt temasım yok ama Erbakan Hoca bana temsilciler yolladı, görüştük” yanıtını verdi.
Altaylı, İlker Canikligil’e görüşmenin neden yayınlanmadığını şöyle açıkladı: “Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. ve 30. maddelerinden dolayı eğer yayınlansaydı kanal kapatılacaktı.”
Röportajın ilk bölümüne dair haberimizi buradan; ikinci bölümü ise buradan okuyabilirsiniz.







