Medyascope okurları yazıyor: Karanlık tarafa geçenler

Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope’ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. “Karanlık tarafa geçenler” başlıklı yazıyı okuyucumuz Serap Erdoğan kaleme aldı.

Medyascope okurları yazıyor: Karanlık tarafa geçenler
Görsel yapay zekâ aracılığıyla üretilmiştir.

Epeydir düşünme, sorgulama, ikna olmama, kuşku duyma, itiraz etme melekelerini yitirmiş yahut işlerine öyle geldiği için bu yetilerini köreltmişlerin teolojik liderlerinin ördüğü duvarlarla çevrili bir kubbenin içindeyiz.

Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan Under The Dome (Kubbenin Altında) dizisindeki Chester’s Mill kasabasının sakinleri gibiyiz ve oradakinin aksine ses ve ışık geçirmeyen opak bir kuşatılmışlıkla duvarları her gün biraz daha daralıyor “Kendi Gök Kubbemiz“in.

Kubbenin sınırlarını anlamaya, ötesini görmeye, sesini dışarı taşırmaya, alanı genişletmeye çalışanlar oluyor. Kubbenin duvarları kızgınlıkla, homurdanarak daha da daralıyor böyle olunca.

Alegori, alegoriyi çağırıyor.

Bir başka hikâyede de başlangıçta düzen sağlamak amacıyla bir araya gelenlerin, içlerinde en güçlü olanın başkanlığı eşliğinde verili düzene başkaldırarak kuraldışı bir yaşamı öncelediklerini, giderek kuralsızlığın kural olmaya başlayışını, onların da bu yeni “düzen“in başat unsurlarına dönüştüğünü görüyoruz. ( Sineklerin Tanrısı, William Golding)

Eugène Ionesco’nun absürd tiyatrosu Gergedanlar’da kasaba insanlarının çeşitli sebeplerle; öfke, korku yahut herkese benzemek için gergedanlaştığını, artık insan kalmanın sapkınlık olarak algılandığı bir ortamda yine de teslim olmayıp insan kalmaya direnen Bérenger’i görüyoruz.

Karanlık tarafa geçmektense tüm güçlüklerine rağmen insan kalabilmenin önemi ışıldıyor anlam tabakalarının altında.

Tarihin doğru tarafında duranların alnında onur, kubbesiz duvarsız bir gök gibi ışıldamaya devam etmiştir her zaman.

Başkalarından devşirdikleri gücün yumruklarıyla dövüşenlerin, masumların öfkesinden ve direncinden yapılma bir kubbenin tepelerinde inşa edildiğinden habersiz oluşları ne hazindir hâlbuki.

Karanlığı seçenlerin görünmez zincirleri aynı ortak yanlışla şıngırdar.

Tarihin karnında yalan beslerler.

Kuşun, böceğin, ağacın uykusuna balta ile girerler.

Onlar akıl ormanlarını biat ile biçer,

Nehirlerin kollarını denizlere varamadan keserler.

Aynı ışıksızlığa saklanmadıkları için ötekine iftira atarlar,

Gerçeği büker, değiştirir ama utanmazlar

Sanata barikatlar kurarlar;

Eda Saraç gibi bilim insanlarını hemcinsine dövdürür

Zindanlara atarlar

Ülke adlı kelimeye saadet getirmek isteyenlere

Kelime-i şehâdet getirtmek isterler.

Çok yıpranmış bir şarkının altında durmadan beraberce ıslanırlar

Bir halkı umudundan, türküsünden ederler.

Onların gözleri görmemeye, elleri tutmamaya vardır.

Bilmezler ki, “olmak ya da olmamak, bütün mesele bu”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.